12

6.2K 530 88
                                        

Celal elindeki kartları kahkahalarıyla açtı. Onun kahkahaları rakiplerinin yüzlerine sinirli bir gülüş olarak yansıdı.

"Sorun ne beyler, eğlenmiyor muyuz?" Celal'in adamı uzanarak poker fişlerini topladı. Adam masanın ortasına, rakiplerine doğru üfledi puronun dumanını.

Yusuf dilini dudaklarında gezdirirken elinden geldiği kadar sinirini saklamaya çalıştı. Yeni el için elindeki tüm fişleri bıraktı.

"Yavaş ol aslanım." Konuşan Nazım'dı. Geçen elin yarısında aşağıya teşrif etmişti. Her ne kadar Yusuf'u uyarıyor gibi görünse de içten içe gülüyordu. Celal yarıştığı bir rakip değildi. Aynı kulvarda bile değillerdi. Uğraşmadığı birinin, gerçek rakibi Yusuf'un elini zayıflatması hoşuna gidiyordu. Yusuf bilgisiz olsa da babasının olan her şey yani Altuk'un yarısı onundu. Çoktan masaya ödeyemeyeceği kadar para bırakmıştı. Arsaları elinden çıkarması gerekecekti ve Nazım bir numaralı alıcı olarak yardım edecekti yiğenine.

"Siz araya girmeyin amcacığım." Butün masanın ortak düşündüğü bir şey varsa o da sarı oğlanın hırsının gözünü bürümüş olduğuydu.

"Bırak Nazım, bir defa da ben Altuk'ları soyayım." Adam onun iki katı kadar para koydu masaya. Karşısındaki çaylaklar sayesinde hepsini alacağını düşünüyordu.

Koray'ın gözleri bir saniye için karşısındaki adamla buluştu. Kısacık bir saniye bile çok uzundu. Kağıtlar dağılırken bunun bekledikleri el olduğu konusunda uyarmak istemişti adam ama diğer korumaların gözleri Koray'a kaymıştı. Hile yapmak sandıkları kolay değildi.

Koray üzerindeki gözlerin altında yutkundu. Dikkatler ondayken Yusuf'a yardım edemezdi. Bir saniye yüzünden yanmak istemiyordu. Aklına sırtındaki silah geldi. O bile bu kadar hazırlıklıysa diğerleri birkaç saniyede kevgire döndürebilirdi onu.

Gözleri Nazım'a kayarken o bile ne yaptığını bilmiyordu. Sadece olayı döndürmeliydi. Nazım'ın gözleri üzerindeki kehribar gözlere döndü. Koray gözlerini kaçırdığında dışarıdan bakan biri bunu talihsiz bir an olarak değerlendirebilirdi.

Nazım gözlerini kısarak baktı kıvırcığa. Kaçan gözler ilgisini daha da çekmişti. Koray'ı hatırlamaya çalıştı ama yüzü tanıdık değildi. Yusuf'un çevresini bilmiyordu ama en iyi adamlarını bilirdi. Kıvırcık onlardan biri değildi.

Dudakları konuşmak için kaşındı. Dilini üzerinde gezdirerek ıslattı onları. Bir bakış daha arıyordu.

Onun ilgisi ile diğerlerinin bakışları da Nazım'a kaymıştı. Koray daha fazla ilgi toplamıştı ama en azından gözleri çalışandan ayırmıştı. Yaptığı sayesinde kimse destedeki eksik kartları fark etmemişti.

Yusuf pahalı takımının kol düğmelerini düzeltirken masasındaki kağıtları çabuk bir el hareketi ile değiştirmişti. Bunu da o sırada konuşan amcasına borçluydu.

"Seni tanıyor muyum?" Diyerek tüm gözleri üzerine toplamıştı Nazım. Onun bakışları da Koray'daydı.

"Hayır efendim." Dedi Koray başını eğerek. Adamın gözleri kısıldı. Cevap onu tatmin etmemişti. İşini halletmiş olan Yusuf araya girdi.

"Sanmıyorum, buralardan getirmedim onu." Omzunun üzerinden ardındaki Koray'a bakarak göz kırptı.

"Başlayalım mı?" Dedi domuz. Kazanacakları için heyecanlıydı adam. 

"Buyurun." Dedi Nazım fakat gözleri hala Koray'daydı. Bazen Yusuf'a kayıyor ve ikisini tartıyordu.

Dakikaların ardından kartlar açıldıkça diğer ikisi çekildi. Celal'in gözleri zaferle parlıyordu. Yusuf'a, ürkek ceylan olarak gördüğü oğlana bakıyordu. Sarının yüzü duygularını göstermese de o emindi. Neredeyse iştahla denecek şekilde bekliyordu elini açmasını.

Yusuf'un gözleri onun gözleriyle buluştu. Ağır ağır kapanıp açıldı kahve gözler. Sonra yamuk bir gülüş kondu yüzüne. Onun gülüşü büyürken domuzun gülüşü soluyor, kaşları çatılıyordu.

Yusuf elini açtığında aslar göründü.

"Ha!" Nazım'ın narası duyuldu. Kimse beklemiyordu bunu. "Acemi şansına bak be!" Koray uzanıp poker fişlerini topladı.

Celal çenesini sıkarken zoraki bir gülümseme koydu yüzüne.

"Acemi şansı mı? Yapma amca! O kadar yenildim öğreniyorum."

"Öğreniyor musun?" Hararetle araya girdi domuz. "Sadece şanştı, amcan haklı." Yusuf yüzünü asarken adam geriye doğru yaslandı. Az önceki son eldi. Masadan en karlı çıkan oydu ama kaybettiği iki kuruşu bile sorun ediyordu. Masayı kazanan olarak kapatamamıştı.

"Madem öyle bir el daha..." Diyerek yemledi onu Yusuf. "Acemi şansı değilse istediğim şeyi alırım ama." Celal gözlerini kısarak baktı ona. Ayağına gelen fırsatı tepmek istemedi. Aynı şansı iki kere yakalayamazdı dimi?

"Ne istiyormuşsun?" Yusuf düşünür gibi yaptı. Ne sahte görünecek kadar uzun ne de aklında bir şey olduğunu belli edecek kadar kısaydı bu süre.

"Gül Bahçesi, hem Altuk'a da yakın..." Sözleri Nazım'ın aklına bir hafta kadar önce söylediklerini getirdi. Altuk'ta sahip olmadıkları her yeri almak istediğini söylemişti. O anda anladı yeğeninin bu masaya saf bir züppe olarak oturmadığını.

"Kaybedersen malikaneyi alırım." Dedi domuz. Yusuf'un bunu kabul edeceğini düşünmüyordu. Yıllardır onlara ait olan bölgede bir çok kişinin gözü vardı. Şehrin en iyi konumuydu.

"Tamamdır." Yusuf kabul ettiği anda sinirle gözlerini yumdu Nazım. İki türlüsü de onun zararına olacaktı. Elleri şakaklarına giderken içten içe küfür ediyordu. Bunun geldiğini nasıl görememişti? Sarı oğlanı nasıl bu kadar hafife almıştı?

"Korkma Nazım, baba evini alırsam sana satarım." Celal onun düşünceli haline karşı konuştuğunda Nazım gülümsedi. En uçuk fiyata diye düşündü içinden.

Kağıtlar dağıtıldıktan dakikalar sonra domuz gözlerini çenesini sıkan Yusuf'a kilitlemişti. Az önceki duygusuz yüzü yerine oldukça gergin duruyordu. Bu gerginlik adamı sevindiriyordu.

Kartları açma sırası geldiğinde Yusuf dikleşerek oturdu ve Celal'i bekledi. Adam bugün elde ettiği en iyi eli açtı.

Koray, Yusuf'un ardında olmasa, elini görmese kaybettiklerini düşünürdü. Hilesiz bir oyunda elde edilecek en iyi kartlardı bunlar ama sarı lord hileli oynuyordu.

Onun elinin üzerine az öncekinden bile iyi bir el açtı Yusuf. Celal sinirden kızarırken Koray ve Yusuf sırıtıyordu.

Diğerlerinin züppe ve deli dediği iki oğlan kurtlar sofrasında kazanmışlardı.

Ben sanırım bir bölüm daha atacağım :D Bu arada okuyucularımdan Yusuf'a uygun birini bulabilen varsa bana haber verebilir mi? Ben bulamıyorum :(

Bir Küçük Günahkar Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin