25

4.6K 289 71
                                        

Koray sigarasını yavaşça dudaklarına götürdü ve zevkle derin bir nefes aldı. Dumanı havaya salarken halkalar yaptı. Eğlendiği zaman dumanla oynamayı seviyordu.

İçinde olduğu kamyonun arkası açılırken rahatını bozmadı. Üzerinde yattığı silahlar her ne kadar bedenine batıyor olsa da o kaz tüyünden yatakta yatıyormuşçasına rahattı.

Kehribar gözleri içeri giren Yusuf'a kaydı. Sarışın ellerini ceplerine koymuş sırıtarak izliyordu onu.

"İçerisinin barutla dolu olduğunu biliyorsun dimi?" Koray'ın tek yanlış hamlesi ikisini de havaya uçurabilirdi.

Koray, Yusuf'un sözlerini umursamadan doğrularak sarışın oğlanı kendine doğru çekti. Dumanla dolu dudakları ile öptü onu.

12 saat önce

Yusuf'un gözleri Koray'da gezerken dudaklarındaki ıslık gözlerine eşlik etti. Koray kendisi için dikilmiş takımı deniyordu. Sadece altını giymişti ve üstü çıplaktı. Yusuf'un ıslık çalmasının nedeni de buydu.

"Beni evde de soyabilirdin." Dedi Koray. Terziye gelmek istememişti.

"İşlerim var biliyorsun, seni geride bıraksam kesin bir sorun çıkarırdın." Koray onu başını sallayarak onaylarken çıkardığı ceketinin iç cebine uzandı ve bir dal sigara aldı.

"İçeride içme." Koray sigarayı yakamadan Yusuf dudaklarının arasından çekip aldı. Koray'ın karşısındaki koltuğa çöktü.

"Emir vermeye bayılıyorsun! Buraya ayak bastığımız ilk andan beri aynısın, insan birazcık değişir." Şımarıkça kıstığı gözleri ile kabine girerek gömleği üzerine geçirdi.

Yusuf kafasını geriye doğru ataraken aklında o gün vardı. Doğru düzgün konuştukları ilk gün, yine bu terzide birbirlerine üstünlük taslamaya çalışıyorlardı.

"Hala köstebeksin ama ihanet ettiğin ben değilim." Dedi Koray. Kabinden çıkarak aynadan kendine baktı. Pahalı kumaşlar içinde her zamankinden yakışıklı görünüyordu. Akşamki görevlerinde Altuk gibi görünmesi gerektiği için burdalardı.

"Çok yakıştı." Yusuf, Koray'a doğru yaklaşarak elini pantolonun arka cebinden içeri soktu ve Koray'ın kalçasını kavradı.

"Çok yanlış yerde, çok yanlış şeyler yapıyorsun." Koray arkasını dönerek kendisini elleyen sarışın oğlana uzandı ve yakasını açarak boynuna ıslak bir öpücük kondurdu. "Biliyorsun ki başladım mı durmayı sevmiyorum."

"Dokunmaya gelmiyor Koray, anında kalkıyorsun."

"Ne yapayım? Çok güzelsin. Benimki seni görünce uçuşa geçiyor." Dedi Koray. Sesinin derinleşmesinden sözlerinde abartı olmadığı belliydi.

Kapıya bağlı çanın sesi gelince Yusuf ondan uzaklaşarak kapıya yöneldi. Köşeyi dönmeden önce ıslık çalarak dikkatini çekmeye çalışan Koray'a baktı.

"Akşam..." Koray cümlenin devamını elini kaldırıp bıçak gibi boynunda gezdirerek getirdi.

Yusuf gelenin kendisi için olduğunu biliyordu ama yine de Koray'ın hareketi ile ona doğru döndü.

"Bu gece başarırsak..." Koray günlerdir planın aptallığından ve Nazım'ı kandıramayacaklarından yakınıyordu. Yusuf bunu onun kulağına çalanların Hasan Usta gibi Yusuf'u çocuk görenler olduğunu biliyordu. "Tüm gün ne dersem yapacaksın." Şimdi kendine her zamankinden çok güvenirken bu fırsatı kaçırmayacaktı. Koray alayla güldü.

"Ben kazanırsam bu sefer bir gün değil bir ay oturamazsın ama..."

"Anlaştık." Göz kırparak köşeyi döndü ve kendine gelen misafire odaklandı.

*

6 saat önce

"Götümüzden kan alırlar Koray! Ne demek Nazım'ın işini durduracağız? İyi misin lan sen?" Konuşan Cebrail'di. Bu sefer para bile ikna edememişti oğlanı. Paradan daha çok sevdiği bir şey varsa o da canıydı.

"Ağlama lan!" Dedi Ardıç, Cebrail'in kafasına vurarak. "Parayı düşün."

"Altuk köşkünde sallanan cesetlerimizi düşün!" Dedi Cebrail sitemle. "Baba, aklınızı peynir ekmekle mi yediniz? Lan Nazım'dan silah kaçırıyoruz. Sana yemin ediyorum oradaki her bir silahı üzerimizde dener."

"Tamam Cebrail. Ben önünde dururum, sen kaçarsın amına koyayım! Orada öylece söyleneceğine el at!" Koray arabadan, yola koyacağı ilk barikatı indirmek için çıkmıştı.

"Şimdi sen diyorsun ki, Altuk'lar bu yolu kontrol etmez." Dedi Ardıç. Bu kadar kolay olsa Koray'a kalmadan başkaları durdururdu onları.

"Ben demiyorum, Yusuf diyor. Kendisi ayarlamış, bize düşen dediğini yapmak."

"Biz de iyice sarı efendinin kölesi olduk." Cebrail arabadan inmiş ama telleri taşıyan arkadaşlarına yardıma gitmemişti.

2 saat önce

Yusuf, geniş bahçede ilerlerken gecenin karanlığına rağmen bahçıvanın işini taktir etti. Gerçek Altuk köşkü yıllardır bakımdan yoksun kalmış, babasının hastalığına paralel olarak çökmüştü.

Nazım ise ailesinden aldığı arsaya yaptırdığı kocaman köşküyle Altuk'un gücünü üstüne topluyor ve kendinden öncekileri siliyordu.

Yusuf çalışma odasının girişinde amcasını beklerken üzerinde olan gözlere döndü. Mavi gözler karşılık bulduğu anda sahibi gülümseyerek Yusuf'un yanına ulaştı.

"İnci Hanım." Dedi Yusuf selam vererek. Araştırmasını yapmıştı, amcasının üvey kızını tanıyordu. Kız kızıl saçları ve diğerlerinin fazla gösterişli diyeceği dekolteli elbisesi ile oldukça güzel görünüyordu.

"Babamı mı bekliyorsun?" Yusuf onu başıyla onayladı.

"İnci!" Kız, seslenişin üzerine gitmek için hamle yaptı ama kısa ziyaretini bitirmeden önce son defa arkasına baktı. "Daha sık gel." Göz kırparak uzaklaştı.

Yusuf kızın ardından gülerken kızın şansını çok yanlış kişide denediğini düşünüyordu. Çalışma odasının kapısı açılınca düşüncelerinden sıyrılarak işine odaklandı.

*

Koray, Yusuf Altuk olarak indiği arabadan uzaklaşırken tıpkı onun gibi kasılarak yürüdü.

Nazım'ın adına gönderilen kişileri halletmeyi emri verenlere bırakmışlardı. Yapmaları gereken tek şey Nazım'ı oyalamak ve etkisiz hale gelenlerin yerine geçmekti.

Kendine uzatılan eli sıkmaya tenezzül etmedi. Ardıç uzanıp sıkarken kendisi gibi pahalı kumaşlar içindeydi.

Adam silahlardan bahsederken Cebrail elinde tuttuğu para dolu çantanın kulpunu sıkıca tuttu. En üste dizilen sıra dışında paralar sahteydi.

Hem silahları hem de sahtelerin üzerindeki gerçek paraları alıp, mümkün olduğunca az adam öldürerek kurtulmalılardı buradan.

Affedin gözlerim ağrıdığı için kısa kesiyorum ama devam bölümü olacak.

Ayrıca biraz kesik kesik oldu ama sıkıcı geçişleri okumak istemezsiniz diye düşündüm.

Bazı karakterlerin hikayede ilk görünüşleri ve uzun olayların yeni başlangıcı olduğu için şimdilik ne olduğunu anlamamış olabilirsiniz. Bir sonraki bölümle oturur.

-Lisa

Bir Küçük Günahkar Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin