43.Bölüm. "Doğruluk."

13.3K 586 113
                                        

MEDYA: Bölümden bir parça *-* “My fav part of the story.” Diyebileceğim bir yer *-*

PLAYLİST: Beyoncé – Haunted (Daha önce koymuş olabilirim. Ama bölüme yakıştığını düşünüyorum.)

İyi okumalar *-*

--

43.BÖLÜM. “DOĞRULUK.”

Derin’den,

Çerez tabaklarını alıp mutfağa doğru ilerlerken, şaşkınlık içerisindeydim. Poyraz’ın büyüsüne kapılmıştım. Az önce yaşadıklarımız, akıl almaz bir şekilde gerçekti. Ona izin vermiştim. Beni kurtarmasını istemiştim. Tepsiyi bankonun üzerine sertçe bıraktıktan sonra derin bir nefes verdim. Kalbim hala atabilecek son hızında atıyordu. Elimi kalbimin üzerine koydum. Gözlerimi yumdum ve az önce olanları hatırlamamaya çalıştım.

Tekrar gözlerimi açtım ve çerez tabaklarındakileri artıkları çöpe boşaltıp kısaca duruladım. Bulaşıklığa yerleştirdikten sonra ellerimi bankoya dayadım ve soluklanmaya devam ettim.

Poyraz’a son bir hal vermiştim. Beni kurtarması için son bir hak. Zaten bu dünyada yaşamam için kalan tek sebep intikam ve annemdi. İntikamı aldıktan sonra, yaşamak için bile pek bir sebep bulamıyordum. Annem ile pek yakın değildik. Bensiz yapabilir miydi?

“Saçmalama,” diye fısıldadım kendi kendime. Düşüncelerimi sesli bir şekilde uzaklaştırmaya çalıştım. Boş soda şişlerini çöpe attım ve dolaptan meyve alıp durulamaya başladım. Meyveleri tabağa doğrarken, Poyraz mutfağa geldi.

“Bir yardım gerekli mi?” diye sordu. Bıçak ve meyveleri bankonun üzerine bıraktım. “Şunları doğrar mısın? Ben lavobaya gitmeliyim.” Poyraz yanıma geldi ve bıçağa bir yabancı gibi baktı. Sağ eliyle bıçağı kavradı ve inceledi. Poyraz’ı arkamda bırakarak, salona uğradım ve telefonumu aldım. Ardından lavobaya girdim ve klozetin kapağını kapatıp üzerine oturdum.

Ecmel’in üzerine tıkladım ve mesaj atmaya başladım.

Gönderilen: Ecmel :*

Ecmel? Kırmızı alarm!

Telefon ekranının kararmasıyla mesaj sesi gelmesi bir oldu. Poyraz’ın dinliyor olabileceğini düşündüm ve telefonu sessize aldım.

Gönderen: Ecmel :*

Ne oldu? Bartu’nun yanındaydım koşarak banyoya girdim. Çabuk ol!

Gönderilen: Ecmel :*

Poyraz burada ve biz biraz ileri gittik.

Bacağımı sallamaya devam ederken dudağımı dişledim. Öpüşmenin uzun sürmesi, biraz olsun ileri gittiğimizin göstergesiydi, değil mi? Ekran aniden aydınlandığında, Ecmel’in beni aradığını fark ettim.

“Alo?”

“Az önce ne dedin sen!” Kulağıma büyük bir uğultu geldiğinde gözlerimi yumdum.

“Birazcık. Fazla değil!” Kendimi savunma biçimim muhteşemdi.

“Bir şey lazım mı? Yani bilirsin işte.” Kısa bir sürelik bekleyişten sonra kaşlarımı çattım.

“Ecmel!”

“Tamam, tamam. Onun orada ne işi var? Siz küs değil miydiniz?” Dudağımı dişledim. İşte beklediğim, ama gelmesini istemediğim soru!

“Ya, bilmiyorum.”

“Pekâlâ, sakin ol. Poyraz bir şeyler peşinde olmalı. Biraz vakit geçir. Annen gitmeden gönder,” Ecmel görmese dahi kafamı salladım. “Ve sakın ileri gitmesine izin verme.”

YIKINTIBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin