Yağmurun dilinden:
-Yağmur sence de çok abartmıyormusun?
-Hayr abartmıyorum - dedim, ağlamaklı bir sesle. - Kız beni kovacak gibiydi.
-Ben Senayla konuştum. Samimi bir kıza benziyor. Belki ilk defa olduğu için nasıl davranacağını bilememiş.
-Bilmiyorum, İlayda.
-Bugün abimle görüşecekler bu arada.
İlayda bunu söylerken telefona mesaj gelmişti. Ateş olmalıydı.
Ateş:Yağmur, bugün için özür dilerim.
-Bak özür diliyor çocuk-dedi İlayda.
-Hani yanlış anlamıştım?
-Ben öyle mi dedim?
-Of sus, İlayda.
-Ne yazacaksın?
-Bilmiyorum.
-Seni seviyorum yaz-deyip gülme krizine girmişti.
-Salak-Salak konuşmayı kes. -Ama hala İlayda gülüyordu.
-Gülüp durma, sinir oluyorum.
-Gerçekler acıtır, bebeğim. Sen bu çocuğa aşık olmuşsun. Baldızım beni sevmedi diye de korkuyorsun.
Ben Ateşe aşık olmuş olamazdım. Hayr öyle değildi. Ateşi bir arkadaş gibi seviyordum. Bundan ötesi olamazdı.
Makaraya dalıp Ateşe cevap vermeyi unutmuştum. Ne yazacağımı hala bilmiyordum.
Ben:Ne için özür diliyorsun?
Ateş:Sena için. Onunla konuştum. Niyeti öyle birşey yapmak değildi. Kusuruna bakma lütfen. Yarın çocukla görüşmesine de yasak koydum.
Ben:Ateş, niye böyle birşey yapdın? Lütfen yapma.
Yüz ifademi görünce İlayda ne olduğunu sordu.
-Serkanla görüşmesine yasak koymuş, bu günden dolayı.
-Kötü olmuş, abim üzülecek.
-İkna etmeye çalışacağım.
Ateş:Hayr, Yağmur. Senanın sana öyle davranmaya hakkı yoktu. Sena böyle bir kız değil. Lütfen yanlış anlama. Yol yorğunluğu filan etki etmiş ola bilir. Ama yinede öyle davranmaya hiç birşey ona hak kazandırmıyor.
Ben:Ateş, bana bu kadar anlam yüklemeni anlamıyorum.
Ateş:Nasıl?
Ben:Bu kadar önemliymişim gibi davranma lütfen.
Ateş:Önemlisin zaten, benim için.
-Bu çocuk seni seviyor, kızım. Ne zaman anlamayı düşünüyorsun?
-Sus, İlayda ya.
Ateş:Yağmur, seninle başka bir konuda konuşmamız lazım. Bu sefer Senasız.
-Bence aşkını itiraf edecek - yine atladı İlayda.
Ben:Ne konuda?
Ateş:Görüşünce konuşuruz olur mu?
Ben:Olur.
-Bu sana evlilik teklif edecek, bak demedi deme.
-Saçmalama.
Ateşin ne diyeceğini çok merak ediyordum. İlayda dediyi gibi ola bilirmiydi? Hayr canım tabiki olamazdı. Peki ne konuşa bilirdi benimle? Öyle bir konu yoktu ki. Düşünmekten deli olacaktım. Bilinmezlik insanı hem korkutuyor hem de yoruyordu.
