Ben:Ne buldun?
Ateş telefonu bulduğu şeye doğrulttu. Bu bir günlüktü galiba. Evet pembemsi çok tatlı bir günlükdü bu. Kiliti bile vardı. Çocukluğumda hep böyle bir günlüğümün olmasını istemişdim.
Ateş:Senanın günlüyünü. Doğum günündü almıştım ona. Aldığım günden günlük tutuyo olmalı. Ama kilitli anahtarı nerede acaba?
Ben:Dolapları ara odasında olmalı. Başka bir yere koyamaz her halde.
Ateş arıyor ama anahtarı bulamıyordu. Birden buldum diye bağırı verdi.
Ateş:Buldumm, çantasındaymış.
Ben:İyi aç bakalım.
Ateş:Ama özelini mi okiyicam? Sena çok kızar.
Ben:Biliyorum bu doğru deyil. Ama şuan başka bir çaremiz yok. Orada bir ipucu bula biliriz.
Ateş sözlerimden yine umutlanmışdı. Kendime bunun için çok kızmıştım. Demin de ona umut verip hayal kırıklığına uğratmıştım. Off. Ya birşey bulamasaydık?
Ateş:Doğru söylüyorsun. O zaman ilk sayfadan başlıyorum. Seninde okuman için fotoğrafını çekip gönderiyorum.
Sevgili günlük diye girmek istemiyorum konuya çünki bu giriş çok klişe. Ama sana nasıl sesleneceğimi de hala bulamadım. Seni yazmayı çok istiyordum. Çünki gerçek arkadaşım hiç yok. Neyse bunları geçiyorum. Şimdi sana söylemem gereken birşey var. Bugün benim doğum günün. On altıncı yaşıma basıyorum bugün. Doğum günümü evde kutladık. Her kes bana hediyeler almıştı. Ama ben en çok seni beyendim. Artık içimi döke bileceğim bir günlüğüm olduğu için çok mutluyum. Evet şimdi yatmak için gitmeliyim, canım günlüğüm. Yarın görüşürüz.
15.05.2020
Ateş:Canım kardeşim, ne kadar da sevinmiş.
Ben:Evet, çok duygulandım. 4 yıl önce almışsın.
Ateş:Evet, kız arkadaşımla birlikde seçmiştik.
Kız arkadaşı mı vardı? Ola bilirdi tabi ki niye bu kadar şaşırdım ki.
Ateş:Yani eski kız arkadaşım-dedi Ateş tutularak.
