44

14 1 0
                                        

Ateşin dilinden:

Şuan karşımdaydı. Şaşkınlıkla bana bakıyor, benmiyim gerçekten diye anlamaya çalışıyordu. Boyu tahmin etdiğim gibiydi. Kendisi ise gördüğümden daha güzeldi. Yağmuru gördüğüm an onu kaybetmemem gerektiğini anlamıştım. Telefonda konuşulandan daha farklıydı herşey. Her şey bir masal gibiydi adeta. Ama o şimdi gerçekti. Yanıbaşımdaydı. Düşlerimin güzel, iyi kalpli prensesi gerçek olmuştu. Ve ben o prensesi hiç bir zaman bırakmayacaktım.

Yağmur:Neden geldin? Burada bir işin mi var?

Ben:Hayr, seni görmeye geldim.

Hala gözlerime bakamıyordu bir türlü. Bu sözüm onu daha çok utandırmıştı.

Ben:Sevinmedin galiba?

Yağmur:Hayr tabiki. Sadece şakınım biraz.

Ben:Bir yerlerde otura bilirmiyiz? Seni biriyle tanıştırmak istiyorum.

Yağmur:Kim?

Ben:Sena.

Yağmur:Ne güzel. Sena da mı geldi? Serkanla görüşecekler mi?

Ben:Bilmiyorum daha. Bura geldiğimizi bildiğinden rahat vermiyor. Mecbur izin vericem.

Yağmur:Ver zaten.

Ben:Gidelim mi? Sena bekliyor.

Yağmur:Olur, gidelim.

Yer yakın olduğu için taksiye ihtiyaç duymamıştık. Benim için de bu önemliydi zaten. Onunla yan yana yürüyorduk. Bu benim için çok değerliydi.

Kafeye varmıştık. Sena bizi bekliyordu. Yağmurla onu tanıştırdım.

Ben:Kardeşim Sena.

Ben:Yağmur.

Yağmur:Tanıştığıma memnun oldum.

Sena:Ben de.

Sonra açıklamaya çalışarak ilave etdim: Yağmur sen kaybolduğunda numarası bana atılan kız, kardeşim.

Sena:Anladım. Buraya Yağmurla görüşmeye mi geldik?

Senanın patavatsız konuşması beni germişti. Yağmura bakamıyordum artık.

Yağmur:Yok abinin işi vardır.

Ben:İşim yok. Evet Yağmuru görmeye geldik. Sakıncası mı var küçük hanım?

Sena:Hayr.

Yağmurun zaten olmayan rahatlığı daha da azalmıştı. Sena herşeyi batırmıştı. Bunu onunla konuşacaktım.

Ben:Yağmur, Serkanın kardeşinin arkadaşı, Senacım.

Sena:İlaydanın mı?

Ben:Evet.

Yağmuru konuşturmaya çalışıyordum. Ama çok kısa cevaplarla geçiştiriyordu. Şimdi normal konuşamazken nasıl açıklayacaktım olanları ona?

Sena:Abi ben çok yoruldum. Nerede kalacağız?

Ben:Gidince görürsün. Sabret biraz.

Sena:Ne zaman?

Yağmur:Kardeşin yorulmuş. Benim de kalkmam lazım.

Hayr Yağmurdan ayrılmak istemiyordum. Senanın niye böyle yaptığını da anlamıyordum. Ama Yağmurda Senanın haraketlerinden anlamıştı birşeyler. Anlamayacak gibi değildi zaten. Artık kalmamız mümkün değildi. Yağmuru nasıl görecekdim. Çağırsam yine gelirmiydi?

Sena:Hadi abi.

Ben:Önce seni eve bırakalım.

Yağmur:Yok hayr teşekkür ederim. Siz gidin yol yorgunusunuzdur.

Ben:Görüşürüz o zaman.

Yağmur da hoşçakalın deyip çıkmıştı kafeden.

Ben:Yaptıkların neydi, Sena?

Sena:Ne yaptım?

Ben:Ne yaptığını bilmiyormusun?

Sena:Hayr. Çok yorgunum gidelim artık.

Ben:Hayr, Sena hanım. Bu tavırlarının nedenini söyleyene kadar eve gitmiyoruz.

Sena:Abi birşey yaptığımı düşünmüyorum.

Ben:Nasıl birşey yapmadın? Kızı kovsaydın masadan.

Sena:Gerçekten o kız için geldiğini söyleme bana.

Ben:O kız deyip durma adı Yağmur. Evet Yağmur için geldim.

Sena:Abi kızı tanımıyoruz bile. Kızı kaç gündür tanıyorsun?

Ben:Bana hesap soramassın, Sena.

Sena:Annem biliyor mu?

Ben:Annem bunu bilmeyecek. Eğer öğrenirse senden bilirim. Ve artık seninle konuşmam.

Sena:Bir kız için mi?

Ben:Evet. Şimdi kalk gidiyoruz.

Senanın tavrını anlamıyordum. Böyle bir kız değildi. Niye böyle davrandığına anlam verememiştim.

Okunması DileğiyleBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin