Ah deniz...
Koyu mavi güzelliğin bana aşık olduğum sessizliği hatırlatırken. Daha derinlerine baktığımda canımı yakıyorsun . nefret etmeye başlıyorum senden.
Sen... kalbimi kanatarak çekip çaldın benden.
Bak o sol göğsümdeki koca boşluk hal...
aradan haftalar geçmesine rağmen tek yapabildiğim armağanla telefonda kısa kısa mesajlaşmak olmuştu. aynı zamanda ben sabah akşam deli gibi ders çalışıp onun üniversitesini kazanmak için büyük emek veriyordum. sınava çok ama çok az bir zaman kalmıştı. ancak hala bir sürü eksik konum vardı. geri kalan zamanımda ise onunla ilgili hayaller kuruyordum.
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
bazen aramızın açıldığını bile düşünüyordum . sonra aklıma onun konuşma özürlüsü olduğu geliyordu ve normal karşılıyordum bunu. sözleşmiş olduğumuz bir basketbol buluşmamız vardı. aklıma hiç bir fikir gelmediği için. tek çarem emreyi kullanmak olmuştu.
Armağanla birlikte basketbol oynamaya gitmek için evden güvenli bir şekilde çıkmam gerekliydi. bunu da sadece emreyi kullanarak yapabileceğime karar vermiştim. ama ikna olmuyordu bir türlü.
' emre benim için önemli bir yere gideceğim diyorum işte. yapman gereken tek şey annem seni ararsa nehirleyiz falan demen. seni test etmez çünkü sana güveniyor. '
' ben de nereye gideceğini söylemezsen olmaz diyorum nehir. zaten daha yeni bir felaketten kurtuldun tekrar tehlikeye atamam seni. başına bir şey gelse ne olacak peki * '
' başıma bir şey gelmeyeceğine söz veriyorum. özel bir şey, anlayış göster lütfen '
' ben diyeceğimi dedim nereye gideceğine söylemezsen olmaz '
sesi fazla kararlıydı pes ettim. ve onunla bu bilgiyi paylaşabileceğimi düşündüm.
' şey... sevgilimle buluşucam '
' ne ' sesi garip çıkmıştı. 'se-sevgilin mi var '
' evet, şimdi kabul edermisin? ' dedim kısa keserek.
' kim? ' dedi çatallı bir tonla.
' tanımıyorsun zaten, güvenli biri başıma da bir şey gelmeyecek söz. sadece anneme seninle buluşuyormuş gibi yapacağım '
' kim olduğunun bilmek istiyorum ' dedi kısık sesle.
' ama seni ilgilendirmez emre ' dedim.
' beni ilgilendirmez ama seni idare etmemi istiyorsun öylemi ' dedi ters bir sesle. ilk defa emre benimle bu ses tonuyla konuşuyordu. onu istemeden kırmış mıydım acaba ? '