57. Bölüm- 2+1

15.8K 927 241
                                        

Selamlar, selamlarr 🩷
Son 1..
Ama üzülmüyoruz neden? Çünkü özel bölümlerimiz olacakk. Çocuklarımın her halini okutmadan içim rahat etmezdi zaten.
Uzun bir bölüm olduu yorumlarda buluşalımm
İyi okumalarr 🩷

En saçma sapan rüyalarda bile birlikte göremeyeceğim bir ekipti şu an karşımdaki dörtlü

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.



En saçma sapan rüyalarda bile birlikte göremeyeceğim bir ekipti şu an karşımdaki dörtlü.

Hepsinin gözleri benim üstümdeyken ben Aydan Hanım'ın sözlerinde takılı kalmıştım. Kimin vasiyetinden bahsediyordu? Bahsi geçen kişi nasıl ben olabiliyordum? Bu insanlarla bir bağım kalmamıştı. Şimdi nasıl yine aynı odanın içine düşmüştük?

"Ne oluyor burda?" dedim içimde hissettiğim tüm absürtlüğü gün yüzüne vurarak. Aziz anında adımlayarak yanıma geldi. Ellerini kollarıma koyup yavaşça okşamaya başladı.

"Bir tanem gel şöyle otur bir." diyerek beni odadaki oturma grubuna doğru yönlendirdi. Koltuğa oturduğumda o da önümde diz çökerek dizlerimin üzerindeki ellerimi tuttu.

"Aziz ne oluyor?" dedim onun ağzından çıkacak kelimeleri beklemeyerek.

Tam olarak nasıl söyleyeceğini bilemediği belliydi "Güzelim... Kemal Bey..." diye mırıldandı.

Duymayı beklemediğim bir isim dökülmüştü Aziz'in dudaklarından. "Ne olmuş Kemal Bey'e?" dedim hala daha zihnimin ucundan geçmeyen ihtimalin kara dumanlarıyla sarılmaya başlamışken.

Derin bir nefes alıp gözlerimin içine baktı. Oldukça net bir tavırla yara bandı çeker gibiydi. "Bir restoranda öğle yemeği yerken kalp krizi geçirmiş..."

Her şeyi tüm gerçekliğiyle açıklayan bir cümleydi ama bir insanın ölümüne bu kadar kolay ikna olamayan beynimden geçen düşünceler gayriihtiyari dilimden döküldü. "İyi mi şimdi?"

Bu saçma ümidim Aziz'in yüzünün acıyla buruşmasına neden oldu. Ellerimi avuçları arasında hapsetti. "Maalesef güzelim. Kemal Bey dün hastaneye kaldırılmış ama daha hastaneye giderken kalbi durmuş. Geri döndürememişler."

Kemal Bey'le birlikte çalışmıştım. Onun hayallerindeki evi tasarlamıştım. Onun yaşlarında gördüğüm en kibar en centilmen müşterimdi. Onun hayallerini inşa etmiş olmak bir yana birkaç ay öncesinde görüştüğüm, düğünüm için beni tebrik eden, hediye gönderen bir adamdı. Vardı... Ama artık yok olduğunu bilmek... Ne düşüneceğimi bilmiyordum. Ne hissetmem gerektiğini de bilmiyordum. Kötü hissediyordum. Gerçekten kötü hissediyordum.

Ben bu kadar kötü hissederken karşımdaki insanların nasıl hissettiğini bile düşünemiyordum. Aydan Hanım'ın abisiydi Kemal Bey. Giray'ın dayısıydı. Sahi onlar nasıl bu kadar sakin kalabiliyorlardı şu an karşımda.

"Evet, çok güzel. Birce de öğrendiğine göre devam edebilir miyiz avukat bey?"

Aziz hızla başını Aydan Hanım'a doğru çevirdiğinde yüzünü görmesem de bakışlarının öldürücülüğünü hissedebiliyordum. Hızla ayağa kalktığında ellerini ellerimden çekmemişti.

Yirmi DokuzBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin