Hala ondan mesaj gelmemişti, numaraya tıkladım.
Ben:Hey, ordamısın?
Ben:Haber aldın mı?
Ama ondan cevap yoktu. Merak etmeye başladım. Mesaj beklerken uyuya kalmişim. Uyandığımda ondan mesaj gelmişti. Hemen mesaja girdim.
Numara: Hayr, lanet olsun ki, hiç bir haber yok. Onu bulamıyorum. 24 saat dolmak üzere, polise gidiyorum.
Ben:Gittin mi? Ne dediler? Polisin benden haberi var mı?
Hemen çevrimiçi oldu ve yazmaya başladı.
Numara:Neden bu kadar merak ettin, korktun mu? Korkma senden haberleri yok. Gerekirse haber vericem.
Nasıl böyle ukala ola biliyordu. Korktuğum filan yoktu. Sinirlenip mesajına hemen cevap yazmaya koyuldum.
Ben:Ne korkması? Ben bişey yapmadım korkayım. İstersen şimdi gidip haber vere bilirsin.
Mesajımı okudu cevap vermeden çevrimdışı oldu. Ne kendini beyenmiş herif bu ya. Kendini ne sanıyor. Sinirlenip telefonu koltuğa fırlattım. Kendime çay koymaya giderken bildirim sesi geldi. Ondan mıydı acaba? Bana ne ya bakmayacaktım. Neyse ya belki önemlidir diye telefonumu açdım. Hayr o değildi. Yazan arkadaşımdı.
İlayda:Yağmur bu gün toplanalım mı? Hava çok iyi.
Ben:Bugün pek havamda değilim. Bensiz çıkın.
Aslında o mesaja kadar iyiydim. Şimdi nedense moralim bozulmuştu. Kız kardeşinide merak etmeye başlamıştım. Neredeydi kız acaba. Benim numaram onda ne arıyordu. Neden kardeşine iletmişdi. Sorular kafamı kurcalıyordu. O sırada İlaydadan cevap gecikmedi.
İlayda:Neden, kuzum? İyi misin?
Ben:İyiyim, sadece yorgunum galiba. Merak etme beni. Çıkın eğlenin.
İlayda:Tamam, canım. Kendine iyi bak.
Ben:Öpdüm.
Son mesajı gönderip, telefonu kapatdim. Hala yazmamıştı. Benim ona yazacak halim yoktu tabiki. Böyle düşüncelere dalarak mutfağa geçtim.
