Mirza'nın ağzından:
Şirketten dönmüştük ve odaya çıkıp duş almıştım. Günlük kıyafetlerimden giydim ve saçımı kuruluyordum. Odanın kapısı çaldı.
Devran:
- Amca müsait misin?
- Gel Devran.
İçeriye girdi.
Ben:
- Döndünüz demek.
- Döndük amca.
Suratı asık, saçı başı dağılmış, yorgun haldeydi.
- Ne olmuş sana oğlum böyle?
- Konuşabilir miyiz amca?
- Geç otur bakalım.
Yatağın karşısındaki koltuğa geçtik.
- Benim aslında. Arkadaşım kaza geçirmedi amca.
- Ee ne diye gittin oğlum? Şirin'in yanına gittiniz benden sakladınız değil mi? Gidin yeğenim. Hala yengeniz sayılır sizin. Benden çekinmenize gerek yok.
- Çekinme değil de. Biz bir haber aldık amca ondan gittik.
Ne haber almış olabilirlerdi ki? Yoksa birine bir şey mi olmuştu?
- Ne haberi Devran? Tek tek anlatıp heyecanlandırma beni.
- Bunu sana söylemek istemezdim ama amca. Zor bir durum.
- Nedir zor durum olan, başla bir yerinden.
- Şirin yengem. Durumu iyi değil. Hasta.
- Nasıl hasta? Ne hastalığı Devran?
- Yengem de ciddi oranda kalp yetmezliği var. Her an her şey olabilir.
Kalp yetmezliği mi? Ne diyeceğimi bilemedim. Bu bir rüya ve şimdi uyanacaktım değil mi?
- Ne diyorsun oğlum sen? Yengen gitmeden önce hiç bir şeyi yoktu.
- Hafif hafif başlamış hatta gitgide artmış. Ama yengem başına geleceklerini bildiğinden gitmemiş ve şimdi de kalp yetmezliği başlamış.
Konuşamamış, susup kalmıştım. Gözlerim dolmaya başlamıştı.
- Hepsi benim yüzümden! Ben onu hasta ettim! Ben yaptım! Ben!!
- Sakin ol amca. Yengem sağlığına tekrardan kavuşacak.
- Benden bu yüzden ayrıldı, bu yüzden boşandı. Ah nasıl anlamadım ben!
Ben anlamayayım diye boşanmıştı.
- Devran bana 2 ayın raporunu getireceksin hemen!
- Tamam amca.
Devran çıkıp gitmişti. Bir başıma kalmıştım. Çileleri bitmişti ama hayat yine yenilgiye uğratmıştı onu...
Yaklaşık 1 saat boyunca raporu bekledim, sonunda gelmişti. Rapora bakıyordum.
- Ev alınmış tamam, araba alınmış tamam. Hastane. Londra'da bir hastane. Hastaneye gidilmiş. Başka. Başka yok. Ben bunlara nasıl bakmayı unuturum? Ah! Sekreterin ben! Her ay raporlara bakıyordum ama o ay. Nasıl bakmamışsam!
- Olan oldu amca. Sen merak etme yengem iyileşecek.
Bu durum kaç aydan beri varsa neden haberim yoktu. Neden söylememişti Devran.
- Bunu şimdi mi söylüyorsun bana!
- Bende 2 gün önce duydum amca. Yengem kimseye söylememiş, sadece Ceren biliyormuş. Alpaslan'a Demir'e bile söylememiş.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
KUMA
Teen FictionMirza ilk eşiyle yağmurlu bir gece de tanışmıştı. Sanki bu bir kurmaca oyundu. Tanışmasıyla evlenmesi bir olmuştu. Hayatı zorluklarla atlatacaktı. Ama. Ama kuma çıktı. Ailesinin zorla istediği kuma. O kuma hayatları değiştirmişti. O bebeği Aslanb...
