Beğenileri ve yorumları eksik etmezseniz sevinirim. İyi okumalar. 🌹
Şu, luna parktan bir çıksak yeri öpecek duruma gelmiştim artık. "Şuradan çıksak artık."dedim yorgun bir şekilde. Soğuk bir bakış attıktan sonra, "Tamam çıkıyoruz işte." dedi sertçe. Yürüyen merdivenden indik ve Uraz'a söz verdiğimiz gibi hediye almaya bir oyuncak mağazasına girdik. Oyuncak bebekler, kağıt oyunları, zeka oyunları, akülü arbalar ve cıvıl renkteki dekarasyon için kartondan yapılmış çizgi film karakterleyi çok hoş bir hava katmıştı ortalığa. Etrafa göz gezdirerk oyuncak arabaların olduğu reyona girdik. Gözlerim kırmızı, kumandalı, alev çıkartmaları olan çok şirin bir araba fark ettim. Arabanın kutusunu elime aldım ve fiyatına baktığımda 144.99TL olduğunu gördüm. Neden bir kuruşun hesabını yapıyorlar anlamıyordum. Oyuncak arabaların fiyatlarını pek anlamam ama benim hoşuma gitmişti.
"Tamam bunu alalım."dedim olumlu bir şekilde. Savaş yanıma gelip"tamam sen bekle ben geliyordum"dedi ve elimdeki arabayı aldı. Arabayı o alacaktı ama ben söz vermiştim. O değil.
"Olmaz!"dedi, itiraz ederek.
"Neden?"dedi tek kaşını kaldırarak.
"Uraz'a ben söz verdim ben alacağım."dedim ısrarla.
"İstersen şansını çok zorlama."dedi sinirli bir ses tonu ile. Bakışları iyice kötüleşti. Bakışların altında ezilerek,"İyi tamam!" dedim uslu bir çocuk misali mağazanın önünde beklemeye başladım.Bir kaç dakika sonra Savaş elinde poşetle yanıma geldi ve elindeki poşeti bana uzattı. Telefonunu çıkardıp, "Acıktın mı?"dediye sordu. O sorduktan sonra anladım acıktığımı. Evet anlamda kafa salladım. Biraz yürüdükten sonra tekrar yürüyen merdivene binip yine o lanet luna parkın karşısına geldik. Hızlı adımlarla luna parkın yanından geçip Burger king'in önüne gelip masaya oturduğumuzda"Hangi menüden istiyorsun?"diye sordu."Bilmem sen ne yersen bende yerim fark etmez."dedim nazikleşerek. "Leydiliğin zamanı değil" dedi dalga geçer bir sesle."Hmm. Douple Cheeseburger olsun o zaman." dedim normal ses tonuyla. "Tamam."dedi ve ayağa kalkıp "Sen burda otur ben siparişleri verip geliyorum."dedi gözlerime bakarak. Olumlu bir anlamda kafa sallayıp o gittikten sonra telefonumu alıp sosyal medyada dolaşmaya başladım.
Bir kaç dakika sonra canım sıkıldı ve elimdeki telefonumu bırakıp etrafıma bakmaya başladım. Sanki biri beni gözetliyormuş gibi hissediyordum ve bu beni gerçektende çok rahatsız ediyordu. Çevreme baktıktan sonra eski sevgilim Emre ile göz göze geldik. Şimdi neden böyle hissettiğimi gayet iyi anladım. Emre'yi gördüğümde gözlerim fal taşı gibi oldu. Emre'de beni gördükten sonra masadan kalkıp bana doğru yürümeye başladı. Bende elime telefonumu alıp onu takmıyormuş gibi yapıyordum.
Bir kaç dakika sonra Emre karşımdaki koltuğa oturdu ve "Oo kimleri görüyoruz?"dedi sinir bozucu bir sesle. Elimdeki telefonu masanın üstüne bırakıp"Gider misin?"dedim kısık bir sesle.
"Aa çok ayıp! Arkadaş arkadaş konuşalım dedim, ayıp mı ettim?"dedi gıcık bir sesle arkama baktığımda Savaş'ın sesini duydum.
"Bu kim?"dedi sinirli bir sesle.Evet şimdi kıyamet koptu kızım hazır ol!
Tıkandım kaldım "Ben Yağmur'un arkadaşıyım"dedi Emre atlayarak. "Emre git!"dedim sesimi yükselterek. Neden anlamıyordu? Anlama problemi mi var? İlla bir yere gittiğimde rezil olmak zorunda mıydım?
Emre, Savaş'ı gördükten sonra sinir bozucu bir şekilde baktıktı ve "Size afiyet olsun, sonra görüşürüz Yağmur." dedikten sonra yanımızdan ayrıldı. Savaş, onu ölüm yağdırıcı gözleri ile süzüp tehtitkâr bakışlarını o yanımızdan ayrılasıya kadar çekmedi. Emre yanımızdan iyice uzaklaştıktan sonra Savaş, elindeki yemekleri masanın üstüne koydu ve karşıma oturup gözlerime bakarak konuşmaya başladı. "Bu kimdi?" Dedi sinirli bir şekilde. Gözündeki hakimiyeti yine göz bebeği ele geçirmişti.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
GİTMENE İZİN VEREMEM |1+2|
Novela Juvenil-YAĞMUR ÜNSAL- Babası ve annesi gizli bir şekilde öldürülmüştü.Herkes büyük bir üzüntü ve şok içerisindeydi. Yağmur annesi ve babasının bu gizli ölümünü tabii ki araştıracaktı. Fakat bu ölümün arka perdesi hiçde iç açıcı değildi. Yağmur, lise son ö...