37.Bölüm

44 34 4
                                    

Anlatıcı: Gökhan

İnsan bazen her şeyi içinde tutar sonra bir olay olur ve içindeki tüm duygular kopar ya benim içimdeki o kopma anı da kahvaltıda olan olay oldu. Sinan Abi haklıydı. Ben Gizem'i kıskanıyordum. Burak Gizem'in yanında olunca sanki Gizem benden kilometrelerce uzaklaşıyormuş gibi geliyordu. Böyle koşsam bile yetişemeyecekmişim gibi bir his kaplıyordu içimi. Biliyorum çok saçma ama kendime engel olamıyorum. O yüzden bugün Gizem ile baş başa kalınca konuşmaya karar verdim. Arya ve Vera gittikten sonra ben de eve gidip bilgisayarımı aldıktan sonra tekrardan Gizemlere gittim. Gizem'in anne ve babası alışverişe gidiyordu. Ayaküstü biraz konuştuktan sonra onlar çıktılar. Biz de yapacağımız atölye için program hazırladık. Bu atölye yapacağımız en büyük atölye olacaktı. Dolayısıyla ekipmanların eksiksiz olması gerekiyordu. Gizem ile hem konuşuyor hem de çalışıyorduk. Bir süre sonra ara verdiğimizde Burak konusunu açtım. Gizem'in o çocuğa karşı neler hissettiğini bilmem gerekiyordu.

-Burak'ın sesi de çok güzelmiş. Geçen gece oldukça iyiydi.

-Sesi cidden çok güzel. Sizin anlaşıyor olmanız beni çok mutlu ediyor.

Bizim iyi anlaşmamız neden onu mutlu ediyor? Ya da biz iyi mi anlaşıyoruz?

- Burak ile oldukça yakın arkadaş oldunuz.

-O çok iyi kalpli biri. Sanki yıllardır aramızdaymış gibi hissediyorum.

- Bence seviyeni koru yine de. Sonuçta toplasan kaç haftadır tanışıyoruz ki?

- Gökhan başka biri onun yerinde olsaydı Arya'nın doğum gününde sahneye çıkar mıydı?

- Neyse biraz daha çalışalım sonra konuşuruz bu konuyu.

Eğer konuyu kapatmazsam kavga edeceğimizi biliyordum dolayısıyla çalışmak ve daha sonra konuşmak daha doğru geldi. Gizem Burak'a gereğinden fazla değer veriyordu ama daha tanımıyordu bile. Tamam ben de kötü bir insan demiyorum ama bu kadar yakınlık çok fazla. Aklımda milyonlarca düşünceyle çalışmak çok zordu. Bir de üstüne Gizem'in telefonuna gelen mesajların sesi eklenince çalışmak gerçekten imkansızlaşıyordu. Gizem hem çalışıyor hem de arada gelen mesajlara gülerek cevap yazıyordu. Mesajlaştığı kişinin kim olduğunu sormak istiyordum ama soramıyordum çünkü alacağım cevaptan sonra sinirimi kontrol edememekten deli gibi korkuyordum. Yapacağımız işlerin birçoğunu yaptıktan sonra merakıma yenik düşüp sordum.

- Kiminle mesajlaşıyorsun?

- Burak'la mesajlaşıyorum.

- Gizem bu çocuğun sana bu kadar yakın davranması benim sinirlerimi bozuyor. Peşinde zaten bir manyak var bir de Burak olunca iyice deliriyorum.

- Burak ile notları yazan kişi arasında ne gibi bir ilgi var?

-Bak Burak'tan hoşlanmıyorum. Onun senin çevrende olmasını istemiyorum.

- Sen neden bahsediyorsun?

Seslerimiz yükselmişti ve Gizem'in Burak'ı savunması sinirlerimi daha da zıplatıyordu.

-Gizem notları yazan kişi bu kadar sana yakınken senin bu kadar rahat olman beni delirtiyor.

- Gökhan hayatımı bir psikopatın şekillendirmesine izin vermeyeceğim. O adama bu şansı vermeyeceğim.

Gizem sinirle elini masaya vurmuştu.

-Bu konuda haklı olabilirsin ama Burak'tan uzak duracaksın.

- Sen ne zamandan beri benim hayatıma karışır oldun?

- Gizem saçmalıyorsun şu an.

O sırada bizi bölen şey Arya ve Vera'nın sesleri oldu. Arya yüksek sesle konuşmaya başladı.

- Ne oluyor ya? Bir sakin olun. Gökhan sen Gizem'i biraz yalnız bırak. Gizem sen de sakinleş. Sonra konuşursunuz ne konuşacaksanız.

Anlaşılan fazla sesli bir biçimde kavga etmiştik. Ben eşyalarımı toplarken Gizem odasına çıkmıştı. Olayların bu kadar büyüyeceğini tahmin etmemiştim. Yarın okulda mutlaka karşılaşacaktık ve aramızı düzeltmenin bir yolunu mutlaka bulurduk ama şu an ikimizde çok sinirliydik. Biraz daha konuşsaydık fazlaca kalp kıracaktık. Arya ve Vera bana neler olduğunu soruyordu ama onlara anlatamazdım. Büyük ihtimalle benim suçlu olduğumu söylerlerdi. Tüm bu duygularla eve doğru yürüdüm.

2 saat sonra

Eve vardıktan sonra kavgamızı düşündüm. Gizem'i bir türlü anlayamıyordum. Bir aydır tanıdığı bir çocuk için kaç yıllık arkadaşıyla kavga etmişti. Ben tüm duygularımla içimdeki kapana hapsolmuş vaziyetteydim. İşin kötü tarafı Gizem'in telefonu kapalıydı, Arya ve Vera ise telefonlarımı açmıyordu. Anlaşılan Gizem de benim kadar sinirliydi ve kızlarda onunla ilgileniyordu. Tüm bunları düşünürken Sinan Abiden mesaj geldi.

Sinan: Neden kavga ettiniz bilmiyorum ama bize gel konuşalım.

İçimden o kadar çok şey yazmak geliyordu ama en merak ettiğimi sordum.

Gökhan: Gizem nasıl?

Sinan: Yalnız kalmak istediğini söylemiş.

Gökhan: Sinan Abi kızlar olmadan konuşsak olur mu?

Sinan: Merak etme Arya'yı Veralara gönderirim.

Mesajdan sonra hızlıca hazırlanıp yola çıktım. Anlaşılan Gizem hiçbir şey anlatmamıştı ve hala çok sinirliydi. Ama bende çok sinirliyim. Sinan Abi ile ne konuşacağımızı bilmiyordum. Belki o beni anlardı. Kapıyı çalmadan önce Gizem'in odasının camına baktım. Işıkları yanmıyordu. Belli ki o da çok üzgün ve kızgındı. Aryaların kapısını çalınca kapıyı açan Sinan Abi oldu. Onun odasına doğru yürüdük. Sinan Abinin odası Gizemlerin bahçesine bakıyordu. Gizem'in babası bahçedeki şömineyi yakıyordu. O sırada Sinan Abi konuşmaya başladı.

- Gökhan direkt konuya gireceğim kavga etme sebebiniz Burak mı?

- Evet.

Ben bunu söylerken Gizem üstünde sweatshirtle ateşin başına oturdu. Ona olan sinirim geçmemişti ve o orada otururken dikkatimi toplayamıyordum.

- Gökhan şimdi sana bir şey söyleyeceğim. Sen Gizem'den hoşlanıyorsun. Az önce bahçeye çıktı ve sen ondan bir saniye olsun bakışlarını çekmedin. Buraya gelmeden önce camına baktın.

Bunu Sinan Abiden duymak bana garip gelmişti. Ne cevap vereceğimi bilememiştim.

- Sinan Abi bu konuyu kapatsak.

- Olur ama ben kapatsam bile kalbinde bu konu hep açık kalacak.

Havadan sudan sohbet etmeye başladık. Bir süre sonra bahçeye baktığımda Burak Gizemlerin bahçesinde Gizem'e doğru yürüyordu. Ne yani Gizem kızlara yalnız kalmak istediğini söylemişti ama şimdi Burak ile mi dertleşecekti. Kavga sebebimiz olan çocukla. Sinan Abi de bahçeyi izliyordu. Burak Gizem'e içeri gidip battaniye getirdi ve konuşmaya başladılar. Sinan Abi konuşmaya başladı.

- Gökhan bir sakin olur musun? Gizem çocuğa arkadaşça yaklaşıyor. Hem aralarında bir şey olsa bilirdin.

- Sinan Abi, Gizem ile sen de konuşur musun?

- Bunu benden isteme Gökhan. Burak cidden iyi biri. Bence önceliğin Gizem ile aranı düzeltmek olsun. İkisini birbirinden uzaklaştırmak değil. Yoksa üzgünüm ama hoşlandığın kızı kaybedersin.

- Haklısın. Yarın okula gitmeden bu işi halletmeliyim.

Konuyu çözmem gerekiyordu. Gizem ile daha önce hiç bu kadar büyük bir kavga etmemiştik. Arada sırada tartışırdık ama hiçbir zaman sesimizi bu kadar yükseltmemiştik. Sinan Abi ile biraz konuştuktan sonra kalkmaya karar verdim. Kalkmadan önce son kez camdan dışarı baktım ve gördüğüm manzara beni yeniden kızdırmaya yetti. Bu seferki sinirim hem Gizem'e hem kendimeydi. Sinan Abinin dediği gibi belki de Gizem'i şimdiden kayıp etmiştim.

Bir Gizemdir YaşamakHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin