FİNAL-1

5.1K 257 50
                                        

"Güzelim" diyerek dizimdeki kafasını bana doğru uzatan adamın saçlarını okşayarak alnını öptüm.

"Efendim" dememle biraz daha yükselip dudaklarıma minik bir buse kondurmuş ve tekrar dizime yatmıştı.

"Seni çok sevdiğimi söylemiş miydim?" Diye sorduğunda her gün rutin olarak tekrarladığı bu soruya kahkaha atmıştım.

"Hayır söylemedin malesef, biraz daha sesli konuşur musun?" Dememle dudaklarını gererek daha da çok gülümsemiş ve aniden yerinden kalkmıştı. Ben daha ne olduğunu anlayamazken kollarını iki yana açarak bağırmaya başladı.

"Arkadaşlar bir saniye buraya bakar mısınız?!" Dediği anda söylediğim cümleye küfür ederek gömleğinin kenarını tutup oturması için çekiştirdim.

"Alper ne yapıyorsun?" Diye dişlerimin arasından fısıldarken o beni umursamadan yüzüme bakıp göz kırpmış ve konuşmasına devam etmişti.

"Yanımda görmüş olduğunuz bu muhteşem derece yakışıklı, seksi, kibar ve iyi kalpli adamı ben ölümüne seviyorum!" diye konuşmasına devam ederken çevresindeki insanların yüzlerinde gözlerini gezdirip devam etti.

Bende o sırada domatese dönmüş bir biçimde gömleğini çekiştiriyordum.

"Bu size uyar uymaz, seversiniz ya da bizden nefret edersiniz umrumda değil ama benim kalbim sadece bu adam için atıyor ve ölene kadar da onun için atmaya devam edecek!" dedikten sonra bana dönüp hayran olduğum gülümsemesini yüzüne yerleştirdi ve dizlerinin üzerine çökerek cebinden bir kutu çıkardı.

Minik siyah kutu aralanırken benim gözlerimden yaşlar yanaklarıma doğru süzülmeye başlamıştı bile.

"Ve şimdi sevgimizin sonsuza kadar süreceğinin bir göstergesi olarak sana evlenme teklifi ediyorum. Okay benimle evlenir misin?" derken boncuk gözlerinin içi parlıyordu.

Elimin tersiyle gözlerimin yaşlarını silerken kafamı hızlı hızlı sallayıp gülümseyerek dolu dolu bir "Evet!" demiştim.

Onun da gözyaşları benim gibi yanaklarından süzülürken elimi büyük ellerinin arasına aldı ve narin gümüş yüzüğü parmağına geçirdi. Yanında duran benimkine oranla biraz daha büyük olan yüzüğü ise ben onun parmağına geçirirken arkadan gelen alkış ve ıslık seslerini duyuyordum.

"Seni seviyorum" diye tekrar ederken omzularımdan tutup beni kendine çekti ve sıkıca sarıldı. Ben de onun tutuşuna karşılık olarak daha da sarılıp, omzuna sıkı bir öpücük bırakmıştım.

Bir süre bu şekilde bekledikten sonra geri çekilip yan yana durarak insanların ilgisini bizden çekip normal hallerine geri dönmesini, kafamı Alper'in omzuna koyarak izlemiştim.

"Çok mutluyum" dememle o da saçımı öpmüş ve omzundaki elini hareket ettirerek sıkmıştı.

"Demek zorla beni buraya getirmenin sebebi buydu ha" derken yüzümdeki sırıtmayı bir türlü silemiyordum.

Resmen deliler gibi sevdiğim sevgilim bana evlenme teklifi etmişti.

"Hastanede yatarken bir rüya gördüm" dedikten sonra tekrar saçımı öptü ve yanağını saçlarıma dayayarak konuşmaya devam etti. "Böyle yeşillik bir yerde çimlere uzanmıştık, biraz konuştuk ve birbirimizi öptük. Düşününce çok basit bir rüya gibi durabilir ama kendimi kelimelere dökemeyecek kadar huzurlu hissetmiştim o an" dediğinde tanıdık gelen rüya ile birlikte şaşkınlıkla dudağım aralanmıştı.

"Aynı masmavi gökyüzünün altında gülümseyerek birbirimizi izliyorduk" dedikten sonra küçük bir kıkırtı bıraktı ve dizinde duran elimi tutarak parmaklarınızı iç içe geçirdi.

"Ben de o anı tekrar yaşayıp, üstüne de bir şeyler eklemek istedim" dediğinde ne ara tekrar ağlamaya başlamış olduğumu anlayamamıştım.

"Ama güzelim ağlama" dese de onun da benimle birlikte gözlerinden damlalar süzülüyordu.

"Mutluluktan ağlıyorum" dediğimde ikimiz de kısa bir kahkaha atıp sıkıca sarılarak arkamızdaki ağaca yaslandık.

Yaşadığımız o korkunç olayın üzerinden yaklaşık iki sene geçmişti ve Alper tekrar eski sağlığına kavuşmuştu. Üniversite bittikten sonra da ikimiz işe girip en son çıktığımız evden de ayrılmış, konum ve dekor açısından bize daha uygun olan bir yere yerleşmiştik.

Alper'in abisi bizi hala arayıp sorsa da genel olarak ailesi ile ilişkisi tamamen bitmişti. Yaşanan olayların sonunda ikimiz de benzer yollardan geçerek bir şekilde birbirimizi ve o filmlerde geçen gerçek aşkı bulmuştuk.

Düşüncelere dalmış bir şekilde ellerimizi izlerken Alper'in dediği kelimeler beni kendime getirip kahkaha atmamı sağlamıştı.

"Düğünümüzü nerde yapsak acaba? Bence kışın ortasında, karların içinde siyah takım elbiselerinizi çekip yapalım. Gelen konukların da götleri donsun"

"Ya da yazın sıcağında kumsalda yaparız, herkesin yüzü pespembe yanarken" dememle o da gülmüştü.

Huzurla geçireceğimiz yılların hayalini kurarken bile kalbim heyecanla çarpıyordu.

~SON~

Hayır hayır ağlamıyorum gözüme bir kurgunun daha sonuna gelmemiz kaçtı. Gerçi bir final daha olacak Murat ve Ali için ama olsun :')

Biraz ara verilmiş olsa da, aksaklıklar yaşansa da bir şekilde bitti ballarım bu kurgu da. Çok severek yazdığım bir kurgu oldu güldük, eğlendik, ağladık ama her şeye rağmen çok güzeldi benim için umarım sizin için de güzel ve eğlenceli bir serüven olmuştur.

Neyse bu sefer fazla konuşmayacağım bebeklerim, hepinizi çok çok seviyor, kocaman kocaman öpüyorum. Görüşürüzzzz ✨✨

MESAJ / GAY / TEXTINGHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin