53.Bölüm. "Küller."

10.7K 483 102
                                        


Medyada benim ve bir okuyucunun yaptığı çalışma var :'D


Playlist'te ise okuyucudan gelen kısa bir video! İzlemenizi öneririm. Bu tatliş şey için ayrıca teşekkür ederim! :') Eğer sizinde çalışmalarınız var ise bana atabilirsiniz!


Önceki bölümde gelen yorumlar için çok teşekkürler! Bu bölümde gelirse çok mutlu olurum. :) İyi okumalar!


Ve ve, eğer bir şarkı istiyorsanız, Sarah Jaffe ~ Swelling 'i veya Gripin- Sen Gidiyorsun'u öneriyorum.


Tekrar ve, ve, ve, ilk bölümün medyasında yeni tanıtım filmimiz var! :D


-


53.BÖLÜM. "KÜLLER."


Kelimeler.


Bu dünya üzerindeki belki de en tehlikeli şeydir; kelimeler. Öyle bir zehirdir ki bu, insanı acı içinde bırakır. Her bir harfin birleşerek oluşması gibi, her bir acının birleşmesiyle oluşur bazen. Bazen ise, mutlulukların sembolüdür kelimeler. Her bir harfin altında yatan onca anlam vardır ve gün yüzüne çıkan sadece iyi olanlardır.


Kalbimin ağzımda attığını hissedebiliyordum.


Üzerimde her zaman hissettiğim o yıkıntı yoktu. Ayağa kalkabildiğimi hissediyordum. Yaralar içinde kalmış bedenimin, öldürücü rüzgâra karşı ayakta durduğunu hissedebiliyordum. Güneşi hissedebiliyordum. Tenimi yalayıp geçen o meltem yelini hissedebiliyordum. Saçlarımın arasından süzülürken, bana yavaşça selam verdiğini hissediyordum. Bunca zamandır ilk defa, yaşadığımı hissediyordum.


Küllerimden yeniden doğduğumu hissediyordum.


Artık o yıkıntıların altında olmadığımı görebiliyordum. Birçoğu kül olmuştu ve o sarsıcı rüzgâr ile taşınmıştı. Ve kalanlar ise, etrafımı tekrar sarmaya başlamıştı. Mutluydum. Belki yıkıntılar hala oradaydı; ama artık varlıkları beni önceki kadar rahatsız etmiyordu. En azından, artık, güneşi görebiliyordum. Etrafımda dolaşan onca şeyi görebiliyordum.


Çıplak bedenimin güneş ışığı ile ısındığını hissettiğimde, gözümden bir damla yaş süzüldüğünü fark ettim.


Bu gerçekti.


Gerçekti!


Duyduğum kelimeler, her şeyi yıkmıştı. O beş harfin altında yatan anlam beni uyandırmıştı. Güçlü kılmıştı. Küllerimden doğmamı sağlamıştı.


Sırtım hala Poyraz'a dönükken çoktan ağlamaya başladığımı fark ettim. Beni sevdiğini söylemişti. Beni sevdiğini söylemişti. Beni sevdiğini söylemişti! Arkamı hızla dönerek Poyraz'a doğru koştum ve sıkıca sarıldım.


Sımsıkı.


"Yaşıyorsun," diye fısıldadım. Ölümü kucağına almış biriydi ama hala Poyraz, Poyraz gibi kokuyordu. Kokusunun yerini alan boşluk uzun süredir gözyaşlarımı biriktirmişti ve şimdi tamamen özgürdüler. "Poyraz yaşıyorsun."

YIKINTIBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin