6.Bölüm

189 85 38
                                    

Anlatıcı: Gizem 

Metroya bindiğim andan itibaren birçok gözün bana dönmesi beni çok rahatsız etti ama artık yapacak bir şey yoktu. Gökhan ile buluşuncaya kadar sabretmek zorundaydım. Şu topuklu ayakkabıyı kim icat ettiyse gerçekten bu kadar rahatsız bir şey yok. Daha şimdiden ayaklarım ağrımaya başladı. İçimde bir yandan dünün mutluluğu bir yandan da atölyede neler konuşulacağının ve benim neden böyle giyindiğimin merakı var. Kafamdaki soruların yanıtlarını alabilmek için Gökhan'ı aramakta bir sakınca görmüyorum. Açıyor ama tüm sorularımı yanıtsız bırakarak bana nerede olduğunu söylüyor. Metrodan indiğimde duraktan kısa bir yürüyüşle ulaşabileceğim bir mesafede. En azından yanına ulaşmadan düşme şansım daha az diye içimden geçirmeden edemiyorum.

Gökhan bugün normal halinden epey farklı. Kızlar ona bakmaktan kendini alıkoyamıyor. Sanırım benim aklımdan geçirdiklerimi o da aklından geçiriyor çünkü ben de bugün normalden epey bir farklıyım. Vera ve Arya sayesinde tabii ki. Gökhan'la buluştuğuma göre onları daha fazla meraklandırmamak için bir an önce onları aramalıyım. Onları arayacağım derken önüme bakmadığım için az kalsın düşüyordum ama Gökhan beni hemen tuttu. Koluna girdim çünkü yürüyemiyorum. Kızları aradım ve bana haberlerden bahsettiler. Gökhan ve ben şok olmuş bir halde birbirimize bakıyorduk. Bugünkü konuşmanın neden bu kadar önemli olduğunu daha yeni yeni anlıyorduk. Belki güzel bir sponsorluk almış bile olabiliriz ve bu bizim için çok güzel olur. Daha büyük kitlelere ulaşmamız için çok büyük bir şans. Gökhan da en az benim kadar heyecanlı. Gökhan'a dayanamayıp soruyorum.

- Bazen yaptığım işten dolayı kendimi o kadar şanslı hissediyorum ki anlatamam.

-Lise öğrencisiyiz ama ikimizde hiç yerimizde durmadan koşturuyoruz ve ideallerimize yavaş yavaş ulaşmaya başladık. Sence bugün neden çağırıldık?

- Haberlere bakacak olursak ya teşekkür ya da sponsorluk.

- Umarım başka illere de yayılma şansımız olur.

- Umarım ama ne olursa olsun ben dünkü organizasyondan daha büyüklerini yapacağımızı hissediyorum. Sanırım artık büyüme zamanı geldi.

- Sanırım. Gizem biliyor musun dün akşam beni çok mutlu eden bir şey oldu.

- Ne oldu?

- Ben uzun bir süredir gerçekten büyük bir aile olduğumuzun farkına vardım. Siz zaten doğduğunuzdan beri Arya ve Vera ile kardeş gibisiniz ama ben sonradan aranıza katılmama rağmen sanki en başından beri sizinleymişim gibi hissediyorum.

- Şu an bir duygulandım ama ağlamayacağım yoksa kızlar kafamı kırar makyajım bozuldu diye. Sabah beni bir süslediler inanamazsın. Yok böyle azim. Acaba kızlara fotoğraf mı atsak hem mutlu olurlar.

- Tamam ver telefonunu ben çekiyim.

Fotoğrafı çektikten sonra bana gösterdi çok farklı ve güzel çıkmışım.

- Bu kızlar galiba beni baştan yaratmış.

- Dürüst olmak gerekirse ilk başta tanıyamadım ama baya güzel olmuşsun.

- Çok teşekkür ederim ama ben pek mutlu değilim bu kıyafetle.

- Neden?

- İnsanlar bir garip bakıyor.

- Gizem atölyeye vardık ama unutma bu konuyu çıkışta konuşacağız.

- Tamamdır.

İkimizde heyecanla içeri girdik. Bu binanın iki katı atölyeye ait üst kat kullandığımız malzemeleri depoladığımız alan alt kat ise toplantıların ve bazı eğitimlerin yapıldığı alan. Biz bugün alt katta iki numaralı toplantı odasına doğru ilerledik. Odada tanımadığım bir adam ve atölyenin kurucuları karşılıklı oturup konuşuyordu. Kapıyı çaldık ve içeri girdik. Kendimizi tanıttık ve bizi tanıdıklarını ve uzun bir süredir yaptığımız işleri desteklediklerini söylediler. Biz oldukça mutlu olduk. Bizden yarıyıl tatilinde Eskişehir'de bir haftada iki tane yüz ellişer kişilik organizasyon ve aynı zamanda yirmi kişilik bir söyleşi istediler. Bu söyleşi bu yola nasıl çıktığımızı ve neler yaptığımızı anlatan bir konuşma gibi olacakmış. Bu Gökhan ve benim çok ilgimizi çekti çünkü çok uzun bir süredir özel çocuklarla ilgilenmek istiyorduk. Bu bizim için çok büyük bir şans aynı zamanda gurur çünkü onlara yapabileceklerini göstermek bizim için tarif edilemez bir his. Bu sponsorlukla beraber yeni yerlere erişebilme imkanımız var ve belki ekipman skalamızı genişletme fırsatı da doğabilir. Bu çok güzel bir olay ve bu olayı sağlayanlardan biri olmak çok büyük bir mutluluk. Daha fazla çocuğa ulaşmak demek daha fazla umut demek. Sanırım duygularımı ifade edemiyorum. Binadan çıktığımda mutluluktan uçuyorduk.

- Gökhan bizimkilere şaka yapmaya ne dersin?

- Nasıl olacak o?

- Bize teşekkür etmek için çağırdıklarını söyleyelim sonra da haberi patlatırız.

- Olur bana uyar.

- O zaman bize gidiyoruz.

Eve varana kadar bizimkileri nasıl kandıracağımızı konuştuk ve tabii Eskişehir planlarını. Ben daha önce Eskişehir'e dört defa gittiğim için şehri biliyorum dolayısıyla Gökhan'ı orada biraz gezdirebilirim. Tek problem bu yarıyıl tatilinin yarısını ailemden ve kızlarda uzak geçirecek olmamdı ama olsun eminim onlarda benim için mutlu olacaktır.

Bir Gizemdir YaşamakHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin