44.Bölüm

44 28 14
                                    

Anlatıcı: Gizem

Cumartesi Günü

Ailelerimiz gençler olarak eğlenmemiz için Sapanca'daki dağ evine gitmişlerdi. Onlar gitmeden bütün hazırlıklar tamamlanmıştı. Tüm yemekleri yapmıştık. Arya ve Vera da bize yardımcı olmuştu. Kutlamayı bahçede yapıyorduk. Kutlama yapılmadan önce Burak'a stüdyoda ufak bir sürprizim vardı. Mehmet Bey stüdyoyu düzenlemek için benden yardım istemişti ben de hem pikabı yerleştirmek hem de posterleri düzeltmek için ona yardım etmiştim. Tüm düzenlemeler bittikten sonra stüdyo hem yaşam alanı hem de kayıt alanı haline gelmişti. Bu odadaki projeksiyon sayesinde hem sinema odası hem de kareoke yapma alanı olmuştu. Kayıt alanı ve yaşam alanının bir arada olması harika olmuştu. Mehmet Bey, Burak evden çıkmadan önce bana mesaj atmıştı. Onlara gittim.Bu arada doğum günü için kot bir elbise giymiştim. Bileğime bir fular bağlayıp ayağıma spor ayakkabı giymiştim. Kapıyı çaldığımda Burak kapıyı açtı karşısında beni görünce şaşırmıştı. Hızlıca konuşmaya başladım. 

-Merak etme parti bizim evde ama hediyeni partiden önce vermek istedim. Hediyen içerde. Bu arada gözlerini bağlamam lazım. 

Bileğimdeki fuları çözerek Burak'ın gözüne bağladım. Etrafını göremediği için söylenmeye başlamıştı. 

-Gizem neler oluyor? Ve neden gözlerimi kapattın? Sabahtan beri babamda da bir haller var zaten.

-Bana güven. Buz pateninde sen benim düşmeme izin vermemiştin şimdi ben senin düşmene izin vermeyeceğim. Söz. 

Biraz zor da olsa aşağı kata indik. Burak heyecanlanmaya başlamıştı. Gülerek sordum. 

-Gözlerini açacağım ama bakma tamam mı?

Ben fuları çözmeye çalışıyordum ama Burak çok uzun olduğu için bir türlü becerememiştim. Kısa bir kız değildim boyum 1.75 idi ama yine de yetişemiyordum. Ve sağ olsun Burak hiç yardımcı olmuyordu. Fuları takarken bana yardımcı olmuştu ama şu an palmiye gibi duruyordu. Daha fazla dayanamayıp konuşmaya başladım. 

-Burak biraz eğilebilir misin boyum yetmiyor.

Burak gülerek eğildi. Böylelikle bende fuları açtım. Burak'a seslenerek gözlerini açmasını söyledim. Çünkü sürprizlerimiz kapıdan başlıyordu. Kapıda Beatles posteri vardı Burak kapıya bakarken ben kapıyı açtım ve Burak şok olmuş bir halde etrafa bakıyordu. Ben dayanamayarak konuşmaya başladım. 

-Beğendin mi?

-Gizem burası şahane olmuş. Bayıldım. 

-Benim asıl sürprizimi daha görmedin. 

Burak'ı yönlendirerek büyük bir hediye paketinin yanına götürdüm paketi merakla açarken içinden çıkan hediyeyi görünce dili tutulmuşa döndü. Ben onun tepkilerine bakarken o hala inanmayan gözlerle bakıyordu. 

-Gizem nasıl olur bu satılmıştı. 

-Evet bana satılmıştı. Ayrıca daha bir şeyi görmedin. Test etmeyecek misin? Yandaki kutuda plaklar var. 

Büyük bir neşeyle bana sarıldı. Ben de ona sarıldım. Plaklardan birini seçip pikabın içine koydu. Pikabın dönmeye başlamasıyla odanın içi müzik sesiyle doldu. Bana tekrardan sarılarak teşekkür etmeye başladı. 

-Gizem sen hayatımda tanıdığım en mükemmel insansın. İyi ki seni tanımışım. Hala inanamıyorum ya. Bu pikap şimdi benim mi? 

-Evet senin. İyi ki doğdun. Belki bu hediye sana doğum günlerini sevdirir diye düşündüm. Bu arada odada bazı küçük detaylar var. Ayrıca babana teşekkür etmelisin çünkü ben sadece yardım ettim. Bütün bu sinema odasına dönüşme fikri falan onundu.

Bir Gizemdir YaşamakHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin