Bu bölümümüz biraz kısa.
İthafım Büşra’ya. Her şey için teşekkürler. Umarım işe yarar.
Sıkıca gözlerimi kapayıp aklıma gelen her küfrü sıraladım. Mükemmel zamanlama anne. “Sıçtım, sıçtım, sıçtım, sıçtım!”
Panik içinde nefesimin altından fısıldamaya başladım.
Eğer annem içeri girer de Justin’le beni banyoda görürse, ben ölünün de ötesinde bir şey olurdum.
Hemen ellerimi Justin’in göğsüne bastırıp onu geri ittim. “Burada kal, sakın hareket etme ya da tek kelime etme yoksa seni güneşin asla doğmayacağı bir yere atarım.” Diye uyardım parmağımı ona doğru sallayarak.
Güldü.
“Tek kelime etmeyeceğim.” Dudaklarından bir fısıltı duyuldu ve anahtarı bana doğru fırlattı. Gözlerimi devirdim.
Banyonun kapısını açıp dışarı çıktım ve ışıkları kapatmadan önce Justin’e son bir kez bakış atarak kapıyı arkamdan kapadım.
“Kelsey Anne! Küçük bayan hemen kapıyı aç!” Annemin sinir bozucu sesi kulak zarımı bir kez daha deldi.
Gözlerimi içten bir şekilde devirdikten sonra kapımın yuvarlak koluna elimi attım ve çevirip kapıyı açtım. “Evet?”
“Benimle bu ses tonuyla konuşma küçük bayan.” Diye tısladı karanlık koyu gözleriyle. Yüzüne gülmemek için büyük çaba sarf ediyordum.
“Pardon.” Dedim sahte bir gülümsemeyle. “Nerede benim görgüm?” Kafamı sağa sola sallarken parmaklarımı birbirine geçirdim.
Küçümseyen bir ifadeyle başını salladı. “Çocuk gibi davranmayı kes Kelsey.” Diye o kutsal ses tonuyla mırıldandı.
Banyo kapısına doğru bir bakış atarken Justin’in annemin dikkatini çekecek herhangi bir şey yapmaması için dua ediyordum.
Gözlerimi kırpıştırarak anneme baktım. “Ne istiyorsun anne?” diye iç çektim. Ne söyleyeceği gerçekten umurumda değildi.
Bana garip bir bakış attı.
İnledim. “İstediğin şey de nedir anneciğim?” diyerek sevgi sözcükleri kullanmaya çalıştım.
Takdir eder gibi gülümsedi. “Babanla kilisede yapmamız gereken birkaç şey var ve bu biraz sürebilir. Bunu söyleyecektim.” Dedi ve bir tutam saçı kulağının arkasına sıkıştırdı.
Yanaklarımın içini ısırdım. Ailemin evden gitmemesi Justin’le yalnız kalacağımız anlamına geliyordu.
“Ben gitmeden yemek hazır olur. Eğer bir şey olursa babanla benim numaramı biliyorsun, hemen araman yeterli.” Söyleyecek başka bir şey olup olmadığını düşündü. “Özellikle biz gittikten sonra evde asla misafir istemiyorum ve evi izlemen gerekiyor. Kardeşinin ödevlerini yaptığından ve uyuduğundan emin ol.”
Onayladım ama dediklerine pek dikkat etmiyordum, tek istediğim bir an önce gitmesiydi. Ve gitmesinin bu kadar uzun sürmesi sabrımı taşırmak üzereydi.
“Dediğimi duydun Kelsey, kimseyi istemiyorum. Cezalısın.” Diye tekrarladı.
Ona bıkkınla baktım ve “Tamam anne.” Dedim.
“Tamam, sözünde duracağını biliyorum.” Dedi eğilerek ve bana sarıldı.
Tuhaf bir biçimde sarılmasına karşılık verdim ve çekilip ayaklarımı hareket ettirirken bakışlarımı kaçırdım.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Danger (Tehlike)
Fanfiction© Dünyada belieber'ların okuduğu en ünlü hikaye Okuyucu sayısı ABD'de üç milyonu geçti. Çeviri bana ait. Hikayenin hakkı; hipstastyle'e çeviri hakkı; ben sahibimdir.
