22; gizli geçmiş

71.9K 5.4K 15.9K
                                        

Hazır mısınız?? ^_^

Sindirerek okumanızı diliyorum ve beğenmenizi umuyorum. Jungkook yine sizi çıldırtacak😂

Medyadaki videodan sonra smut yazmamak için kendimi zor tuttum🙈 Bir dakikanızı ayırın bence😏

İyi okumalar♡

Yer: Seul Sanat Lisesi, F-12 sınıfı

Tarih: 04.10.2016 09.27

Dersin başlamasına üç dakika vardı ve pantolonumun içine sıkıştırdığım beyaz gömleğimi silkeliyor, kravatımı beşinciye düzeltip derin nefesler alıyordum. İnsanların verecekleri tepkiyi içten içe merak ederken en çok ondan, en çok onun tepkisinden medet umuyordum. Siktirsinler, Hoseok Hyung'u dinlememeliydim. Onunla favori mekanına gidip üniversiteli sunbaelerimin gazına gelerek kendimi değiştirmemeliydim. Şimdi kara kara nasıl karşılanacağımı düşünüyor olmazdım hem. Göğsüme yumruklarımı vurarak sakinleşmeye çalışırken kafamdaki siyah bereyi çıkardım ve ilk kez fön çektiğim saçlarımın dağılmasını sağladım.

Çevreye korku dolu gözlerle bakarken koridorun başından nöbetçi bir öğrencinin bana doğru koşturduğunu gördüm.

Hadi ama... Şimdi olmaz.

"Tae-Taehyung?" diye sorduğunda, kaşları şaşkınlıkla havalanmıştı ve gözleri büyümüştü. Ah, okulun iftiharı olan çocuğa denk gelmiştim. Bir sene sınıfta kalmıştı ve yürüyen herkese yavşama yeteneğine sahipti. Sizi temin ederim, Jungkook dahi onun kadar yüzsüz olamazdı.

"Evet, benim Sungjae." dedim, onunla göz göze gelmeden kapının eşiğine dayandım. Biraz daha konuşmayıp bana bön bön bakmaya devam ederse -sabahın altısında kalkıp Hoseok tarafından kırmızıya bulandığımdan- şuracıkta uyuyacaktım. "Bir şey mi oldu?"

"Matematikçi izinli olduğunu bildirdi. Dersiniz boş."

Hay o bal damlayan ağzını öpeyim.

Yok... Öpmeyeyim de şimdi galeyana gelirsem sonunda yine hayat beni ters sandalyeye oturtur falan.

"Teşekkürler," dedim, hafifçe eğilerek selam verdiğimde. "sınıfa ben göz kulak olurum."

"Tamam," diye mırıldandı ve elimdeki bereye, ardından saçlarıma bakıp kısık bir ıslık çaldı. "bu arada yakıyorsun, Tae."

"Fazladan ateş istersen, numaramı verebilirim."

Sarı saçlarını karıştırırken ayırtıcı bakışlarını gözlerime odakladı ve beni süzmeye devam etti. Tanrım, domates olmamın cezası sözlü tacize uğramak mıydı? Ona yapmacık bir şekilde gülümserken kurtulmak için kapı koluna asıldım ve elimle 'bay bay' işareti yaptım.

"Yok, kalsın."

Kapıyı açtığım gibi yalnızca gürültülü bir sınıfla karşılaşacağımı zannediyordum. Lakin, belediyenin istinat duvarlarından daha sert olan bir yere çarpmış, gerileyerek düşme tehlikesi atlatmıştım. Söyleyin, söyleyin. Tahmin etmesi hiç zor değil.

Jeon Jungkook'un taş gibi olan göğsüne suratımı geçirmiştim sadece.

Ne güzel bir başlangıç, değil mi?

Herkese öneririm.

Belimi kavrayan eline sinyaller gönderen beynimi sarstığımda bana kaldırdığı kaşlarıyla ve irileştirdiği irisleriyle bakıyordu. Lanet ettiğim sınıf birden sessizleşmiş, sinemadaymış gibi bizi izliyordu.

classroom :: vkook Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin