13; birlikte uyuyalım

65.3K 6.1K 8.1K
                                        

Upuzuun bölümle geri dönen yazar^_^ Bi ara ben yazarken bile feels yüzünden ağlayacaktım! Değerimi bilin kkk Sizi seviyorum ve yorumlarınızı beklemekteyim~

İyi okumalar♡

Yer: Korsan Sokağı, Gangnam

Tarih: 27.09.2016 19.35

Gri boyanmış kapıyı ittirirken içeriden gelen bağırışların ve çığlıkların sebebini deli gibi merak ediyordum. Kendimi tutamamış, anneme söylediğim 'dolaşma' bahanesiyle buraya kadar gelmiştim. Gerçekten bir kavga olup olmayacağını teyit edecektim. Yoksa benim gibi bir ineğin, havanın karardığı bu saatlerde; ıssız ve korkunç ara sokaklarda ne işi olurdu ki? Sadece merakımdan bir gün kazığa oturtturulacaktım ama haberim yoktu.

Barın girişine adım attığımda iliklerimi kurutan görüntü ve zifiri karanlık, adrenalin seviyemi zirveye çıkardığında ağır ağır ilerlemeye devam ettim ve insanların çember yaptığı kısmın içine doğru sızmaya çalıştım. Sırtıma çarpan bir dirsek yüzünden öksürsem de kafamı iki yana salladım ve başka birinin de kalçama dokunduğunu hissettiğimde kendimi silkeleyerek dairenin ortasına çıkıverdim.

Yoongi Hyung ve Jungkook.

Kan revan içinde dövüşüyorlardı.

Barın duvarlarında yankılanan "Vur, vur, vur!" sesleriyle arkadan çığlıklar yükselten destekçi grup da "Daha sert, daha sert!" diye bağırıyordu.

Çıplak tene çarpıp dönen kemik seslerini ve ince çıtırtıları barda çalan dandik bir şarkı sebebiyle zar zor duyarken alt alta üst üste kavga eden iki adamın yanına inmek için dizlerimin üstüne çöktüm. Ellerim, akan kanın artışını görür görmez titremeye başlarken kırılma noktam şu oldu.

Jungkook'un suratı kandan görünmüyordu.

Bir anlığına üste o geçmiş olacak ki, yumruklarını Yoongi'nin suratına geçirmeye başladı ve kalın bacaklarıyla kendini doğrultarak abim gibi gördüğüm adamın çenesini kırmaya yemin etmişçesine ellerini kullanmaya devam etti. Soluğum kesilirken Yoongi Hyung'un bayılacak gibi göz kapaklarını indirdiğini gördüm ve onun tarafından binlerce kez hayal kırıklığına uğradığım çocuğun ismini haykırdım.

"Jungkook!"

Jungkook, havaya kaldırdığı yumruğu ile donakalırken kanların süzüldüğü yüzüyle benimle göz göze geldi ve dudakları aralandı. Tanrım, çok berbat görünüyordu. Peki nasıl, bu hâlde bile tapılası görünmeyi başarabiliyordu?

"Taehyung?" dedi sorarcasına ve Yoongi'nin üzerinden kalkıp kıpkırmızı olmuş gömleğinin eteğiyle kirpiklerinde biriken kanı sildi. O sırada dizlerimi silip ayaklandım ve bir tepki daha bekledim.

Ama umursamamıştı.

Jungkook, bana başka bir kelime sarf etmeden ayağa kalkan Yoongi'ye döndü ve o gülüşünü atarak konuştu.

"Güzel kavgaydı." dedi ve kirli parmaklarını terden sırılsıklam olmuş saçlarının arasından geçirip alnını açıkta bıraktı. Alnında bile ufak tefek morluklar vardı. "Tekrarlayalım."

"Kesinlikle," dedi Yoongi, ona karşı gülümsediğinde ve küçücük barda aklını kaybetmiş biri gibi onlara bakmaya başladım. "iyi iş çıkardın."

Gürültülü kalabalık, küfürlerle ve bağırışlarla dağılırken önüme elektrik direği gibi bir herif geçti ve ayağıma basarak beni yere düşürürken Yoongi ile Jungkook konuşmasından uzaklaşmak zorunda kaldım. Ayağa kalkmaya çalışırken bu sefer ince topuklara sahip bir kadın ayakkabısı yere tutunan sol elimi ezdi ve çıplak bacaklar kafama değdiğinde gözlüğüm de bir kenara uçtu. Çok şanslı olduğum hakkındaki iltifatlarımı nefes nefese dünyaya iletirken ezilen elimi üflemeye başladım ve bir yandan da oturur pozisyona geçip çevreyi bulanık gördüğüm için ayaklarımın ucundaki gözlüğe uzanmaya çabaladım.

classroom :: vkook Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin