69. BÖLÜM

3.6K 99 17
                                        

Mirza'nın ağzından:

Şirketten dönmüştük ve odaya çıkıp duş almıştım. Günlük kıyafetlerimden giydim ve saçımı kuruluyordum. Odanın kapısı çaldı. 

Devran:
- Amca müsait misin?

- Gel Devran.

İçeriye girdi. 

Ben:
- Döndünüz demek. 

- Döndük amca. 

Suratı asık, saçı başı dağılmış, yorgun haldeydi. 

- Ne olmuş sana oğlum böyle?

- Konuşabilir miyiz amca?

- Geç otur bakalım.

Yatağın karşısındaki koltuğa geçtik. 

- Benim aslında. Arkadaşım kaza geçirmedi amca. 

- Ee ne diye gittin oğlum? Şirin'in yanına gittiniz benden sakladınız değil mi? Gidin yeğenim. Hala yengeniz sayılır sizin. Benden çekinmenize gerek yok. 

- Çekinme değil de. Biz bir haber aldık amca ondan gittik.

Ne haber almış olabilirlerdi ki? Yoksa birine bir şey mi olmuştu?

- Ne haberi Devran? Tek tek anlatıp heyecanlandırma beni.

- Bunu sana söylemek istemezdim ama amca. Zor bir durum.

- Nedir zor durum olan, başla bir yerinden.

- Şirin yengem. Durumu iyi değil. Hasta. 

- Nasıl hasta? Ne hastalığı Devran?

- Yengem de ciddi oranda kalp yetmezliği var. Her an her şey olabilir.

Kalp yetmezliği mi? Ne diyeceğimi bilemedim. Bu bir rüya ve şimdi uyanacaktım değil mi?   

- Ne diyorsun oğlum sen? Yengen gitmeden önce hiç bir şeyi yoktu. 

- Hafif hafif başlamış hatta gitgide artmış. Ama yengem başına geleceklerini bildiğinden gitmemiş ve şimdi de kalp yetmezliği başlamış. 

Konuşamamış, susup kalmıştım. Gözlerim dolmaya başlamıştı. 

- Hepsi benim yüzümden! Ben onu hasta ettim! Ben yaptım! Ben!!

- Sakin ol amca. Yengem sağlığına tekrardan kavuşacak.

- Benden bu yüzden ayrıldı, bu yüzden boşandı. Ah nasıl anlamadım ben! 

Ben anlamayayım diye boşanmıştı.

- Devran bana 2 ayın raporunu getireceksin hemen!

- Tamam amca.

 Devran çıkıp gitmişti. Bir başıma kalmıştım. Çileleri bitmişti ama hayat yine yenilgiye uğratmıştı onu...

Yaklaşık 1 saat boyunca raporu bekledim, sonunda gelmişti. Rapora bakıyordum.

- Ev alınmış  tamam, araba alınmış tamam. Hastane. Londra'da bir hastane. Hastaneye gidilmiş. Başka. Başka yok. Ben bunlara nasıl bakmayı unuturum? Ah! Sekreterin ben! Her ay raporlara bakıyordum ama o ay. Nasıl bakmamışsam!

- Olan oldu amca. Sen merak etme yengem iyileşecek. 

Bu durum kaç aydan beri varsa neden haberim yoktu. Neden söylememişti Devran.

   - Bunu şimdi mi söylüyorsun bana!        

- Bende 2 gün önce duydum amca. Yengem kimseye söylememiş, sadece Ceren biliyormuş. Alpaslan'a Demir'e bile söylememiş.

KUMAHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin