Asya, hayatında ilk kez bu kadar kızdığını düşünüyordu karşısındaki kadına bakarken.
Eve gelmeden önce Kader Hanım arayıp misafiri olduğunu söylediğinde şaşırmış, sonra da içine daha önce hissetmediği bir huzursuzluk çökmüştü. Gelenin kim olduğunu öğrendiğindeyse o huzursuzluk giderek büyümüş, kalbini sıkıştırmıştı. Kocasının üvey annesi bir hesabı yoksa asla o eve gelmezdi ve Kuzey de evde olmadığına göre bu fırsatı değerlendireceğini düşünmeliydi.
Kuzey'i düşününce içi burkuldu. Birkaç gün sürecek denilen seyahat uzamış, neredeyse bir hafta olmuştu. O ilk gün aramasından sonra Kuzeyden hiç ses çıkmadığı gibi genç adamdan haber alamamış, sesini günlerdir duymamıştı.
Onu özlemişti, çok özlemişti.
Evde olmadığı zamanlar ardında bıraktığı tıraş losyonunun kokusunu, salondaki pencerenin önünde elleri cebinde gözlerini kısarak bahçeyi izleyişini, düşünceli gözlerini, bazı akşamlar kollarını sıvayıp yemek hazırlayışını, ellerinin hareketlerini... Onunla ilgili ne kadar çok ayrıntı biriktirmişti kafasında, ona ait ne kadar görüntü kazınmıştı kalbine.
Eve girdiğinde bütün bu düşünceler aklından çıkmış, kendini içerideki duruma adapte etmek için derin bir nefes almıştı. Bu kadının buraya geliş nedeni belli ki kocasıyla arasındaki hesaptı. Ona zarar verecek hiçbir şey yapmamaya kararlı bir şekilde doğruca salona geçti. Soğuk bir nezaketle misafirine elini uzattı.
"Hoş geldiniz, sizi beklemiyordum. Nasılsınız?"
"Merhaba Asya. Sanırım kocan hâlâ dönmedi."
Asya kendinden emin bir gülümsemeyle Nihan'a yer gösterirken sakince konuşmasına devam etti.
"Yakında burada olacak. Size ne ikram edebilirim?"
"Kahve içiyordum. Senin için üzücü olmalı, malum daha yeni evlisiniz. Uzun süre kocanın evde olmaması, seni burada bırakması olacak şey mi?"
Asya gülerek karşısındaki koltuğa oturdu.
"Neden olmasın? Ben başımın çaresine bakabilirim. Ayrıca Kuzey'in nerede olursa olsun benimle olduğunu biliyorum. Bu yeterli, üzülecek bir durum yok.Kuzeye güvenim sonsuzdur."
"Hiç bir erkeğe bu kadar gözü kapalı güvenmemeni tavsiye etmem sanırım faydası,her neyse.Seni ilk gördüğüm günden bu yana değişmişsin ne kadar farklı görünüyorsun Asya?"
"Evlilik ve mutluluğun yansıması olabilir mi? Sanırım geliş nedeniniz benim geçirdiğim değişime olan merakınız değil,nasıl yardımcı olabilirim?"
Nihan garip bir şekilde gülümsedi ve sırtını koltuğa yaslayarak küçümser bir bakışla onu süzdü.Asya tedirginliğini belli etmemek için gözlerini kırpmadan ona bakmaya devam etti.
"Biliyorsun değil mi?İşe yaramayacak."
Asya gergin ama kendinden emin bir şekilde karşılık verdi.
"Neyi Nihan hanım!Bilmem gerektiğine inandığınız şeyi anlayamadım"
"Oynadığınız bu evcilik oyunu işe yaramayacak Asya. Kocan akıllı bir adam olabilir ama ben de boş durmadım doğal olarak. Senin hakkında bir araştırma yaptım. Yetimhaneden çıktıktan sonraki bütün hayatını biliyorum."
Asya sakin olmaya çalışarak dişlerini sıktı ve kadının gözlerinin içine baktı.
"Ne olmuş yetimhaneye? Bu, gizli bir şey değil ki. Ben de hayata bir yerden başladım ve yetimhanede büyümekten utanmıyorum. Aksine o zamanki çocuk ve şimdiki kadın oraya çok şey borçlu."
"Sonra bir barda çalışmışsın."
"Olabilir, hayatımı kazanmak zorundaydım her namuslu insan gibi. Anlayamadığım bunlar sizi neden ilgilendiriyor? Neden bu kadar araştırma yapma zahmetine girdiniz? Sorsaydınız ben de Kuzey de size bunları söylerdik. Kaldı ki bu benim hayatım ve siz de bunu sorgulayarak istismar ediyorsunuz."
"Ve Kuzey seni o bardan alarak eşi yaptı öyle mi? Hem de ilk görüşte aşkla. Buna inanmamı beklemiyorsunuz değil mi?"
"Neye inandığınızla ilgilenmiyorum Nihan Hanım.Kuzeyin de ilgilendiğini hiç sanmıyorum.Kocamla aranızdaki sorunu benim üzerinden çözemezsiniz bundan emin olun.Sadece şunu bilmenizi istiyorum. Beni kullanarak Kuzey'e zarar vermenize asla izin vermeyeceğim. Aşka gelince... Evet, aramızdaki duyguların ve paylaştığımız şeylerin adı kesinlikle aşk ancak bu sizin anlayacağınız bir şey değil gördüğüm kadarıyla."
"Bak sen... Küstahlığı da öğrenmişsin kocandan ama haklısın. Etkileyici, gereğinden fazla yakışıklı ve kesinlikle her kadının isteyeceği bir erkek Kuzey. Babasıyla evlendiğim sıralarda ne kadar tutkulu olduğunu hatırlıyorum da ona karşı koymak ne kadar zor olmuştu ama sen de biliyorsun değil mi güzelim kocan istediği her şeyi illaki alır."
"Sizi istemediği için mi bu kadar nefret ediyorsunuz ondan? Sizin değil de benim yanımda olması mı sizi bu kadar öfkelendiren?"
"Ne kadar çocuksun Asya ve ne kadar körsün. Aramızdaki elektriği fark etmemiş olamazsın değil mi? Ne dedi sana bütün bunların sadece dedikodu veya varsayım olduğunu mu?Ne kadar da safsın...O hâlâ beni istiyor ve daima da isteyecek. Bunu sen dâhil kimse değiştiremeyecek."
Duydukları karşısında yaşadığı şoktan gerilip kalan Asya titreyerek yerinden kalktı.Nihana bakarken bu kadının gerçek bir yılan olduğu konusunda Kuzeye bir kez daha hak verdi.Sesindeki titremeyi bastırmaya çalışarak karşısında oturan kadına yaklaştı.
"Siz hastasınız, hasta ruhlusunuz. Kocanızın oğlundan bahsediyorsunuz, benim kocamdan. Sahip olmadığınız ahlaki değerlerin tamamına sahip bir adamdan bahsediyorsunuz .Bu yalanlarınızla beni, onu zayıf düşürmek için kullanmak istiyor ve buna zemin hazırlıyorsunuz ama başaramayacaksınız."
Nihan ayağa kalktı ve son derece rahat bir şekilde ona doğru yürüdü.
"Sevgili küçük gelin. Sen onun arzularına asla yetişemeyeceksin. Senden sıkılacak, senden kurtulmak isteyecek. O zaman ben yine burada olacağım, göreceksin. Ama tabii bu oynadığınız evcilik oyunundan daha önce sıkılmazsa. Ona fazla bağlanma canım çünkü asla senin olmayacak, asla."
Asya neredeyse bir titreme krizinin eşiğinde olduğunu hissediyordu.Buna rağmen Nihan'ın karşısında duruşunu dikleştirdi ve alaycı bir şekilde gülümsemeye çalıştı.
"Kendinize o kadar güveniyorsunuz ki ne kadar zavallı olduğunuzu fark edemiyorsunuz.Çok üzücü.Kuzey haklıymış sizinle ilgili anlattıklarında şimdi daha iyi görebiliyorum."
