Selamlar, selamlarr🩷
Özleştik mi?👉👈
Yirmi Dokuz'u en son bıraktığımız yerden daha da büyüdük artık🥹 Büyümeye de devam ederiz umarım🌸
Yorumlarda buluşalımm
İyi okumalarr🩷
Bebeğimizin cinsiyetini öğrendikten sonra bir mucize gibi geçmişti sabah bulantılarım. Hala ara ara yediğim yemeğe ya da yaptığım şeye göre midem bulanıyordu ama bu duruma alışmıştım. O yemeği bırakıp başka bir şey yediğimde, o işi bırakıp başka bir iş yaptığımda mide bulantım geçiyordu. Daha karnımdayken bile böyleyse minik cimcime doğduktan sonrasını düşünemiyordum.
Göbeğim de sonunda kendini iyice belli etmeye başlamıştı. Bir an için hiç hamile karnım olmayacağını düşünmüştüm ama vardı. Sürekli her gördüğüm aynada yan dönüp karnımı kontrol ediyordum hala orada olduğundan emin olmak için. İşin kötü bir tarafı vardı ki kışlık kıyafetlerin içinde hala da pek belli oluyor sayılmazdı. Gün içinde üşümemek için içime zıbın giyiyordum ve onun altından o kadar güzel belli ediyordu ki kendini. Ama sonra üstüne bir kazak geçirince "Birce sen hamile değil miydin ya?" cümlesi tarafından kuşatılıyordum. Kazağımı açıp karnımı göstermek yeni hobim haline gelmişti. Herkes de göbeğimin çıkacağı anı beklediği için elleri hep karnımdaydı. En çok da kocamın elleri...
"Biraz daha büyü babacığım. Güzel güzel büyü. Biz burada seni bekliyoruz. Acele etme tamam mı? Annenin midesini eskisi gibi bulandırmadığın için teşekkür ederim. Bunun karşılığında doğduğunda gazlarını çıkaracağım. Anlaştık mı?"
Aziz uyanmış, yatakta aşağı kaymış ve başını karnımın hizasına getirmişti. Bir eliyle göbeğimi okşayıp bebeğimizle konuşuyordu. Kızımızla yaptığı anlaşmayı duyunca gülmeden edemedim. O da hareket eden göbeğimi fark edip bakışlarını bana çevirdi.
"Günaydın bir tanem."
"Günaydın sevgilim. Kızımızı neden uyandırıyorsun?"
Parmakları karnımda dolaşırken birden durup yanağını karnıma yaslayıp göbeğimi sahiplendi. "Annesi olmadan özel bir konuşma yapmak istemiştim."
Absürt bir istekti. Bebeğimiz tam anlamıyla içimdeydi. "O maalesef ki şu an için mümkün değil." dedim yalandan üzülerek.
Aziz'se benim sahte üzüntüme kanmamış başını yasladığı yerden tekrar kaldırıp bana meydan okur gibi dikmişti bakışlarını üstüme. "Sen öyle san. Her gece uyuduğunda, her sabah sen uyanmadan biz konuşuyoruz zaten." deyip açmış olduğu karnıma bir öpücük kondurup pijamamı tekrar karnımın üstüne çekerek kapattı göbeğimi.
Trip modumun yüklendiğini hissediyordum. "Benden gizli gizli?" dedim ciddiyetimi hissettirecek bir tonla.
Anında karnımın hizasından yüzümün hizasına çıkarak dirseğini yatağa yaslayıp başını da elinin üstüne koydu. "Güzelim senin çok uykun olduğu için sana tabi ki müdahale etmiyorum. Ben sana konuştuğumuz konuları özet geçeyim. Genelde konuşmacı ben olduğum için benim ilgi alanlarımı konuşuyoruz yani seni. Annenle nasıl tanıştık, annene ne zaman âşık oldum, tahminimce annen bana ne zaman aşık oldu, nasıl evlenme teklif ettim gibi gibi şeyler anlatıyorum kızımıza."
Tripim geldiği gibi geri gitmişti. Duyduğum şeyler o kadar hoşuma gitmişti ki ellerimi yanağımın altına koyarak Aziz'e döndüm. "Yaa... Başka neler anlatıyorsun?"
Cümlelerinin etkili olduğunun farkındaydı. O da bana biraz daha yaklaşıp saçlarımı parmak uçlarına dolamaya başladı. "Umarım annenin saçlarını alırsın diyorum." Gözlerini saçlarımdan gözlerime doğru kaydırdı. "Umarım annenin gözlerini alırsın." Sol gözümün alt kısmını, elmacık kemiğimin köşesini öptü. "Umarım annenin buradaki çillerini alırsın diyorum."
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Yirmi Dokuz
Romance(Tamamlandı) Yıllar önce yaptığınız 'çocukça' bir anlaşma hayatınızı en fazla ne kadar değiştirebilir? ''Anlamıyorsun ki. Ben ne dedim az önce? Sanki o dört duvarın arasında da benimle mi olacaksın?'' ''Olurum.'' -'Ne?!' Aziz'in bu net ve hızlı ceva...
