Ateşin dilinden:
Sena:Abi, söylesene nereye gidiyoruz?
Ben:Dur bi kızım. Sabırlı ol söyleyeceğim.
Sena:Annem merak edecek. Haber verseydik.
Ben:Varınca ararsın. Şehir adı gizli tutulacak.
Sena:Neden?
Ben:Anlatacağım.
Yağmuru görmeme az kalmıştı. Saatler ireliledikce heyecanım da artıyordu. Bir yanda da çok korkuyordum. Ya onu kaybedersem ne olacaktı? Yağmura durumu nasıl açıklayacaktım.
Yağmur:Selam, Ateş. Bugün kapıma telefon geldi. Postacı senin gönderdiğini söyledi. Keşke haber verseydin. Gerek olmadığını söylerdim. Masrafa salmış oldum seni. Polis telefonumu bulunca gönderirim. Yine de teşekkürler düşündüğün için.
Ben:Merhaba, Yağmur. Masrafa filan salmadın. Lütfen hediye gibi kabul et.
Yağmur:Teşekkürler ama kabul edemem. Şuan sana yazmak için kullanıyorum ama doğru değil.
Ben:Yağmur sende bana hediye alırsın ödeşiriz lütfen. Hem sana sürprizim var.
Yağmur:Ne sürprizi?
Ben:Yapınca görürsün.
Sena:Abi susadım ben.
Ben:Tamam alıp geliyorum.
Yağmurun dilinden:
Ne sürprizi yapacaktı ki bana? Çok merak ediyordum. Çok israr etmeme rağmen söylemiyordu bir türlü. Evde dakikalar geçmiyordu. Merakla Ateşin yazmasını bekliyordum. Evet arıyor galiba.
Arayan numaraydı.
Ben:Alo
Numara:Yağmur, hanım polis şubesine uğraya bilirmisiniz? Size kapkaç yapan şahıs yakalandı. Gelip eşyalarınızı ala bilirsiniz.
Ben:Tamam, polis bey. Haber verdiğiniz için teşekkürler.
Ben:Ateş, eşyalarım bulunmuş. Oraya gidiyorum.
Ateş:Çok sevindim.Hangi polis şubesine?
Ben:Merkezi.
Ateş:Tamam, dikkatli ol lütfen.
Polisten eşyalarımı alıp çıkıyordum. Taksi bulmaya çalışıyordum ki, biri beni arıyordu. Ateşdi.
Ben:Alo, Ateş. Taksi bulup seni arasam olur mu?
Ateş:Hayr olmaz. Çünki eve gitmiyorsun.
Ben:Anlamadım?
Ateş:Arkanı dön.
Arkamı döndüğümde telefonla konuşan biri bana bakıp gülümsüyordu. Hayr bu Ateş olamazdı. O muydu yoksa? Şimdi de bana el sallıyordu. Allahım gelmişti.
Ateş:Dilin mi tutuldu? Konuşsana.
Ateş:Yağmur?
Heyecandan konuşamıyordum. Yanıma yaklaşıyordu. Elim ayağım titriyordu. Niye bu kadar heyecanlanmıştım? Ne vardı ki? Hiç mi arkadaşınla görüşmedin, Yağmur?
Ateş:Yağmur hanım sizmisiniz acaba? - diyip gülümsemişti.
Ben hala suratına boş-boş bakıyordum.
Ateş:Siz değilsiniz galiba. Gidip Yağmur hanımı bulayım.
Benim-diye zorla çıkarttım ağzımdan.
Ateş:Hiç konuşmayacaksın sandım. Ne oluyor? Çok mu korkunç görünüyorum.
Ben:Hayr tabikide. Sadece beklemiyordum, şaşırdım.
Ateş:Sana geleceğimi söylemiştim.
Ben:Şaka yapıyorsun sanmıştım.
Ateş:Ben sadece yapacağım şeyi söylerim, Yağmur.