Nihan bozulduğunu belli etmemek için tiz bir kahkaha attı.
"Bence küçük gelin , kocana yaşadığı en tutkulu geceyi sormalısın.Belki bir şeyler öğrenirsin ne dersin?"
"Defolun evimden, hemen!"
"Gidiyordum zaten ancak sana tavsiyem şu canım. O seni kapının önüne koymadan sen akıllılık yap ve git. Onunla işim bitmedi.Sana ne veriyorsa iki katını vermeye hazırım. Ne kadar?"
"Sizin ödeyemeyeceğiniz bedeller de var Nihan Hanım. Kocamı seviyorum ve o beni istediği sürece de yanında olmaya kararlıyım. Şimdi evimi hemen terk edin."
"Yani bu oyuna devam edeceksin, seni kullanmasına izin vereceksin. Üstelik başka bir kadın için kullanıldığını bilerek.Yazık, çok yazık. Kendine dikkat et Asya, çok dikkat et."
Kadın gittikten sonra Asya titreyerek koltuğa çöktü. Kader Hanım koşarak yanına geldiğinde gözlerine dolan yaşlar çoktan yanaklarında izler bırakmaya başlamıştı. Kadın konuşmaları dinlemiş, Asya'nın kadına verdiği cevaplarla nasıl da kocasını korumaya çalıştığını görmüştü ama kadın zehirli bir yılandı. Kızı fazlasıyla yaralamak istemiş ve bunu da başarmıştı.
"İyi misin kızım? Sana su getireyim."
"Hayır, istemiyorum. Duydun mu söylediklerini, bu nasıl bir insan?"
"O insan bile değil canım. Ona sakın inanma. Kocanın onunla bir işi olmaz biliyorsun bunu.Bürün derdi seni yaralamak."
"Ama haklı olduğu şeyler de var.Var değil mi?"
"Saçmalama Asya. O kadının istediği tam da bu işte. Seni yıldırmak, bir yıl dolmadan buradan gitmeni sağlamak çünkü ancak o zaman asıl istediği şeye sahip olacak ve kocan da daha başlamadan her şeyi kaybedecek. Seni kullanacak Kuzey'e karşı Asya, bunu görmelisin,anlamalısın."
"Ben ne biçim bir işe bulaştım böyle." diye hıçkırdı Asya. Gözlerindeki yaşları silerek bir umutla kadına baktı.
"Aradı mı Kuzey?" diye mırıldandı ağlamaktan çatlayan bir sesle.
"Hayır, ama arayacaktır."
"Beş gün oldu, nasıl olduğunu merak etmekten öleceğimi hissediyorum. Ona ihtiyacım var.Neden aramıyor? O kadar önemsizim ki bilmeme gerek olduğunu bile düşünmüyor. Nihan haklı. Bu, tek taraflı bir aşk ve ben bunun üstesinden nasıl geleceğimi bilmiyorum."
"Bak yine saçmalamaya başladın sen. Kocan seni önemsiyor. Hem de düşündüğünden daha fazla. Arayacak fırsatı olmamıştır, yoğundur ya da müsait olamamıştır. Bunlar olağan şeyler." dedi Kader Hanım ama o bile artık merak etmeye başlamıştı patronunu.
"Bir an önce gelsin istiyorum artık. O yokken bu ev, bu şehir çok anlamsız geliyor. Onu özlüyorum, o buradayken kendimi daha güvende ve daha iyi hissediyorum."
"Belli oluyor ama artık kalkıp biraz kendimize gelelim. Bu gece sinema gecesi yapalım ve film izleyelim oldu mu? Ben yiyecek bir şeyler hazırlarken sen de odana çık, duş al ve üzerini değiştir. Anlaştık mı?"
"Tamam, kadın üzerimden geçti sanki. Bundan Kuzey'e bahsetmek zorundayız değil mi?"
"Kesinlikle bilmesi gerek ama önce bir dönseydi. Hadi bakalım doğruca yukarıya."
Asya yavaşça yerinden kalkıp üst katın merdivenlerine doğru yöneldi. Odasına girmeden önce gözü Kuzey'in kapısına takıldı. Ani bir kararla o tarafa doğru yöneldi. Titreyen elleriyle kapıyı açıp içeri girdiğinde karanlığa gözlerinin alışmasını bekledi, odanın kokusunu içine çekti. Kuzey kokuyordu burası. Sanki o hâlâ buradaymış gibi. El yordamıyla ışığı bulup açtığında nefesini tuttu. Gözlerini odada dolaştırırken kalbi küt küt atıyordu. Kocaman yatağa bakarken onu orada uyurken hayal etmeye çalıştı. Küçük adımlarla odanın içine doğru ilerledi. Duvardan duvara uzanan elbise dolabının kapısını araladı. Eli özlemle askıdaki kıyafetleri üzerinde dolaştı. Asılı olan gömleklerden birini alarak göğsüne bastırdı. Geri dönüp yatağın ucuna oturarak gömleğe yüzünü bastırdı.
"Burada olmanı özledim." diye fısıldadı.
Odada ne kadar kaldığının farkında bile değildi. Kader Hanım'ın aşağıdan kendine seslendiğini duyunca irkilerek yerinden doğruldu. Gömleği dolaba asmak ve asmamak arasında tereddüt etti bir süre. Sonra onu yerine koyarak aceleyle çıktı odadan. Kendi odasına girdikten sonra içindeki ağırlığı atmak istercesine derin nefesler alıp verdi. Hemen üzerini değiştirip aşağıya inerken ev telefonunun çaldığını duydu.
"Kuzey..." diye fısıldadı koşarken ama Kader Hanım çoktan telefonu açmıştı bile.
Onun telefonu kapadığını görünce hayal kırıklığı ile ona doğru ilerledi.
"Kimdi?"
"Benim kızlar... Yarın akşam önemli bir misafirimiz olacağını haber veriyorlar. Gece geri döneceğim ama akşam evde olmalıyım. Seni de burada bırakmak istemiyorum, sen de gelsene benimle. Değişiklik olur. Ne dersin?"
"Yok, evde kalsam daha iyi olur. Belki Kuzey arar ya da gelir. O geldiğinde evde olmak istiyorum. Beni merak etme, sen keyfine bak. Hadi filmimizi izleyelim."
O geceyi sözde film izleyerek geçirdiler. Asya izlediğinden hiçbir şey anlamamıştı Kuzey'i ve Nihan'ı düşünmekten. O kadın kendini korkutuyordu ama buna boyun eğmemeye kararlıydı. Ona zarar veremezdi. Kuzey buna asla izin vermezdi. Onu koruyacağını biliyordu. Yatağına girdiğinde bu kez düşündüğü sadece Kuzeydi. Bir an önce dönmesi için dua etti. İsterse onunla hiç konuşmasındı ama evde olduğunu bilmeye, eve geldiğinde onu burada bulacağını bilmeye ihtiyacı vardı.
Onu düşünmekten uyuyamıyordu. Neredeydi, nasıldı, neler düşünüyordu? Onu düşünüyor muydu?
Gece yarısı ani bir kararla yatağından doğruldu. Odadan çıkıp doğruca Kuzey'in odasına gitti. Yavaşça yatağı açtı ve bir süre öylece durdu. Elbise dolabına ilerleyip daha önce aldığı gömleği çıkardı ve yatağa girdi. Gömleğin kokusunu içine çekerken gülümsedi. Onu böyle görse ne derdi ya da ne yapardı diye düşünerek gülümsedi. Ne olursa olsun bu şekilde ona kendini daha yakın hissediyordu. Gözleri kapandığında yüzünde huzurlu ve mutlu bir gülümseme vardı.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Sen Giderken...
عاطفيةSanki ben camdan bir vazoyum da birileri üzerimden tüm örtülerimi sıyırmış...açıkta kalmışımda ufacık bir sarsıntıda düşüp kırılacakmış gibi. Benim bıraktığım her şey bir başkasına yuva olmak için hazır artık.