Sassy Yusuf favorim
"Koray Bey!" Sesleniş ile kavradığı kapı kulbunu bırakarak arkasına döndü Koray. Sesten, sesleneni tanıdığı için yüzünde tatlı bir tebessüm ile baktı gelene. Kendisi gibi edebiyat öğretmeni olan kadın, hızlı adımlarla Koray'a doğru ilerledi. Koridorun sonundan seslenmişti. Normalde sesini bu kadar yükselten biri değildi fakat Koray'ın odasına gittiğini görmüştü. Odayı özellikle kilitlediğini ve içeriye kimseyi almadığını bildiği için yakalamaya çalışmıştı onu.
"Buyurun Lale Hanım." Kadın yanına vardığında konuştu. Sesi acelesini göstermiyordu, gözleri de oldukça başarılıydı ama içten içe hızlı olmak istiyordu.
Son zamanlarda aklı o kadar dalgındı ki; kapıyı kilitlemeden çıkmış, bir ders saati boyunca farkında bile olmamıştı. Onun için odaya gelene kadar ardından ona seslenen kadını işitmemişti.
"Birkaç dakikanız var mıydı?" Koray, hayır demek istese de başını sallayarak onayladı kadını.
"Talebelerle ilgili bir durum vardı." Öğrencilerini duyunca ilgisi tamamen kadına döndü. Üniversitedeki halinde değildi Koray. İşi de öğrencileri de kıymete binmişti. Edebiyata olan ilgisini öğretmen olarak sürdürmek istememişti ama Yusuf'un gidişi hayatındaki birçok şeyi değiştirmişti. En başta sadece para için girdiği işi şimdi aşkla yapıyordu.
"Kemal..." Bir isimle birçok kelime söyledi kadın. Koray, çocuğu tanıyordu. Sadece öğretmen olarak değil, Kömür'den de biliyordu. "Bizi asla dinlemiyor. Son olayı da biliyorsunuz, aldığı parayı bulamadık ama arkadaşları onu görmüş."
"Kemal bir şey çalmadı Lale Hanım. Onu görenler kadar o sırada başka yerde olduğunu bilenler de var. Konu öğrenciler olduğunda taraflı olmayın lütfen." Koray sözlerini bitirmişti ki kadın es vermeden konuştu.
"Taraf tutmuyorum Koray Bey." Sesi az önceki kibar halinden sıyrıldı. Hala yüksek değildi ama daha sertti. "Bu çocuğun kaçıncı sorunu siz daha iyi bilirsiniz. Kendisi benim öğrencim ama sözlerimi dinlemiyor. Sizden başka dinlediği kimse yok. Davranışları onu aştı onun gibi olan bütün öğrencilere bulaştı."
"Onun gibi?" Kömür'lü olanları kast ediyordu.
"Altuk'un alt tabaka çocukları." Kadın sözünü esirgemedi. "Hepsi öyle değil ama bazıları..."
"Ne öneriyorsunuz?" Zamanında Koray için de söylenmişti bu sözler fakat o zamanlar Lale kadar kibar değillerdi söyleyenler. Alt tabaka denilmemiş, Kömür'ün piçleri denilmişti.
"Sınıfları ayırırsak, sizi dinleyenler ve siz..." Koray'ın kapatmaya çalıştığı sınıf farkını oluşturmak için can atıyordu herkes.
"Söz konusu bile değil. Ailelerinin maddi durumu çocukları sınıflandıramaz." Koray devlet okulunda okurken gördükleri muamele yüzünden birçok arkadaşı okulu bırakmıştı. Şimdi aynısının öğrencilerinin başına gelmesine izin vermezdi.
"Burası özel bir kurum. Tüm öğrencileri düşünmeliyiz." Dedi kadın.
"O çocuklar da buraya kayıtlı." Parasını veren Koray'dı fakat hepsi buranın öğrencileriydi. Hiçbirinin diğer çocuklardan farkı yoktu.
"Ben onlara konuşurum siz dert etmeyin." Son sözünü ettikten sonra kadını beklemeden kapı kulbunu çevirdi ve hızla içerdi girdi. Kadın, dilinin ucunda kelimeleri ile kilitlenen kapıyı dinledi. Oradan ayrılmadan önce derince soludu. Koray'dan ve Kömür'lülerden hoşlanmıyordu.
Koray içeri girdiğinde tıpkı kadın gibi sesli bir şekilde iç çekti. Bir sorunu kapatamadan, başka bir tanesi geliyordu. Onlarca defa uyarmıştı çocukları ama artık onu bile dinlemiyorlardı. Koray, Kömür'dendi. Ona baktıklarında saygı duyuyorlardı fakat o gözler, Altuk'a çevrildiğinde Koray gibi olan bir kişi bile görmüyordu.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Bir Küçük Günahkar
Fiction GénéraleKavgalı olduğu oğlan şehrin en köklü ailesinin oğluydu. Babasının mirası olan kasabayı günahlarından arındırmak isteyen beyefendi ile günahın kendisi olan suçlunun hikayesi.
