Merhaba, aslında akşam atacaktım ama herkes çok merak etti falan hemen atayım dedim. Bu kadar hızlı attığım için yazım hataları olabilir, kusura bakmayın. İyi okumalar
(OKUYUN) Parantez içindeki benim düşüncelerimdir eğer çok rahatsız ederse daha yapmayabilirim
Justin’in gözünden
Bu sürtük çıldırmış mıydı?
Nasıl oluyor da lanet olası bir yabancının arabasına binebiliyordu?
Aptal mıydı?
Bence aynen öyle.
Hızla park yerinden çıkarken kendimi kaybetmemeye çalışıyordum. Eğer eskiden beri kaybettiğimi düşünüyorsanız, şimdiki halimi görmelisiniz.
Şu an lanet olası birini öldürmeye ve cehennemeye yollamaya çok yakındım çünkü stres içten içe beni yiyordu.
Kelsey'ye ihtiyacın olduğu en acil zamanda nerdeydi?
Odaklan Justin, odaklan. Elimle ensemi kaşırken zihinsel olarak kendimi azarladım.
Onun kim olduğunu bile bilmiyordu. Yani eğer bilseydi, arabayı hemen tanırdı oysa orada tam beş dakika ayakta dikilmişti. Lanet olsun, onu tanısa bile bu şekilde kaçmamalıydı.
Arabadaki ona bir şeyler söylemiş olmalıydı…
Yani, bir yabancının arabasına durduk yere binmesinin başka bir açıklaması olamaz.
Tanrı Kahretsin. Daha ne kadar dikkatsiz olabilirdi?
Elimde olmadan içten bir şekilde inleyerek bir arabanın lastiğine tekme attım. Muhtemelen dışardan zihinsel özürlü bir sosyopat gibi görünüyordum ama şu an umurumda bile değildi. Kelsey tanımadığım birinin arabasına binmişti.
Araba azıcık bile tanıdık gelmiyordu ve renkli camlar yüzünden hiçbir şey görememiştim.
Ah, siktir.
Park ettiğim yere doğru zorla yürümeye başladım. Onun yabancı birinin arabasıyla gitmesine izin vermemin ve arkasından koşmamamın imkanı yoktu.
Eğer yaparsam bu aptallık olurdu.
Range Rover’ımı bulunca kapıyı açtım, içeri girdim ve hemen arabayı çalıştırdım.
İçimden bir ses Kelsey’in güvenli ellerde olmadığını söylüyordu ve olacakları beklemeye hiç niyetim yoktu.
Onu bulacağım. Yapacağım en son şey de olsa.
Gaza bastım ve park alanından uzaklaşmaya başladım ve Kelsey’nin bindiği arabanın gittiği yöne doğru yol almaya başladım.
Caddenin sonuna yaklaştığımda aslında buradan sonra arabanın nereye gittiğini bilmediğimi fark ettim. Yeni bir küfür dizisi ağzımdan döküldükten sonra hızlı bir U dönüşü yaparak evime doğru sürmeye başladım.
Hız sınırını aşarak beni durduracak bir polis olmamasını diledim çünkü şu an bunla uğraşacak durumda değildim.
Eğer çocukları şu an arayıp hazır olmalarını söylersem akıllıca olacağını düşündüm ve kotumun cebinden Blackberry’mi çıkardım. Başka bir sokağa dönerken numarayı çevirdim ve telefonu kulağıma götürdüm.
“Alo?” John’nun kulak tırmalayıcı sesi hoparlörden dışarı süzüldü.
“Hey dostum, dinle, sana ve çocuklardan oluşan bir ekibe ihtiyacım var. Bir şeyi izlememiz gerekiyor ya da birinin işini bitirmemiz.” Başka bir köşeden döndüm.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Danger (Tehlike)
Fanfic© Dünyada belieber'ların okuduğu en ünlü hikaye Okuyucu sayısı ABD'de üç milyonu geçti. Çeviri bana ait. Hikayenin hakkı; hipstastyle'e çeviri hakkı; ben sahibimdir.
