Sappy size yeni bölüm getirdii^_^ İlk olarak epey uzun olduğundan boş bir vaktinizde feels geçire geçire okumanızı öneriyorum😻
İkinci olarak medyadaki şarkıyı bölümün ilk kısmında dinlemenizi isterim:")
İkinci kısmın(yıldızdan sonra) şarkısı; Enrique Iglesias - Push 🙈
İyi okumalar, güzel yorumlarınızı eksik etmeyin lütfen! 💜😍
Yer: Seul Sanat Lisesi, arka bahçe
Tarih: 18.10.2016 11.31
"Her şey çok hızlı gelişti," dedim, ayaklarımı oturduğum bankta sallandırırken. "yoksa sana Jungkook ile sevgili olduğumuzu söyleyecektim."
"Ne zaman?" diye sordu Sungjae, buz kralını andıran bir sesle. O samimi, çapkın ve eğlenceli çocuktan eser yoktu. "Birinci yılınızı kutlarken mi?"
"Hadi ama," diye direttim, gözlerimi ona çevirip kızgınlığını ölçmeye çalışırken. Büyük boka batmıştım, kabul. "aramızdaki ilişki zaten sahteydi."
Sungjae, turuncu saçlarını öfkeyle karıştırırken ofladı ve gözlerimin içine baktı. Hissettiklerini anlayabiliyordum ama karşılık vermem, söz konusu bile olamazdı.
Çünkü, Jeon Jungkook ile sevgiliyim.
Hani, şu heykelleri andıran görünüşüyle ve beni yerle bir ettiği hisleriyle ünlü olan çocuk.
Tanrım, söylerken bile tüylerim ürperiyor.
"Benim için sahte değildi." dedikten sonra suratını bana doğru yaklaştırmaya başladı. Bir saniye, bir saniye! Yapmaz canım, yok yok.
Beynim saldırı alarmı verirken düşündüğüm şeyi yapmayacağını umuyordum ama tahminlerim geçersiz oldu.
Dudaklarını, dudaklarımın üzerine kapadığında geri dönüş için çok geçti.
Kendimi dudaklarından kurtulmak için geriye ittirdiğimde belimden kavrayan parmakları, tuttuğu yeri sıkmış ve kaçmamı engellemişti. Nefessiz kalmamı sağlayan öpüşü karşısında put gibi dursam da bir şeyi bekler gibiydi.
Bir volkanın ateşlenmesini.
Eh, beklediği gibi de oldu.
Jungkook'un tanıdık kokusu etrafı sardığında bankın diğer ucuna uçmuştum ve şok dalgasıyla elimi dudaklarıma yapıştırmıştım. Gözlerim olayın etkisiyle kocaman açılırken Sungjae'nin Jungkook'un altında olduğunu gördüm.
Jungkook, Sungjae'yi yumrukluyordu.
Sıvadığı gömleğin kolları, kasılmış kaslarını ortaya çıkarıyor ve iki yana ayırdığı baldırları her yumruğunda pantolonu zorlarken dizleri zemindeki pisliklere bulanıyordu.
Hassiktir, gerçekten oluyordu bu şu an.
"Jungkook!" diye bağırdığımda kafasını bir anlığına kaldırdı ve iri kahveleri anlamsızca kısılırken nefes almayı unuttuğumu fark ettim. Bana neden o kadar kötü bakıyordu? Ben ne yapmıştım?
Ne olacak ya, alt tarafı sözde eski sevgilimle öpüşürken yakalanmıştım(!)
Şansıma sıçayım! Hayat yine beni çok seviyor.
Bahçede olan öğrenciler saniyeler içinde etrafımıza toplandığında kalabalık tezahürat yapmaya başlamıştı bile. Disiplin mevzusunu düşünüp korkmaya başlayacağım sırada Jungkook, koluyla alnındaki terleri sildi -ulan, çok seksiydi- ve arka cebindeki telefonu çıkartıp kulağına yasladı. Bu arada ayağa kalkmış, sersemlettiği Sungjae'yi omzundan tutuyordu.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
classroom :: vkook
Hayran KurguGözlerinizi, size yabancı olan birinin gözlerine değdirdiğinizde o kaçamak bakışların kaç saniye sürdüğünü saydığınız oldu mu? Benim, oldu. Tam tamına on dokuz saniye.
