Yusuf kızı masaya oturtup Koray'ın gözü önünde konuşmak istemişti. Aynı masada olarak herkesin dikkatini çekmeyi ve kıvırcığı daha da sinirlendirmeyi planlamıştı amacı onu uyuşturucu konusunda sürekli geçiştiren sevgilisinin burnunu sürtmekti.
Helin masaya yönelmeden Yusuf'u piste çekmiş ve Yusuf'un isteğinden daha fazlasını vermişti ona.
Koray sinirle dudaklarını dişledi. Yusuf'un bilerek yaptığını biliyordu. Ona istediğini vermek istemiyordu ama ellerinin birbirlerine değdiği her dakikada siniri ikiye katlanıyordu.
Yusuf'un görmediğini bile bile onun inadına elini cebine attı ve haplardan ikisini çıkardı. Birini ağzına atarken ötekini Yusuf'a içirmeye ant içti.
Helin'in elleri Yusuf'un ellerine gitti ve onları tutarak kendi beline koydu. Kendi ellerini de Yusuf'un boynuna dolarken Koray beynine kan sıçradığını hissediyordu. Hışımla yerinden kalkarak piste ilerledi.
Yanlarına vardığı anda Yusuf'u bileğinden kavradı ve peşinden sürükledi. Şarkı duyuşunu kısıtlasa da Yusuf'un kahkahaları kulağına geliyordu.
Onu köşeye çektiği anda duvar ile arasına sıkıştırdı.
"Beni delirtmeye mi çalışıyorsun?" Koray'ın sinirine rağmen Yusuf pişkin pişkin sırıtıyordu.
"Evet. Ne oldu? Helin'i seviyorsun sanıyordum. Bir sorun mu var?" Bir ay önce Helin'i kıskanan kendisiydi.
"Seninleyken sevmiyorum. Hatta artık hiç sevmiyorum." Aylardır peşinden koştuğu kızın güzelliği tek gecede ölmüştü gözünde.
"Ben de seni o uyuşturucularla sevmiyorum amına koyayım! Bir şey diyor muyum?" Yusuf, Koray'a eşlik ederek sesini yükseltti.
"Ben sana değişirim demedim." Koray haklıydı. Yusuf ona değişmezse zorlayacağını söylemişti.
"Ama seni seviyorum dedin!" Yusuf, Koray'ın bileğine vurarak duvar ile arasından kurtuldu. Koray ne olduğunu anlamadan Yusuf, vurduğu eli tutarak Koray'ı peşinden sürükledi.
"Ben sana dedim ki ya seve seve ya sike sike..."Koray ani bir şekilde durduğunda onu kolundan çeken Yusuf da hızla geriye doğru çekildi. Koray onu yakalayarak kendine döndürdü.
"Ağır ol sarı." Neredeyse burun buruna gelmişlerdi. Yusuf'un gözlerindeki öfkeyi görüyordu. Kendi gözlerinde de daha azı olmadığını biliyordu.
"Seni seviyorum dedim, seviyorum da..." Yusuf'un yüzüne vuran nefesi öfkesini dağıtıp yerini onun kadar güçlü arzuya bıraktı. "Öyle çok seviyorum ki." Koray kafasını yana doğru eğerek yavaşça bir öpücük bıraktı Yusuf'un dudaklarına. Dudakları daha fazlası için yalvarsa da ayrıldı. "İmkanım olsa hemen şuracık da..."
Yusuf'un gözlerine de kendikine eş bir arzu düştü.
Yusuf, birkaç saniye düşündü gözleri birbirine kenetliyken. Koray'ı durduranın kendisi olduğunu biliyordu fakat artık o da durmak istemiyordu.
"İmkanın var." Fısıltı gibi söyledi iki kelimeyi. Onun düşünmek için ayırdığı iki saniyede Koray'ın duyguları sakinleşmemiş aksine Yusuf'a bu kadar yakın olmak daha da yükseltmişti onu. Yusuf'un cümlesi bittiği anda sırtı duvarı buldu. Koray'ın dudakları dudaklarını bulurken elleri tüm bedenini istila etti. Kalçalarından tutarak havaya kaldırdı. Yusuf da ona uyum sağlayarak bacaklarını Koray'ın beline sardı ve dudaklarını Koray'ın dilinin içeri girmesi için araladı. Elleri esmer oğlanın omuzlarında duruyor ondan güç alıyordu.
Koray onu sıkıca tutarak en yakındaki odaya daldı ve kapıyı ardından kapattı. Yusuf'un bedeni kapıya değerken öpücükleri hızlanmıştı. Koray öpücüklerini Yusuf'un boynuna indirirken dişlerini de işin içine katarak sarışını inletti.
Ellerini tekrardan sarışın sevgilisinin kalçasına indirerek onu kendine sanki daha fazlası mümkünmüş gibi bastırdı.
Tekrardan kavradığında bu seferki durakları yataktı. Yatağa yattıkları anda Koray ağırlığını iyice Yusuf'a bıraktı. Kumaşların altından kalkmış uzvunu hissediyordu ve Yusuf bir refleks gibi istemsizce kendini ona daha çok bastırıyor ve daha bu yükselişi hızlandırıyordu.
Koray alt taraflarında Yusuf'un varlığını hissederken ellerini dudaklarını istila eden oğlanın gömleğine götürerek tek hamlede çekti. Düğmeler etrafa dağılırken gömlek de birkaç saniyede onlar gibi yeri buldu.
"Çok güzelsin." Dedi Koray öpücüklerinin arasında. Yeni açılan yerler ile ıslak öpücükleri, Yusuf'un boynundan daha aşağı doğru kaydı. Dişleri hala işin içinde olduğu için sert ısırmaları Yusuf'u inletiyordu.
Yusuf'un eli Koray'ın kemerine giderken Koray doğrularak kendi gömleğinden de kurtuldu. Tokası açılan kemeri Yusuf'un ellerinden alarak tamamen pantolonundan çıkardı.
"Ellerini uzat." Dedi Yusuf'a. Tutkusu içindeki öfkeyle birleştiği için her zamankinden daha sertti. Yarım kalan uyuşturucu konusunun öfkesiydi bu.
"Sana dokunmak istiyorum." Dedi Yusuf ama Koray'ın bakışları değişmedi.
"Ellerini uzat." Dedi tekrardan. Yusuf teslim olarak ellerini uzattığında kemeri etrafina doladı ve açamayacağı şekilde bağladı. Yusuf'u göğsünden iterek yatağa geri yatırdı ve ellerini onun pantolonuna götürdü.
Koray cebindeki diğer ilacı alarak ağzına koydu ve tamamen aşağı ile ilgilenmeden önce son bir defa yukarı çıktı. Dudaklarını Yusuf'un dudakları ile birleştirdi ve hapı onun ağzının içine itti. Yusuf farkında olsa da o uzaklaşana kadar karşı koymadı.
"Bu ne?" Hapı dişlerinin arasına aldı.
"Çok daha iyi hissetmeni sağlayacak bir şey."
"Koray..."
"Bana güven." Tekrardan öptü Yusuf'u ve bu sefer tamamen aşağı yöneldi.
Yusuf'un iç çamaşırını da çıkararak sertliğini serbest bıraktı. Dudakları başına değdiği anda Yusuf'un dudaklarından çıkan iniltiyi işitti. Dilini özellikle başının altında gezdirerek daha da delirtti onu. En çok buradan zevk alacağını biliyordu.
Diline eş bir şekilde parmaklarıyla yavaşça yokladı.
"Arkanı dön." Dedi tekrar doğrulurken. Eliyle Yusuf'un beline destek olarak yardım etti.
Tek eliyle kendini hizalarken diğer eli ile Yusuf'un sertliğini kavrayarak aşağı yukarı ilerletmeye devam etti. Başını hafifçe Yusuf'un içine ilerlettiğinde üzerine doğru eğilerek yataktan güç aldı ve Yusuf'u rahatlatmak için sırtına öpücükler kondurdu.
Yavaş yavaş hareket ederken Koray'ın inlemeleri Yusuf'unkine karıştı ve dudakları Yusuf'un bedeninde gezindi.
Hızlanmaya başladıkça elini Yusuf'un saçlarına atarak geriye doğru çekti ve boynunu açıkta bıraktı. Orayı ısırırken emin olduğu iki şey vardı. Birincisi Yusuf'un morluklar yüzünden boynunu tamamen kapatmak zorunda olacağıydı. İkincisi ise bir süre oturamayacağıydı.
Smut yazmaktan nefret ediyorum ama okumak aşırı keyifli fhejskwk
Ayrıca küçük bir not "Hazırlama" dediğimiz kısmı "Diline eş bir şekilde parmaklarıyla yavaşça yokladı." Cümlesi ile kısaca açıkladım çünkü bazı kısımları detaylı yazmayı sevmiyorum. Mesela prezervatif ve krem gibi yerleri. Zaten kitaplarım yetişkin içeriği olarak geçiyor ve bunu okuyamacak yaşta olan ya da cinsel birliktelikte korunmayı bilmeyecek olanların okumasını önermiyorum.
-Lisa the dilenci queen
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Bir Küçük Günahkar
Genel KurguKavgalı olduğu oğlan şehrin en köklü ailesinin oğluydu. Babasının mirası olan kasabayı günahlarından arındırmak isteyen beyefendi ile günahın kendisi olan suçlunun hikayesi.
