Bölüm 33

23.3K 819 327
                                        

Merhaba.. Bölümü atarım diyordum fakat evde falan değildim, bayramdı ve dayım evlendi falan. Kuzenimle çevirdik, hikayeyi okuyunca psikolojisi bozuldu. Sizinde bozuldu mu? Asdf :D Sizi seviyoruuum sizde beni sevin :P. Bu bölüm çok ''oha ne oldu yaa''lı bir bölüm. BÖlüm şarkımız var, onada bir bakın. 

NOT: Yarın okul var atarak iyi teselli etmişimdir belki ;)

İyi okumalar..

 Kelsey’nin Gözünden:

Hayatımda başıma gelen bu tüm şeyler daha tuhaf olamazdı ve güvenin bana, bu anlardan çok fazla yaşamıştım.

 Dudaklarımı yalayarak, sertçe yutkundum. Avuç içlerimin terlediğine ve kalp atışlarımın hızlandığına yemin edebilirdim.

 Elimi birinin sıktığını hissettim ve döndüğümde Justin’in bana baktığını gördüm, bakışlarını Carly’ye doğrultmadan önce bana gülümsedi. (Kalp krizi geçiriyor .d.d.)

 Derin bir nefes aldım. Justin’in yanımda olması beni daha iyi hissettiriyordu. Bu konuda yalnız olmadığımı bilmek güzeldi.”Carly, hey…”

 Yüzü karışıklık için buruşmuş, kaşları hala çatık ve dudaklarını büzmüş bir halde duruyordu. “Selam.”

 Ne yapacağımı bilemeden Justin’in elini daha da sıktım. Doğru mu yoksa yüzüne yalan mı söylemeliydim?

 Bunun yeterli olduğuna karar verdim. Yalan söylemek artık benim bir parçam haline gelmişti ve bundan fena halde sıkılmıştım. “Dinle, göründüğü gibi değil –”

 “Bence öyle.” Diye karşılık verdi. (hass..)

 İç çektim. “Carly…”

 Elini kaldırarak tek bir kelime etmemi engelledi. “Hayır, Kelsey.” Başını salladı. “Bana yalan söyledin.”

 “Hayır, ben --”

“Sizin konuşup konuşmadığınızı sorduğumda sen hayır dedin. Resmen yalanını bana zorla kabul ettirdin ve konuyu kapatmak istedin. Baştan aşağı haklı olmama rağmen beni bir salak gibi hissettirdin.”

 Hüzün hissinin beni ele geçirdiğini hissederken yaşlar gözlerime dolmaya başladı. “Öyle yaptığımı biliyorum ve gerçekten çok üzgünüm. Sadece… ilk başta, bunu söylemek benim işim değildi.”

 “Senin işin değildi?” diye alay etti. “Bu da ne demek?”

 “Başlarda aramızda neler olduğunu bilmiyordum demek! Hiçbir şey söylememiştim.”

 “Ben senin en yakın arkadaşınım!” Ellerini havada savurdu. “Bu sana bir şey ifade ediyor mu?”

Çenem düşmüştü. “Tabi ki ediyor!” diye bağırdım. “Bu benim için her şeyi ifade ediyor! En yakın arkadaşım olduğunu biliyorum ve özür dilerim. Yalan söylemek istemedim ama bir söz vermiştim! Eğer bana bir şeyi söylemememi söyleseydin ve ben gidip bunu…” Etrafıma bakınarak birini aramaya başladım ve gözüm Justin’e kaydı. “Justin’e söyleseydim ne hissederdin?”

 Sessiz kaldı.

 “Hoşuna gider miydi?”

 Düz bir çizgi halinde dudaklarını birbirine bastırdı.

 “Ha?” diye devam ettim.

 Başını sallayarak uzaklara baktı. “Hayır, gitmezdi.”

 “Kesinlikle.” Diyerek derin bir nefes verdim, ne kadardır içimde tuttuğumu bilmiyordum.

Danger (Tehlike)Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin