"Ne diyorsun sen?"
Duyduğum cümle karşısında ilk bir kaç saniye yutkunamadım. Kelimeler dudaklarımdan döküldü ama ne dedim ya da konuşan ben miydim, saniyeler geçse bile ne sorduğumu unutmuştum.
"Doğru duydun Maysa."
Karşımda ki adam derin bir nefes aldığında dudakları tekrar aralandı. "Hamilesin."
Derin bir nefes verirken aynı zamanda da yutkunmaya çalıştım. Birden bire boğazım kupkuru olmuştu. Ah kalbim! Biraz daha bu hızla atmaya devam ederse kesin ölecektim.
"Neden bana söylemedin?"
Bu soruyu ne için sorduğunu bilmiyordum. Hastalığımı öğrendiği için mi yoksa hamile olduğum için mi bu soruyu sormuştu emin değildim.
Hamile olduğum için...
"Ben..." dedim ama cümlemin devamını getirmek için bir kaç saniye bekledim. "Hamile miyim?"
İnanamıyordum.
Bunca yıl anne olamayacağımın gerçeğiyle yaşayan ben...hamileydim.
"Sen nasıl öğrendin bunu?" Nihayet dudaklarımdan mantıklı bir soru dökülmüştü.
"Seni hastaneye götürdüğümde alt tarafında bir kanaman olduğunu gördüm. Hemen bir çok doktor sana müdahale etti ve içlerinden biri bana hamile olduğunu ve şu an çok riskli bir dönemden geçtiğini söyledi."
Birbirine kenetlediği elleriyle oynarken bir yandan da gözlerimin içine bakıyordu.
Demek kanamam bu yüzdendi. Neredeyse hiç sahip olamayacağım bebeğimden olacaktım.
"Maysa..."
Kısık çıkan sesiyle birlikte bakışlarım benimde onun gözlerine bakmamı sağlıyordu. Hastalığımı biliyordu. Kesin bu kez bana onu soracaktı.
"Bu bizim için mükemmel bir fırsat."
Beklediğim sorunun gelmemesine sevinirken dedikleriyle birlikte kaşlarım çatıldı. "Ne fırsatından bahsediyorsun sen?"
Derin bir nefes alırken sanki mümkünmüş gibi öne biraz daha eğildi.
"Bu bebek bizim için bir şans Maysa. İzin ver sana kendimi affettireyim."
Sessiz kaldım.
Ne diyeceğimi ya da nasıl bir tepki vereceğimi bilmiyorum. Ben kararımı çoktan vermiştim ve kesinlikle bundan dönmeyecektim.
Bana gerçekleri anlatması ne ona karşı içimdeki öfkeyi söndürmüş ne de terk edilmenin acısını dindirmişti.
"Bu hayatta en çok sahip olmak istediğin duygunun annelik olduğunu biliyorum."
Uzanıp elimi tutmak istedi ama ben buna izin vermedim. Ayrıca yaşlarım şimdi tekrar süzülmeye başlıyordu.
"Rahim kanseri olduğunu ve sürekli tedavi olup ameliyatlar olduğunu da biliyorum."
"Bunları da öğrendikten sonra bana iyice acıdın ve benimle sırf bu yüzden mi birlikte oldun?" Elbette böyle bir şeyi sorarken ben bile ihtimal vermiyordum ama canımın acısıyla da bunu sormam gerekiyordu.
"Hayır..." dedi hem uzatarak hemde fısıldayarak. "Seninle birlikte olduğumuz yılbaşı gecesine kadar seni tanımıyordum. Sadece gerçek Bartu sana ulaşmak için iş yerine zarflar bırakırken ve onları alırken yanlışlıkla içinde sana ve tedavine ait bir zarf vardı."
Ne fark ederdi ki?
Öğrense ve bilse ne fark ederdi?
Hamileyim.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
MAYSA
Fiksi UmumUmutsuz bir kadın ve hırsız bir adamın hikayesi. Kitap en başından değiştirilerek yeniden yazılıyor...
