56. Bölüm- Leventoğlu

14.4K 907 324
                                        

Selamlar, selamlarr🩷
Safe bir bölümle geldim
Finale giderken birazcık rahatlayalım ama değil mi 👉👈
Bu arada spotide Yirmi Dokuz'a bir liste yaptım.. Bence bir göz atınn linki instagram öne çıkanlarda
Yorumlarda buluşalıımm
İyi okumalarr🩷

Sırtımda hissettiğim parmaklar ve alnımda hissettiğim öpücüklerle derin bir uykunun içinden çağrılıyordum. Tenimde hissettiğim sıcaklığın Aziz'in bedenine ait olduğunu biliyordum. Bedenime sardığı kollarının arasından çıkmak istemiyordum. Gerçekten çok yorulmuştum ama kocamın da yüzünü göresim vardı. Özlemiştim resmen.

Evet kollarının arasında uyurken onu özlemiştim. Ne vardı yani? İnsanın kocası olunca böyle oluyordu..

"Güzelim benim..." deyip alnımla saçlarımın birleşimine bir öpücük daha kondurdu. "Teşekkür ederim..."

Başımı sakladığım boynundan kaldırıp zorla gözlerimi açtım. Uyandığımı fark ettiğinde bakışlarını bana çevirmiş olacak ki göz göze geldik.

"Karım uyanmış.." dedi gülen gözleriyle.

Gözümü doğru düzgün aralayamamışken ağzım çoktan kulaklarıma varmıştı. "Kocam beni öpücükleriyle şımartınca hemen uyanıp karşılık vermem gerektiğini düşündüm."

Burnundan verdiği nefesle dudakları kıvrılmış oldukça mutlu görünüyordu. "Bir daha de bakayım." dediğinde neyden bahsettiğini biliyordum.

"Kocam." dedim önce kısa tutup. Sonra bunun ne kadar hoşuna gittiğini fark edip daha da duygulu bir şekilde "Kocaaam." deyip dirseğimi yatağa yaslayıp üzerine doğru kalktım. Benim kalkmamı beklemiş gibi tüm bedenimi üstüne çekti. Artık birbirine değmeyen hiçbir yerimiz yoktu.

Bakışları az öncekinde ziyade daha tehlikeli görünüyordu. Neler düşündüğü göz bebeklerinden okunuyordu.
"Bir daha söyle de kocam diyen ağzını yesin o 'kocan'."

Kıkırtıma hakim olamadım. Oldukça hoşuma giden bir tehditti. Umursamayıp meydan okudum. "Yesin." deyip dudaklarımızı birine sürttüm. "Kocam değil mi? Hakkıdır."

Geri adım atmayışımın üstündeki etkisi anında sırtımı yatağa çevirip üstüme çıkmak oldu. Baldırımı tuttuğu eliyle bacağımı beline doladı.

"Hakkım gerçekten." deyip dudaklarıma yöneldi. Kahvaltısını dudaklarımla yapmayı planlıyordu belli ki kocam çünkü tam anlamıyla dudaklarımı yemeye başlamıştı.

O an aklıma gelen şeyle gözlerim açıldı ve Aziz'in koluna birkaç kez pes eder gibi vurduğumda zor da olsa dudaklarımdan ayrıldı. Onun gözlerinde soru işaretleri varken benimkinde daha büyük soru işaretleri vardı.

"Kahvaltı?" dedim korku dolu bir sesle. Ben uyurken aşağıya kahvaltının kurulmasının seslerini duyabiliyordum. Şu an saat kaçtı ki?

"Evet, inmemiz gerekiyor. Seni uyandırmaya çalışıyordum."

Korku biraz daha bedenime hakim oldu. "Saat kaç?"

"12'yi geçiyor." Benim aksime kocam oldukça rahat görünüyordu.

Sanki saat bulabilecekmiş gibi etrafıma bakınırken üstümdeki örtüyü de etrafımda tutmaya çalışıyordum. "Ay Aziiz. O kadar oldu mu? İnsanlara ne söyledin? Onlar uyanmıştır çoktan."

Ellerini başının arkasına yaslamış, ağzında bir keyif sigarası eksik gibi görünüyordu. Böyle bir rahatlık olamazdı. "Karımla dün çok yorulduk izin verin de uyuyalım dedim."

Yirmi DokuzBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin