Anlatıcı: Gökhan
Gizem'i ilk defa ağlarken görmek beni aşırı derecede üzmüştü ama anlamadığım şey bunca zamandır benden neden sakladığıydı. Bana daha erken söyleseydi bu kadar üzülmezdi. Kafamı kurcalayan o kadar fazla soru vardı ki hepsinin cevabını kafamda ararken sabah olmuştu. Ben öğrenince bu kadar yıkılmışken Gizem onca zaman nasıl dayanabilmişti? Bu kız gerçekten düşündüğümden daha da güçlüydü.
Sabaha kadar hiç uyuyamayınca duşa girip bavulumu topladım. Eskişehir'i çok gezemesem de bu şehirde o kadar çok şey öğrenip o kadar çok duyguyu yaşadım ki. Kıskançlık, korku, nefret, sevgi, mutluluk ve daha bir sürü şey. Seneye buraya gezmek için tekrar gelmek isterim çünkü burası gerçekten çok ayrı bir yer. Neyse bunları düşünürken tüm eşyalarımı toplamıştım. Gizem'e mesaj attım.
Gökhan: Gizem ben hiç uyuyamadım eğer sen de uyandıysan ve hazırsan kahvaltıya gidelim mi?
Gizemden cevap hiç gecikmedi.
Gizem: Tamamdır. Bavulumu topladım. Asansörlerin orada buluşalım.
Birkaç dakika sonra asansörlerin önündeydik. Gizem'i ilk gördüğüm an ona sıkıca sarıldım çünkü akşam ona ya kötü bir şey olursa diye düşünmüştüm. Gizem hem çok yorgun hem de üzgün gözüküyordu. Haklıydı. Yaşadığı şey oldukça zordu. Ne demişti " Ya sevdiklerime zarar verirse." bu kız böyle bir durumda bile kendisinden önce sevdiklerini düşünüyordu. Bu duyguları taşımak cidden zordu. Dayanamadım ve konuşmaya başladım.
- Gizem merak etme bulacağım o notları yazanı.
- Gökhan sana söylediğime pişman etme beni. Benden habersiz bir şey yapma. Aklım sende kalmasın.
- Gizem neden kendini düşünmüyorsun neden kendi hayatından önce bizi düşünüyorsun?
- Gökhan üç gün önce hayatımıza giren çocuk bile anladı ama sen hala anlamıyorsun.
- Beni Burak ile karşılaştırma Gizem. Sakın.
- Gökhan ben size değer veriyorum. Bunu anlaması zor değil. Hani sen dün akşam benim yüzümden uyuyamadın ya işte ben bu yüzden sana söylemekten kaçtım.
- Gizem bak kavga etmeyelim lütfen. Buradaki son saatlerimizi iyi geçirelim.
- Haklısın.
Kahvaltı boyunca havadan sudan konuştuk. Bu ikimizin de kafasının dağılması için iyi oldu. Kahvaltımızın sonlarına gelirken Gizem'in ailesi ve kızlar geldi. Hep beraber oturup sohbet ettikten sonra biz izin isteyip ekiplerimizle ilgilenmeye gittik. Gizem'e çalışmak, ailesiyle ve kızlarla vakit geçirmek iyi geliyor. Gizemle konuşup şu sponsorluk işini kutlamaya çalışacağım. Eminim bu ona iyi gelir.
Gizemle her şeyi kontrol ettikten sonra Sinan Abinin arabasıyla yola çıktık. Arya öne oturdu. Bizde Vera, Gizem ve ben arkaya oturduk. Arya arabaya binmemizle radyoyu açtı ve bağıra bağıra şarkı söylemeye başladı. Gizem ve ben gülerken Vera ve Sinan Abi şarkıya eşlik ediyordu. Birkaç şarkı sonra Gizem'in sokakta söylediği şarkı çalmaya başladı. O an ikimizde birbirimize aynı anda bakıp gülmeye başlayınca bakışlar bize döndü. Gizem olayı toparlamak için aramızda bir espri olduğunu söyleyip geçti ama kızlar çok ikna olmadı.
Birkaç şarkı sonra omzumda bir ağırlık hissettim. Gizem tüm gürültüye rağmen uyuyakalmıştı. Hem de benim omuzumda. Onun uyuması için hiç kıpırdamadan oturdum. Bir süre sonra gözüme gelen ışıkla uyandım. Gizem hala uyuyordu. Arya fotoğrafımızı çekmeye çalışıyordu. Cidden bu ikisi ne yapmaya çalışıyordu bilmiyorum ama ikisi de deli. Onlar gülmeye devam ederken Gizem uyandı ve nerede olduğunu anladığı an hemen dikleşti ve kendini toplamaya çalıştı. Onun bu uyku sersemi halleri o kadar komik ki size anlatamam. Kendine geldikten sonra geziyle alakalı sorular sormaya başladı. Onu dün akşamki ruh halinden sıyrılmış olarak görmek beni çok daha mutlu ediyordu. Bu kıza gülmek gerçekten çok yakışıyor. Neyse konudan sapmayalım. Uzun bir yolculuğun ardından İstanbul'a vardık. Yol uzun olsa da zaman çok hızlı geçti. Sinan Abi önce beni eve bıraktı sonra da kızlarla birlikte siteye doğru devam etti. Gizem eve vardıklarında bana mesaj attı.
Gizem: Biz eve vardık. Umarım omzunu çok ağrıtmamışımdır.
Gökhan: Saçmalama Gizem. Bu arada uyurken çok tatlı oluyorsun .
Gizem: Çok komik cidden. Yarın sponsorluk toplantısı var. Beraber mi gideriz?
Gökhan: Evet Gizem. Eğer sana uygunsa ben yarın erken gelirim hem şu sponsorluğu konuşuruz hem de eğer istersen ve ailene de uyarsa bir kutlama yaparız akşam. Ne dersin?
Gizem: Annemle konuşurum. Eğer ona uyarsa sen sizinkileri de alıp gelirsin. Hem yemeklerden bazılarını ben yaparım.
Gökhan: Sen annenle konuş bizimkilerle ona göre konuşurum.
Birkaç dakika sonra Gizem annesiyle konuşmuş bana mesaj yazıyordu.
Gizem: Annem olur dedi. Sizinkiler de mutlaka gelsin ama.
Gökhan: Söz konuşacağım. Bu arada geçen gün Vera'ya canı çekti diye mozaik pasta yapmışsın ben de istiyorum.
Gizem: Tamam yaparım. Başka istediğin bir şey var mı?
Gökhan: Düşünmem lazım. Eğer canım bir şey çekerse zaten yarın sana söylerim.
Gizem: Vazgeçtim. Anneme yardımcı olacağım. Bir de mozaik pasta yapacağım o kadar.
Gökhan: Tamam tamam. Kızma hemen. Ayrıca bana krep sözün var onu da unuttum sanma;)
Gizem: Kahvaltıya gelirsen bir gün yaparım. Şimdi eve o kadar misafir davet ettik anneme yardımcı olmam lazım. Görüşürüz.
Gökhan: Görüşürüz.
Gizem: Annenle konuştuktan sonra bana mesaj atmayı unutma sakın!!!
Gökhan: Tamamdır.
Bu Gizem gerçekten çatlak ama zaten çatlak olmasa bu kadar iyi anlaşamayız. İyi ki var valla. Deli kız. Yarın sponsorluk işi için Burak gelir mi acaba? Geçen gün Gizemle yaptıkları konuşmaya bakılırsa gelmeyecek gibi konuşmuştu ama gelirse de şaşırmam. Neyse ne Gizem'in yanında ben olacağım dolayısıyla problem yok. Bu arada annemle konuştum. Yarın Gizemlere annem ve babamda geliyor. Epeyce kalabalık olacağız. Eminim bu Gizem'e iyi gelecektir. Bakalım yarın neler olacak. Aslında ne olursa olsun Gizem mutlu olsun çünkü ona gülmek çok yakışıyor.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Bir Gizemdir Yaşamak
Ficção AdolescenteBen Gizem. Hayallerini hedefe dönüştüren ardından da gerçeğe dönüştürmek için gece gündüz çalışan o kız benim. Yolumuz uzun. Bu yolda bana eşlik edip beni tanımaya hazır mısın?
