48. BÖLÜM

3K 103 25
                                        

Mirza'nın ağzından:

Şirin gidince elim ayağım dolaşmış, telefonu elime alıp Demir'i aramıştım.

- Baba.

- Lan oğlum eve koşun ananız Ceren'i öldürecek.

- Ne diyorsun baba? Ne oldu?

- Soru sormayın! Hemen eve koşun. Ben de geliyorum.

- Tamam, tamam baba!

Hemen ceketimi alıp asansöre bindim. Asansöre en son kata inince çıktım ve arabaya atladım. Eve hızlıca yetişmeye çalıştım. Ama Şirin benden önce gelmişti bile. Hemen arabadan inip evin kapısını açtım. Bağırışlar geliyordu.

- Anne! Dur. Yapma.

Devran:
- Yengelerin güzeli. Bak benim hatrım için yapmasan.

- Hiç boşuna Devran bu sefer kanmayacağım o güzel sözlerine.

- Şirin! 

Herkes olduğu yerde kalakalmıştı. Şirin olduğu yerde dururken, Ceren abisinin, Alpaslan'ın arkasında saklanıyordu. Devran da Şirin'i tutuyordu. Salona doğru ilerledim ve hepsinin karşısına geçtim.

- Ne konuştuk seninle Şirin?

- Hiç bir şey Mirza. Sen mi çağırdın babanı Ceren?

Diye bağırıyordu.

- Kesin şunu! Şirin, Ceren, Demir, Alpaslan düşün önüme. Bahçeye geçin geliyorum.

Hepsi bir bir balkon kapısına giderken anam, abimler bana bakıyorlardı.

- Halledeceğim şimdi. 

Dedim ve ben de balkon kapısından bahçeye indim. Herkes bir köşeye çekilirken ben de Şirin yanına geçtim.

- Şirin. Seninle konuştuk bunu. Ne diye kargaşa çıkartıyorsun?

- Kızında dinleseymiş Mirza.

- Baba babaannem dedi hamile misin diye, annem de güldü. Ben de kardeşim olacak sandım, gerisini dinlemedim. Olan bu.

Alpaslan:
- Kardeşimiz mi olacak baba? 

Gülerek dalga geçmişti.

- Lan sizde var ya her olayı fırsata çeviriyorsunuz. Ne kardeşi ulan. Eşşek kadar oldunuz bir de kardeş diyorsunuz.

Demir:
- Aman baba. Sen de her şeye kızıyorsun.

-Sizde kızdıracak bir şey yapmayın.

Şirin:
- Daha fazla katlanamayacağım ben gidiyorum.

Şirin ayağa kalkıp gidiyordu. 

- Ceren. Kızım anandan özür dile barışın. 

- Özür dilesem barışacak mı baba? Annemi bilmiyor musun? Hem bu hafta üstünde bir şeyler var her şeyi kızıyor.

- Sen yinede dile. Ben hallederim gerisini. Farkettim bu hafta bir şeyler dönüyor ama hayırlısı. Siz ikiniz geri şirkete gidiyorsunuz. İşlerin başına.

- Tamam baba. 

Demir ile Alpaslan şirkete giderken ben de Ceren ile tek kalmıştım.

- Ceren'im sen de ortalıkta pek gözükme. Ananın sinirleri hoplamasın.

- İstersen hastane de kalayım baba. Orada yatar kalkarım.

- Ya sizde bir cümleyi tersinden anlamayın ama. Ne halin varsa gör tamam mı kızım?

KUMAHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin