Kafam karışmıştı, nasıl ola bilirdi? Senanın sevgilisi yoktu.
Ben:İlayda, bu kız senin abinin sevgilisi mi gerçekten? Karıştırmış ola bilir misin?
İlayda:Şimdi sevgilisi değil. Çünki kız şimdi hayatda değil. Hayr bu o. Abim bu kızdan sonra hayatının çöküşünü yaşamışdı. Psikoloji problemleride bu kız için olmuşdu.
Ben:Ne? Öldü mü? Ne diyorsun sen İlayda? Bu kız Ateşin kardeşi? Ölmüş olamaz. Hayr.
İlayda:Ne? Kayıp kız bu mu? Sana bu fotoğrafı atdığından eminmisin?
Ben:Evet bekle mesajları göstereyim.
İlayda:Nasıl olur? Anlamıyorum. Bu kız ne zamandan beri kayıp?
Ben:Ayın 14-den beri.
İlayda:Yani kız sap-sağlammış o zamana kadar değil mi?
Ben:Evet.
İlayda:Abimin sevgilisi 1 yıl önce öldü. Abime onu unutturamadık. Defalarca psikoğa götürdük ama olmuyordu. Daha da kötüye gidiyordu abim. Sonra birden-bire normale döndü. Ben düzeldiğini sandım. Ama şimdi hiç bir yerde yok.
Ben:Kızın fotoğrafı duruyor mu?
İlayda:Evet abimle olan fotoğrafı var.
İlayda telefonunda fotoğrafı arıyordu. Buldum diyip bana gösterdi. Şaşkınlıktan öylece kala kalmıştım. Bu kız Senanın aynısıydı. Sadece saçları farklı kesilmişti. İnsanlar çift yaratılmıştır derdi babaannem. Ama bu kadarı gerçekdışıydı.
Ben:Nasıl olur?
İlayda:Bilmiyorum.
Ateşe bunu söylemelimiydim? Yok hayr sadece benzerlik. Bunun Senayla ne ilgisi ola bilir ki?
Ben:İlaydacığım çok yorgunsundur. Uyu hadi.
İlayda:Tamam. Peki sen?
Ben:Bende Ateşden haber bekliyorum. Birazdan uyuyacağım.
İlayda:Tamam, canım. İyi geceler.
İyi geceler diyip telefonumu aldım. Ateş yazmış mı diye kontrol etdim. Hayr mesaj yoktu. Kendim yazmaya karar verdim.
Ben:Ateş, bir haber var mı?
Beklemeye başladım. Senanın fotoğrafını açıp önüme koydum. Bu kadar benzerlik gerçekten de şaka gibiydi. Düşünmeye başladım. Bu benzerlik, Sena ve İlaydanın abisinin aynı anda kayb olmaları. Bunlar sadece bir tesadüfmüydü? Yoksa onların kayb olmaları arasında bağlantı mı vardı? İlayda kardeşinin okuduğunu söylemişti. Yarın bunu ona soracaktım.
Telefonuma mesaj gelmişti. Yazan Ateşdi.
Ateş:Mailin hangi adresten yazıldığını bulmuşlardı. Şimdi ordan haber geldi.
Mail internet kafeden atılmış. Kamera kayıtlarına bakılmış o saatde 1 şüpheli çocuk gelmiş. Ancak şapka taktığı için yüzü görünmüyor. Zaten yüzünü gizletmeye çaba göstermiş.
Ateş:Bu o Yağmur. Senanı okulda rahatsız eden çocuk bu. Eminim. Onu bulursam öldüreceğim.
Ben:Sakin olmaya çalış. Az kaldı bulacaklar onu. Sen nerdesin şimdi?
Ateş:Şubedeyim. Haber bekliyorum.
Ben:Ateş, eve git. Zaten haber gelirse seni arayacaklar. Kendine eziyet ediyorsun.
Ateş:Evde olunca kendimi kötü his ediyorum, Yağmur. Sanki kardeşim umrumda değilmiş gibi. Kaç gün oldu hala haber yok. Kardeşim ne yapıyordur? Açmıdır? Üşüyormudur? Elim-kolum bağlı. Bunlar ne demek biliyormusun?
Ben:Anlıyorum seni Ateş. Ama kendini yıpratmakla onu bulamazsın. Lütfen beni dinle eve git iyi bir uyku çek. Sonra yine kaldığın yerden başla. Olur mu? Hatrım için, eğer varsa.
Ateş:Tamam, gideceğim.
Ben:Teşekkür ederim, beni dinlediğin için.
Ateş:Asıl ben sana teşekkür ederim, Yağmur. Benim yanımda olduğun için.
Ben:Hadi eve git dinlen. Bununla bana teşekkür etmiş oluyorsun.
Ateş:Sen çok iyi birisin biliyorsun değil mi?
Ben: :)
Ateş eve geçmiş bana iyi geceler mesajını atmıştı. Bende uyumak için odama geçecektim. Önce İlaydaya bakmaya gitdim. Mışıl-mışıl uyuyordu. Bir an önce yarının olmasını istiyordum. Ona ve Ateşe soracaklarım vardı.
