Bölüm 27

24K 754 185
                                        

Merhaba.. Dün atacaktım ama bazı aksiliklerden dolayı atamadım. Multimedia Kelsey ve Justin merak edenler vardı.

İşte karşınızda ’27.’ Bölüm!!

*27*

Kelsey’nin gözünden:

 Yapmak istemediğim bir şeyi zorla kabul ettirilmenin gerçekliğiyle midemin acı içinde büküldüğünü hissediyordum.

 Yatağa bağlıydım ama durmuyordu, ne kadar yalvarırsam yalvarayım durmuyordu.

Sadece istediği şeyi yapmaya devam ediyor ve beni daha fazla ağlatıyordu.

 İşe yaramaz, kirli hissediyordum… Berbat hissediyordum.

 Sadece acele etmesini ve bir an önce bitirmesini dilemekten başka şansım yoktu. Bu konuda yapabileceğim hiçbir şeyin olmaması beni her dakika daha da öldürüyordu.

 Pantolonumun düğmelerine geldiğinde gözlerimi sıkıca kapadım. Bir kez daha çığlık attım, yapacağı şeyi yapamaması için elimden gelen her rahatsızlığı vermeye çalışıyordum.

 Bundan dolayı olsa gerek, Luke sinirle ağzıma tokat attı ve çığlıklarımı engellemeye çalıştı.

 “Lütfen…” Kapalı tuttuğu eli içinde kelimelerimin boğuk sesleri arasında ağlamaya devam ettim, her şeyi daha da ağırlaştırıyordu.

 Bedenimin yarısını hareket ettirmeye başladım, onu en çok incitebilecek yerini tekmelemeye çalışıyordum. Bana zaman kazandırması dışında bir işe yaramıyordu.

 “Lanet olası sürtük, hareket etme!” diye inleyerek ağırlığını üstüme daha fazla verdi ve nefesimi kesti.

 Elinin altında daha sesli bir şekilde çığlık atarak bu kabusu sona erdirmeye çalıştım.

 Luke kafasını sallayarak gülümsedi. “Hala öğrenemedin değil mi bebeğim?” dedi küçümseyerek. “Seni çok kötü sikeceğim ve bu konuda yapabileceğin hiçbir şey yok.” Eğilip bir kez daha boynuma dudaklarını bastırmadan önce göz kırptı.

 Korku ve güvensizlik içinde sızlanmaya başladım. Tam bir şey söylemek için ağzımı açacakken odanın kapısı aniden resmen uçarak açıldı ve bedenim hızla sarsılırken kapıdakinin kim olabileceğine korkarak baktım.

 “Kafanı parçalara ayırmadan önce kızın üstünden siktirip gitmen için üç saniyen var.” Çok tanıdık bir sesin ölümcül tonu tüylerimi anında diken diken etmişti.

 Luke dudaklarını boynumdan kaldırdı ve sesli bir biçimde hırladı. “Bunu durdurabileceğini de kim söyledi? Onunla şansını sonra denersin.”

 Kapıdaki kişi güldü. “Anladığını sanmıyorum Luke…”

 “Asıl ben anladığını sanmıyorum.” Diye tükürdü Luke. “Meşgulüm.”

 Başka bir kelime söylenmeden birden bir silah sesi duydum ve kurşun kafamın yattığı yerin birkaç metre ötesine düştü. Ani bir hareketle yerimde zıpladım.

 “Lanet olası ne oluyor?” Luke üstümden kalkarak kapıya doğru yürümeye başladı ve sonunda Justin’i tam anlamıyla görebildim. Gözlerinde saf nefret dolu bir bakış vardı.

 Rahatlama duygusuyla yaşlar gözlerimden hızla akmaya başladı. Onu burada görmenin verdiği şokla elimle ağzını kapadım. (İkinci kontrolde anladım yukarıda elleri bağlı diyordu, iki saattir bu cümleden farklı bir anlam çıkarmayı bekledim:D:D)

Danger (Tehlike)Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin