45. Bölüm

4.9K 410 38
                                        

Onu görmek, ilk olarak heyecan olmuştu bana. Aralanan kapıyla birlikte içeri giren ve kulağına bir şeyler fısıldayan garsonla birlikte doğrudan bakışları beni bulan ilk heyacan.

Onu görmek, huzur olmuştu bana. Hastane koridorunda kimsesiz bıraktığım bebek için ağlarken beni saran kollarda huzur dolmuştum.

Onu görmek, güven vermişti bana. Belki de bu hayatta büyükannemden başka birine -arkadaşlık dışında- daha güveneceğimi hissetmiştim.

Onu görmek, tuhaf bir cesaret vermişti bana. O ilk defa 'evleniriz' dediğinde gözünde ki cesareti görmüştüm. Her ne kadar bu evliliğide sırf içinde bulunduğumuz oyun için teklif etse de yaşananlar oyunun dışına çıkmıştı. Ve her oyun dışı oluşumuzda bundan cesaret almıştım.

Ama...

Onu görmek ilk defa beni bu kadar korkutmuştu.

Tüm bu karanlığa inat onun gözlerini net görüyorum.

O buradaydı.

Neredeyse günlerdir sadece ve sürekli varlığını dile getirdiğim adam tam karşımdaydı.

Arsel buradaydı.

Şuan karşımda bana doğru eğilerek oturan adamın kaşları attığım çığlıkla birlikte çatılırken ben korkuyla gerilemiştim.

Onu bekliyordum.

Gelmişti.

Belki de bu heyacan beni korkutmuştu, emin değildim.

"Arsel..." derken sesim benim bile duyamayacağım şekilde kısık çıkmıştı.

Ya rüya görüyorsam?

Gözlerimi açınca varlığı kaybolacaktı belki de.

Bunu öğrenmemin tek bir yolu vardı. Oturduğum yerden tamamen kalkıp ışıkları açtım. İşte o an gerçekten gördüm onu. Buradaydı. Gelmişti nihayet.

Hiç bir şey demeden geri kalktığım yere oturdum. Karşımdaki adam gözlerini dahi kırpmadan beni izliyordu. Tabii bir de açıkta kalan göbeğime bakıyordu.

"Niye geldin?"

Doğrusu, nasıl girdin, olacaktı ama bunu zaten bildiğim için direkt niye geldiğini sordum.

Derin bir nefes veren adam öne doğru eğildi ve ellerini birbirine kenetledi.

Onu son gördüğümden bu yana şimdi daha iyi görünüyordu. Sadece yorgundu. Bu her halinden belli oluyordu.

"Doğru mu, Maysa?"

Sesi duygudan yoksun tek düzeydi. Ve bakışları yine göbeğimi bulmuştu.

"Farz et ki doğru." dedim omuzlarımı silkerek. Ben de sesimin tonunu sabit tutmaya çalışıyordum. "Ne olacak?"

Karşımdaki adam sessiz kalırken kafasını yere eğdi. Kasılan çenesiyle dişlerini sıktığını anlıyordum.

"Ben..." dedikten sonra kafasını kaldırarak tekrar yüzüme baktı. "Özür dilerim Maysa. Çok özür dilerim."

Böyle bir konuda neden benden özür dilediğini anlamamıştım doğrusu. Tepkisiz kaldığımda o konuşmaya devam etti.

"Büyükannenle seni karşı karşıya getirdiğim için özür dilerim."

Bebek meselesinde onu değilde büyükannemi tercih ettiğim için kendimi mi suçlu hissediyordu o?

"Böyle olsun istemezdim."

MAYSABağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin