Ah deniz...
Koyu mavi güzelliğin bana aşık olduğum sessizliği hatırlatırken. Daha derinlerine baktığımda canımı yakıyorsun . nefret etmeye başlıyorum senden.
Sen... kalbimi kanatarak çekip çaldın benden.
Bak o sol göğsümdeki koca boşluk hal...
Cılız ışık odayı aydınlatma konusunda çok da başarılı sayılmazdı.
Yatağa uzanmış bir şekilde Çizimimi bitirmek üzereyken kapıya sokulan anahtarın sesini duydum. Kapı açıldı.
O belirdi kapıdan onu gördüğümde hemen yatakta oturur pozisyona geçtim.
Üstüne koyu lacivert bir tshirt giymişti.
Elinde bir tepsi vardı.
Yavaşça odanın içine girdiğinde üzerimdeki siyah tshirtün üstündeki belime doladığım yeşil kemere baktı.
Sonra örgülü saçlarıma.
Tshirtün açıkta bıraktığı bacaklarıma değdiğinde gözleri yerimde huzursuzca kıpırdandım.
Gözlerini bacaklarımdan çektiğinde yavaşça yatağa yaklaşıp yatağın üstüne tepsiyi bıraktı mis gibi yemek kokusunu aldım
1 litrelik bir şişede su. Birkaç köfte ve patates getirmişti bana.
Yemeklere hayatımda ilk defa görmüşüm gibi bakmayı kesip ona döndüm.
Yere eğilip fırlattığım buruşmuş kağıdı aldı eline ayağa kalkıp kağıdı açtı ve resme baktı. Kafesin içindeki kuşa... yani bana.
Gözlerini resimden çekip aynı şekilde buruşturup yere attı sonra yatağımın üstündeki resim defterini fark etti. Okyanus mavisi gözleri onda takılı kaldı.
Akşam olduğunda daha mı yakışıklı oluyordu acaba?
Yatağa daha çok yaklaşarak yatağın üstündeki defteri eline aldı dikkatlice incelemeye başladı çizimimi.
Kendini.
Şaşırmış mıydı? Beğenmiş miydi? Bilmiyordum. Ama ilgisini çektiğini görebiliyordum.
sonra hızla Kağıdı defterden koparttı.
' ne yapıyorsun. Daha bitmemişti ' dedim ayağa kakıp.
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.