SEZON FİNALİ
Öncelikle hepinize merhaba arkadaşlar.
Bu bölüm Maysa için sezon finali bölümü. Yorulduğum bu kurgu için biraz ara vermeyi düşünüyorum. Maysa benim ilk göz ağrım, acemiliğim, kendimi geliştirdiğim kurgum. Ve bu kurgumda gerçekçilik arayan bir grup var. Yazdığım hiç bir şeyin doğru ya da şuanki hayatımızla aynı olmasını beklemeyin. Arkadaşlar burası benim hayal dünyam, ben istediğimi yazmakta, saçmalamakta özgürüm.
Mesleğim yazarlık değil. Burada bulunmamın benim için bir zorunluluğu yok, aynı şekilde yazmamın da. Tamamen keyfi için buradayım ve olmaya da devam edeceğim.
Kurgum saçma gelebilir, yazım yanlışlarım anlatım bozukluklarım olabilir. Dediğim gibi profesyonel bir yazar değil OKURUM. Her şeyden önce yorum yaparken benim de sizin gibi insan olduğumu, duygularımın ve bir kalbimin olduğunu unutmadan yorum yapın lütfen.
Sabırlı bir insan değilim, bu zamana kadar da olmadım. Kimseyi kitabımda zorunlu tutmuyorum. Ben keyfi için buradaysam sizlerde öylesiniz. Okuyacak bir sürü kitap bulabilirsiniz. Bana yapılan her türlü yoruma açığım. Gerekene gerektiği cevabı vermekten asla çekinmem, bu konuda bilginiz olsun.
Beni anlayışla karşılayacağınızı umuyorum.
Bu süreç içerisinde sizleri diğer bir kitabım olan KARANLIKTA 'da görmeyi çok isterim.
Hoşçakalın.
_____________
Kül grisi araba hastane otoparkına tekerleri çığlık atarak giriş yaptığında elim kapı kulpunda bekliyordum. Nihayet duran araçla birlikte hiç vakit kaybetmeden kendimi soğuk havaya attığımda koşar adımlarla yürüdüm asansöre. Hemen peşimden gelen adam benden önce uzanarak asansörün yeşil tuşuna dokunduğunda aşağıya inen asansör ile birlikte çabuk hareketlerle giriş yaptık.
Bir kolumu kendi belime sardığımda boşta kalan elimin parmağını ağzımda oynuyordum. Nihayet kata ulaşan asansör ile resmen koşarak çıktım dışarı. Ve yine aynı şekilde koşarak geçtim tüm koridorları.
Son bir hamle daha yaptığımda yoğun bakım ünitesinin önündeki kendimizce oluşan kalabalığı gördüm. Adımlarım yavaşlarken sanki şimdiye kadar koşan ben değilmişim gibi ağır ağır yürümeye başladım. Beni ilk fark eden yaşına rağmen iyice çökmüş göz altları ile birlikte oturduğu sandalyeye yığılan büyük annem olmuştu. Yaşlı gözleri ile birlikte oturduğu yerden kalkarken bana yardım ederek önüme doğru geldi. "Büyükanne..." diyebildim sadece. Onun sonrası koca bir hıçkırık ve dinmek bilmeyen yaşlarımdı.
Ben büyükanneme sarılıp ağlarken bir el daha dolandı arkadan belime. Görmesem bile bunun Gökçe olduğunu kokusundan anlamıştım.
"Nasıl?" diye sordum zar zor çıkan sesimle. Biliyordum hasta olacağını ateşinin olduğunu hissetmiştim.
Büyükannem belime sardığı kollarını çektiğinde ayakta daha fazla kalırsa düşecekmiş gibi duruyordu. Bartu ona yardım ederek az önce kalktığı yere tekrar oturttu.
"Ne güzel oynadık, güldük." diyen kadın yaşlarımın artmasına sebep oluyordu. "Uykusu geldi sandım, uyuttum. Ama..." dedi devamını o da getirememiş ağlamaya başlamıştı. Ellerimle yüzümü kapattığımda zaman durmuştu benim için. Dilimden ve içimden eksik olmayan tek dua dönüp duruyordu kafamın içinde, lütfen bebeğime bir şey olmasın.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
MAYSA
General FictionUmutsuz bir kadın ve hırsız bir adamın hikayesi. Kitap en başından değiştirilerek yeniden yazılıyor...
