28

25 4 0
                                        

Tanıştığımıza memnun oldum-diyip İlaydanın gösterdiği köşeye oturdum. Telefonumu kontrol ettim. Ama hala mesaj yoktu.

İlayda:Ne içersiniz?

Abisi:Ben birşey istemiyorum.

Abisi benden rahatsız gibi davranıyordu. Gitmeli olduğumu düşündüm.

Ben:Bende birşey içmiyorum, canım. Kalkacağım şimdi.

İlayda:Neden? Hiç bir yere gitmiyorsun daha yemek yiyeceğiz. Şimdi bir şey daha söylersen bi daha konuşmam.

Artık birşey söylemeden öylece sessiz kaldım.

İlayda:Sena bulundu mu?

Abisi Senanı nereden tanıyorsun?-diye sıçramıştı birden.

İkimizde abisinin tepksine şaşırmıştık. İlayda abisine olanları anlatmaya başlamışdı. Abisi sessizce dinliyordu. O sırada İlaydanın annesi bizi yemeğe çağırıyordu.

-İlayda, Serkan, Yağmur hadi gelin. Yemek hazır.

İlayda:Geliyoruz, anne. Hadi gidip yemek yiyelim sonra devam ederiz.

Üzümüzde kalkıp yemek yemeğe gitdik. Annesinin yemekleri çok lezzetli görünüyordu. Ama aklım hala Ateşin yaptığındaydı. Neden onu düşünmekten kendimi alıkoyamıyordum? Ateş sadece 2 günlük tanıdığım benimle mecburiyyetden konuşmuş biriydi. Düşüncelerimi Nebahat teyze durdumuştu.

-Kızım hiç birşeye dokunmuyorsun, yesene.

-Yiyorum, Nebahar teyze.

Kendimi birşeyler yemeğe zorladım. Abisi hala bir garip davranıyor, benimle göz temasından kaçınıyordu. Onun böyle yapmasının sebebini anlayamıyordum.

Yemek bittikden biraz sonra artık eve dönmüştüm. Ateşten mesaj gelmişti.

Ateş:Yağmur, dün için özür dilerim. Seni unuttum. Kardeşimi duymuşsundur. Sana şuan hislerimi ifade edemiyorum. Beni anlayacağını umuyorum.

Hayr anlamıyordum. Bir mesaj yazmak neden bu kadar zordu? Bende ona mesaj yazmayacaktım. Ama Senanı merak ediyordum. Yine de yazmayacaktım.

Ateş arıyordu. Mesaj yazmasının üzerinden 3 saat geçmişti. Açıp-açmamak arasında kararsız kalmıştım. Karar verdiyim sırada kapanmıştı.

Ateş:Yağmur, neredesin?

Biraz bekledikden sonra cevap yazmıştım

Ben:Kardeşinin bulunduğuna çok sevindim. Umarım hiç bir zaman mutluluğunuz bozulmaz. Anlıyorum.

Ben:Arkadaşımdaydım.

Trip atar gibi mesaj yazmıştım. Kendimi bunun için kınıyordum. Ama kalbimi kırmıştı. Hiç bir şey olmamış gibi davranamazdım.

Ateş:Teşekkürler, Yağmur. Sana anlatacaklarım var, araya bilirmiyim? Senanı beraber aradığımız için bilmeye hakkın olduğunu düşünüyorum.

Ben:Olur.

Bir dakika sonra Ateş arıyordu. Aramanı kabul edip merhaba dedim.

Ateş:Bana kızgınmısın?

Ben:Hayr, neden kızayım?

Ateş:Dün gece için.

Ben:Dün gece ne oldu ki? Kardeşin geldi. Bende çok sevindim. Onunla ilgilenmen lazımdı.

Ateş:Seni öylece bıraktım. Biliyorum, bana kırıldın. Ama inanki aklım başımdan gitmişti. Sabaha kadar onunla konuştum. Sonra uyuya kalmışız. Uyandığım gibi sana yazdım. Ama kırıldığını göre biliyorum. Lütfen beni affet. Bir daha böyle birşey olmayacak.

Onun böyle konuşması beni neredeyse ağlatıyordu. Gözlerim dolmuştu. Onun beni böyle görmesini istemiyordum. Ateş benim ona kırıldığımı anlamış, açıklama yapmıştı. Bir daha olmayacağını söylemişti. Kim bana böyle bir incelik yapmıştı ki? Onu tabiki affetmiştim.

Ateşin ağladığımı görmemesi için mutfakta fırın açık bahanesiyle gitdim. Yüzüme yıkadıktan sonra geri gelmiştim.

Ateş:Barışdık mı?

Ben:Barışdık-diyip gülümsedim. O da kocaman gülümsemişti bana. Kendimi dünyanın en mutlu insanı sanıyordum.

Ateş:Anlatmaya başlayayım mı?

Ben:Evet, lütfen.-diyip başımı salladım.


Okunması DileğiyleBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin