Merhaba.
Bu bölümün geç gelmesinin sebebi 1)Çok önemli bir sınavla boğuşmamdı ki süper (!) bir not aldım. 2) Ailem 3) Bu bölümün feci uzun olması kaç kere sıkılıp bıraktım. Bu bölüm hoş, sadece eğlenceli bir bölüm. Seveceğinizi düşünüyorum. Oy ve yorumlar için teşekkürler. Devamını da bekliyorum. Sizi çok seviyorum. Bir sonraki bölümde görüşürüz <3 Not: Bilgisayar daha demin bir kaç kere kafayı yedi, kıracaktım -_-
-45-
Kelsey’nin Gözünden:
“Gergin misin?”
Justin’e doğru baktım. Sol eli direksiyonun üstündeyken sağ eliyle benim elimi tutuyordu. Gülümseyerek hafifçe kıkırdadım. “Dünden beri bunu bana yaklaşık milyon kez sordun ve son kez, ben iyiyim. Bence gergin misin sorusunu benim sana sormam gerekiyor. Aslında aileni uzun yıllardır görmeyen sensin.” Diyerek elini sıktım.
Justin omuz silerek dudaklarını yaladı. “Eğer beni geri kabul ederlerse, etmiş olacaklar. Etmezlerse de, hayatıma devam edeceğim. Ailemi özlemiş olsamda onlarsız uzun zamandır yaşıyorum ve sonsuza kadar yaşayabilirim. Onlarla ilk kez tanışacak olan sensin.”
Kaşlarımı çattım. “Öyle deme…” Başımı salladım. “Eminim seni özlemişlerdir ve tabi ki, onlarla tanışmak biraz sinir bozucu ama bana endişelenecek bir şey olmadığını söyledin ve ben de endişelenmiyorum.”
Justin iç çekti. “Ne yapmamı istiyorsun Kelsey? Annemle babamın geçmişte yaşanılan her şeyi unutarak bana kollarını açacaklarını mı düşünüyorsun? İkimiz de bu durumun çok ince bir şans gerektirdiğini biliyoruz.”
“Negatif düşünürken her şeyin olumlu olmasını nasıl bekliyorsun?” Kaşlarımı çattım. “Bunun hakkında sana ne söylemiştim?”
“Ben gerçekte yaşıyorum Kelsey, senin çoğu zaman yaptığın gibi la la land değil. Bu bir peri masalı değil. Sırf sen istediğin için iyi şeyler olmuyor ya da hak ettiğin için. Bu gerçek hayat. Hatalar yapılır, bir şeyler söylenir ve geriye alınmaz.” (La la land bizdeki lay lay lom gibi bir şey işte. )
“Sen hala onların çocuğusun Justin. Hata yap ya da yapma, sonsuza dek seni kendilerinden uzak tutamazlar. Seni onlar yaptı.”
“Anlamıyorsun, Kelsey. Bu annemden bir şeyler çalmam ya da babama vurmam gibi ufak tefek bir drama olayı değil. Kardeşim öldürüldü.”
“Bu senin hatan değildi!” Hala kafasında bunu bitirememesine karşı feryat ettim.
“Bunun önemi yok çünkü sonuçta, onların gözünde bir canavarım! Ailemi yok eden benim.”
“Onlar adına konuşmayı kes.” Diye monoton bir sesle belirttim.
“Ne?” Bana baktığında biraz karmaşık göründüğünü söyleyebilirdim.
“Onlar adına konuşmayı kes dedim. Onların geçmişte kullandığı suçlamaları bahane ediyorsun ve sanki daha birkaç gün önce sana bunların hepsini söylemişler gibi konuşuyorsun. Bugün nasıl hissettiklerini bilmiyorsun. Onların seni affetmediğini ya da belki de unuttuklarını bilmiyorsun!” Şiddetle ellerimi kaldırdım.
Justin omuz silkti. “Onlar benim ailem, Kelsey. Nasıl olduklarını biliyorum.”
“Ama sen onlar değilsin. Onların bizzat ne düşündüğünü ya da sana karşı ne hissettiklerini bilemezsin.” Parmaklarımı saçlarıma geçirdim. “Bu tarz şeyleri düşünmeyi bırakmalısın. Tamam mı?”
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Danger (Tehlike)
Fanfiction© Dünyada belieber'ların okuduğu en ünlü hikaye Okuyucu sayısı ABD'de üç milyonu geçti. Çeviri bana ait. Hikayenin hakkı; hipstastyle'e çeviri hakkı; ben sahibimdir.
