...36...

7K 496 7
                                    

                                            

Kapıyı açmak için ayağa kalkan genç adamı izlemek bile o ana kadar kurduğu bütün cümlelerin toplamından daha fazla acıtıyordu canını. Asya başladığı şeyi durduramayacağının farkındaydı ve daha kötüsü durmak istese bile Kuzey buna asla izin vermeyecekti. Konuşmalarını çok az bölmüş ve bu esnada da her zaman olduğu gibi kesin, net cümleler kullanmıştı Kuzey. Tek fark bu kez o cümlelerine yansıyan şeyin duyguları olduğunu kabullenmiş, kendi duygularının da gözler önüne serilmesinden ve ayrı kaldıkları üç yılın onda bıraktığı izlerin görünmesinden çekinmemişti. Asya, onsuzluğu tarif edememişti ona yeterince. Çünkü onunla olmanın gerçek anlamda ne olduğunu bile bilmiyordu henüz. Ondan birkaç ay ve bir gece çalmıştı. Ve o gece kalan bütün hayatına yetecek kadar önemli olmuştu. Ve sevdiği adam o geceden bir enkaz olarak uyanmıştı. Gerçek, bilmediği topraklarda ona hiç ulaşmamıştı. Kendi acısından başka hiçbir şey düşünmemişti onu sadece daha öfkeli ve gururlu hatırlamak dışında. Bu evi, bu şehri, sevdiği adamın karanlık gözlerine gömüp gitmişti. Çocukça, korkakça...
Duyduğu erkek sesleriyle daldığı düşüncelerinden sıyrıldı. Gözlerindeki yaşları avuçlarıyla silip güçsüz bir şekilde ayağa kalkıp yüzünü onlara döndü. Yalçın'ın sevgi ve endişe dolu gözleriyle karşılaştığında buruk bir tebessümle gülümsedi
"Küçük kıtam..." diyerek neredeyse fısıldayan adama doğru bir adım attı. Yalçın sevgiyle kollarını açtığında sessizce sarılıp gözlerini yumdu...
"Nerelerdeydin Asya? Bizi nasıl merakta bıraktığını, nasıl endişelendirdiğini bir bilsen. Ah boş ver şimdi her şeyi. Şimdi buradasın ya bundan daha önemli bir şey yok güzelim."
Asya boğazına kadar yükselen hıçkırığı güçlükle yutup Yalçın'dan uzaklaşarak kollarından sıyrıldı. Kuzeyle göz göze gelmemeye çalışarak koltuğa oturup mırıldandı.
"Yokluğumun bu kadar iz bırakacağını bilseydim bir kez daha düşünürdüm giderken."
Kuzey'in sımsıkı kapalı duran dudaklarına ve ifadesiz yüzüne baktı ürkerek. Az önce başladıkları işi bitirmek için sabırsızlandığı aşikârdı ve sözlerinden hoşlanmamıştı.
"İz bırakmak mı?" diye söylenerek yanına oturdu Yalçın.
"Sen bizim için önemliydin küçük kıta ve hâlâ öylesin. Bu hiç değişmeyecek. Olan oldu ancak bundan sonrası için her şeyi yeniden konuşmalısınız. Benim de hatalarım vardı, Kuzey'inde ama bu eksende bir tek sen vardın düzgün olan. Artık hiçbir şey için endişelenmemelisin. Nihan artık kimseye zarar veremeyecek ve siz ikiniz bundan sonrası için daha gerçekçi davranabilirsiniz. Birbirinize daha dürüst olabilirsiniz."
"Ona ne oldu?" diye mırıldandı Asya, Kuzey'in gözlerine bakarak.
Yalçın da buna genç adamın cevap vermesi gerektiğini düşünerek sessiz kaldı. Kuzey boğuk ve öfkeli bir sesle gürlediğinde Asya ürperdi yeniden.
"Kuyruğunu sıkıştırıp kaçamayacağını anladığında çözüldü ve itiraf etti her şeyi. Ve o yılan bundan sonra benim hayatımın yakınlarında dolaştığında başına ne geleceğini gördü. Artık sahip olduklarıyla yetinmek zorunda kalacak kadar uzakta. Derdin buysa endişelenme. Artık kimseye zarar veremeyecek."
Yalçın genç adamın sözlerindeki sertlik karşısında Asya'nın nasıl da ürktüğünü görerek yutkundu.
"Artık Nihan'ı unutup geleceğe bakmak zorundayız. Aranızdaki sorunları çözmelisiniz, daha sağlıklı kararlar almak zorundasınız. Böyle devam ederseniz ikiniz de tükeneceksiniz. Öncelikle evliliğiniz hakkında bir karar vermelisiniz çocuklar. Bundan sonrası için ne olacağına ancak siz yön verebilirsiniz." diyerek Kuzey'e baktı Yalçın.
"Evliliğimiz devam edecek." diye kestirip attı Kuzey.
Asya gözlerini ona dikip mırıldandı.
"Bu şekilde mi? Bu kadar güvensizlikle ve öfkeyle mi? Hayır, sanmıyorum. Bunu istediğimi sanmıyorum. İkimizin de zamana ihtiyacı var Kuzey, görmüyor musun?"
"Üç yıl yeterince uzun bir zamandı ve yanlış hatırlamıyorsam bu zamanı yaratan da yine sendin. Kalan zamanı neden olduğun şeyleri telafi ederek geçirmeye ne dersin? Biraz sorumluluk almaya ne dersin sevgili karıcığım? Zamanmış! Hangi zamandan bahsediyorsun sen Tanrı aşkına?" diye öfkeyle ona baktı Kuzey.
"Sana anlattım, sana az önce anlattım Kuzey. Üzgün olduğumu söyledim, çocukça davrandığımı ve nedenlerimi sana anlattım. Anladığını sanmıştım."
"Her şeyi anlayabilirim Asya bir tek şey dışında. Gitmeni anlarım, beni terk etmeni anlayabilirim ama dönüp arkana bakmamanı asla anlamayacağım. Neden olabileceğini düşündüğün her şeyden kaçtın sen. Beni bütünüyle çaresiz bırakmak için geride bir tek iz bırakmamanı anlamam o kadar kolay değil."
Bu ikisi arasında hiçbir şey kolay olmayacak gibi görünüyordu. İçeri girdiği andan itibaren bir şeylerin arasına girdiğini o anda fark etti. Gitmek ve ikisini her ne yapıyorlarsa devam etmeleri için yalnız bırakmak için ayağa kalktığında Asya ürkek ve yorgun gözlerle ona baktı.
"Sanırım yanlış bir zaman seçtim gelmek için. Aranızdaki sorunları çözmeniz için sizi yalnız bırakacağım ve sanırım en doğrusu da bu. Asya bir ihtiyacın olursa beni nerede bulacağını biliyorsun güzelim." diyerek uzanıp ona sarıldı yeniden.
Burada daha fazla kalmamalıydı. Ortamdaki elektrik herkesi çarpacak kadar güçlü bir akım yaratıyordu ve Kuzey bunca yıl sonra bulduğu karısı ile yalnız kalmak istiyordu. Ona zarar vermeyeceğini biliyordu. İstese de bunu yapamayacağını biliyordu. Asya'ya sarılırken kulağına fısıldadı onun duyabileceği şekilde.
"Korkma, güçlü ol. Bu kez diren ve onun yeniden insana dönüşmesini sağla. Bunu sadece sen yapabilirsin güzelim, diren ."
Uzaklaşıp yüzünü okşadı sevgiyle.
"Yeniden görüşeceğiz Asya." diye gülümsedi. Göz göze geldiklerinde Asya başını salladı sessizce.
Kuzey bütün bu sahneyi sessizce ve kısık gözleriyle izliyordu. Ayağa kalkıp Yalçın'ı yolcu etmek için kapıya yönelirken sert bir şekilde mırıldandı.
"Seni geçireyim."
Yalçın güven vermek istercesine elini sıktı Asya'nın.
"Sakın pes etme. Ne yaparsa yapsın pes etme. Seni korkutmasına izin verme." diye fısıldadı son kez ve ellerini bırakıp Kuzey'in arkasından yürüdü.
Kuzey bahçede, arabanın yanında Yalçın'ın karşısında bir heykel gibi hareketsiz ona bakıyordu. Yalçın kapıyı açmadan onun çelik gibi sert bakışlarına karşılık vererek konuştu.
"Ona fazla yüklenmeyeceğini umuyorum. Geçmişi geri getiremezsin ve geçmişle de yaşayamazsın Kuzey. Onu daha fazla cezalandıramazsın. Onun tarafından da görmeye çalışmalısın olayları. Ona bir bak. Küçük bir serçe gibi ve seni seviyor. Onu korkutmaktansa ona ulaşmaya ve onu anlamaya çalışsan nasıl olur?"
"Ne zamandan bu yana kendini babam yerine koyuyorsun? Nasihat alacak yaşları geçtim Yalçın. Aramızdaki her ne ise bunu ikimiz çözeriz. Ben bir canavar değilim. Öyleymişim gibi davranmanızdan da bıktım."
"O zaman öyle davranma. Sadece kalbini dinle. Sen ne zamandır bu kadar saplantılı davranmaya başladığının farkında mısın peki?"
"Kalbim mi? Saplantılı mı?"
"Kuzey..."
"Kalbimden geri kalanları topluyorum ve ondan önemlisi ruhumun parçalarını bir araya getirmeye çalışıyorum. Saplantılarıma gelince her birinin bir nedeni olduğunu gayet iyi biliyorsun. Şimdi karımla yarım kalan bir konuşmam var, izin verirsen onu tamamlayacağım. Seni ararım."
"Onu incitmeyeceğini biliyorum. Onu hiçbir şeye zorlayamazsın Kuzey. Bu onu tamamen yitirmene neden olabilir." diye mırıldandı Yalçın elini genç adamın koluna koyarak.
"Bu kadar emin olma."
"Eminim. Onu incitmeyeceksin, onu seviyorsun. Sadece bu iki cümleyi söylediğinde her şeyin nasıl da yoluna gireceğini göremiyorsun."
"Seni ilgilendirmeyen şeylere burnunu sokma. Güle güle."
"Onu zorlama. Öfkeni kontrol etmeye çalış, lütfen. Onu sevdiğini biliyorum Kuzey, bunu ona da söyle. Karının bunu duymaya ihtiyacı var. Tabii hâlâ karın olarak kalmasını istiyorsan."
"Hiçbir yere gitmeyecek ve olduğu gibi kalacak. Şimdi izin verirsen içeri girip konuşmamıza devam etmek istiyorum."
Yalçın gülümsedi. Arabaya binerken ona başıyla son kez selam verdi ve arabayı hareket ettirdi.
"Onu incitmeyeceğini sen de biliyorsun." diye mırıldandı.
Hayatı boyunca bu iki cümlenin eksikliğini çeken bir adamın bunu kabullenmesi zordu ama kabullenecekti Kuzey. O kızın hayatına getirdiği sevgi potansiyelinin gücünü görecekti. Asya başaracaktı.

Sen Giderken... Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin