İyi Bayramlar!
Size benden bir bayram şekeri. Tatil olunca tabi vaktimiz daha fazla oluyor. Sizden isteyeceğim kavurma kokan elleriniz ile (ıyk!) süper, harika, harika ötesi yorumlar yazıp, vote tuşuna basmanız. Birkaç gün yokum ama yeni bölümü bu cumartesi atmayı düşünüyorum, sizi seviyorum. Sizde beni seviin <3
İyi okumalar..
Justin’in gözünden:
“Kahretsin! Kahretsin! Kahretsin… Kahretsin!”
İnleyerek yatağımda kayarken, telaşlı çığlıklar kulağıma doldu. Tekrar uykuya dalmayı denedim ama ağzından çıkan başka bir küfürle pek işe yaramadı. Gözlerimi ovarak araladım ve Kelsey’in odada panik içinde dolanmasını ve sağa sola bir şeyler fırlatmasını gördüm. “Bebeğim, ne yapıyorsun?”
“Kıyafetlerimi bulmaya çalışıyorum!” Odada dolanmaya devam ederken yüzü beklenti ve endişeyle kızarmaya başlamıştı.
Kaşlarımı karışıklık içinde çattım. “Bebeğim…”
“Nerede olabilir?!”
“Bebeğim…” Yatakta doğrulup oturdum.
“Cidden?” Havada ellerini salladı. “Buralarda bir yerlerde olmak zorunda!”
“Kelsey!”
“Ne?” diye karşılık vererek arkasını döndü. Beni uyanık görünce birden duraksadı. “Üzgünüm.”
Güldüm. “Sorun değil.” Dudaklarımı yaladım. “Ama boş yere panik yapıyorsun.”
“Boş yere? Justin, ben –”
“Kıyafetlerin burada değil. Kirli sepetinde.” Gülmemek için kendimi zorlarken, farkındalığın yüzüne hücum ettiğini gördüm.
“Ah.” Uysalca gülümsedi.
“Evet,” Hafifçe gülümsedim. “Yani yatağa geri dön.” Battaniyeyi açarak yorgun halde ona doğru salladım. (Okul var, çocuk yatmayı düşünüyor hala :D)
“Tabi ki hayır! Sen deli misin?” dedi bana inanamayarak bakarak. “Bugün okul var Justin! Eve gittiğimde ailemin çıldıracağından bahsetmiyorum bile!” (Çıldırmaları gerekiyor zaten.)
Gözlerim açıldı. “Bunu düşünmemiştim bile.”
“Evet, ben de.” Parmaklarını saçlarında gezdirdi. “Bunun sonunu düşünemiyorum bile! Beni öldürecekler Justin.” Zeminde tempo tutmaya başladı. “Onları iyi olduğumu söylemek için arayamadım bile! Büyük ihtimal şu anda evde beni bekliyorlardır. Aman Tanrım…” Elleriyle yüzünü tokatlamaya başladı. “Ben öldüm!”
“Bebeğim,” Ayağa kalkıp ona doğru yürümeye başladım. “Her şey iyi olacak.” Ellerini tutarak yüzünden çektim. “Onlarla konuşacağız.”
“Ah, elbette, Justin. Onlara okulu nasıl ektiğimizi, kavga edişimizi, sonunda kaçırıldığımı, neredeyse tecavüze uğrayacağımı, dövüldüğümü ve sonunda gelip beni kurtardığını, tüm bunlar içinde boğulduğumuzu, tüm bunlar olurken de onlara haber vermeyi unuttuğumuzu ve her şey bu kadar hızlı gelişirken eve gelemediğimi anlatırız.” İğneleme her kelimesinden damlıyordu.
İç çektim. “Hayır bunları onlara anlatamayız ama gerçeği azıcık anlatabiliriz.”
Omuzları birden çöktü. “Öldüm ben.”
Kelsey’nin gözünden:
“Bebeğim, rahatla, her şey yoluna girecek.” Justin rahatlatıcı bir biçimde omzumu ovuşturdu.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Danger (Tehlike)
Fanfiction© Dünyada belieber'ların okuduğu en ünlü hikaye Okuyucu sayısı ABD'de üç milyonu geçti. Çeviri bana ait. Hikayenin hakkı; hipstastyle'e çeviri hakkı; ben sahibimdir.
