23

16 3 3
                                        

Günaydın canım, kalk kavaltı hazır.

İlayda gözlerini zorlukla açdı-Günaydın, geliyorum.

Kahvaltı sofrasına oturup konuşmaya başladık.

Ben:İyi uyudunmu?

İlayda:Evet.

Ben:Senin abin hangi şehirde okuyor?

İlayda:B. Neden sordun?

Ben:Dün düşündümde senin abinle Ateşin kardeşinin aynı anda kayb olmaları çok garip. Ateşe bugün sorucam kardeşi hangi şehirde okuyor diye.

İlayda:Anlamıyorum. Abimle ne alakası ola bilir?

Ben:Bilmiyorum. Sadece tahmin benimkisi.

Demin Ateşe günaydın mesajı atmışdım. Şimdi cevap yazmıştı.

Ateş:Günaydın, Yağmur. Nasılsın?

Ben:İyiyim sen? Sana birşey soracaktım.

Ateş:Bilmiyorum. Sor tabi.

Ben:Sena hangi şehirde ve hangi universetede okuyordu?

Ateş:B.-de. X-universtesinde. Neden sordun?

Ben:Anlatıcam. Birazdan gelicem.

Ateş:Tamam.

Telefonu masaya koyup İlaydaya abisinin hangi universtede okuduğunu sordum. Ateşle aynı cevabı vermişti.

Ben:Sena da bu universtede okuyor, İlayda.

İlayda:Anlamıyorum. Bu bir tesadüfmü?

Ben:Bilmiyorum.

Kafam çok karışmıştı ipuçlarını toplamaya çalışıyordum. Sena kaybolmuş, benim numaram onun telefonundan Ateşe atılmışdı. Günlüğünü bulmuştuk. Rahatsız eden çocuk olduğunu öğrenmiştik. Şimdi de İlaydanın abisi kayıptı. Sevgilisi Senanın aynısıydı. Aynı universtede okuyan iki insan kayb olmuştu. Nasıl ola bilirdi?

İlayda:Ne düşünüyorsun?

Ben:Olayları kafamda toparlamaya çalışıyorum. Belkide ikinizinde olayına aynı polis bakmalı. O zaman daha kolay ola bilir. Bence Ateşe bunları anlatmalıyım. Gidip polise anlatsın. Belki bir işe yarar.

İlayda:Neye yaraya bilir ki?

Ben:Bilmiyorum. Ama elimizden geleni yapmalıyız. Yazıyorum Ateşe.

İlayda kafasıyla onayladıkdan sonra Ateşe yazıp her şeyi anlattım. Ölen kızın fotoğrafını da atmışdım. 10 dakika sonra Ateş çevrimiçi oldu. Hala okuyor olmalıydı. Ve nihahet yazıyordu.

Ateş:Nasıl olur. Bu Senanın tıpatıp aynısı.

Ateş:Kafam karman-çorman şuan, Yağmur.

Ben:Biliyorum, Ateş. Bende öyleyim. Ama gidip polise bunu anlatmalısın. Belki de aralarında bir bağlantı vardır.

Ateş:Tamam çıkıyordum zaten. Haber vereceğim.

Ben:Tamam, Ateş. Kendine dikkat et.

Ateş:Ederim. Sende öyle.

İlaydayı telefonu çaldı. Telefonla konuşurken İlaydanın surat ifadesi çok kötü olmuştu.

Ben:Noldu? Arayan kim?

İlayda cevap vermiyordu.

Ben:İlayda söylesene arayan kim? Ne söyledi? Korkutma beni.

İlayda:Arayan polisdi. Abimin eşkaline uyan birini parkda ölü bulmuşlar. Beni onu teşhis etmem için hastahaneye çağırıyorlar.

İlayda ağlaya-ağlaya zorla söylemişdi bunları. İnşallah abisi değildi.

İlayda:Abim ölürse annem de ölür, Yağmur. Ne olur abim olmasın.

Ben:İnşallah olmayacak, canım arkadaşım. Lütfen ağlama.

İçim parçalanıyordu. Bir yanda Ateş, bir yanda arkadaşım beni çok üzmüştü.

Hastahaneye gelmiştik. Beraber morga girdik. Burda olmayı hiç istemiyordum. Midem bulanmaya başlamıştı. Ama arkadaşımı yalnız bırakamazdım.

Ölünün yüzü açılmıştı. İlayda gördüğü gibi bayılıp kollarıma düşmüştü.

Okunması DileğiyleBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin