Bölüm 43

20.5K 520 176
                                        

Geçen hafta atamadığım bölümü bu hafta atıyorum. Bitmedi üstelik bilgisayara giremedim. Bir şey olmazsa öbür yarın veya Pazar günü atabilirim (söz vermiyorum). Ayrıca şu son bölümün oy ve yorumları öbür bölüme göre oldukça az az ve azdı. Umarım bu bölümde olmaz. Sizi seviyorum kendinize iyi bakın :):):) Gif arabada bomba olan bölümden :D 

-43-

Kelsey’nin Gözünden:

 “Kelsey! Tatlım, kapıyı aç!” Esneyerek kolumu diğer tarafa atıp gerindim ve yanımda yatan kişiye doğru sarılıp sokuldum.

 “Kelsey! Uyanık mısın? Hemen şu kapıyı aç genç bayan!” Annemin sesi birden kulak zarımı delip geçti.

 İnleyerek gözlerimi kırpıştırdım, ellerimin tersiyle uykulu gözlerimi ovuşturdum, yatağımda doğruldum ve etrafıma bakarken gözlerim yanımda huzurlu bir şekilde uyuyan Justin’e takıldı.

 “Kelsey Anne!” Annem tekrar bağırdı, sesi bu sefer daha da ağırlaşmış gibiydi. (Bu arada şu yazarımız bir soyadına karar verse çok iyi olacak!!)

 Farkındalık beynime hücum edince birden gözlerim irileşti. Aceleyle Justin’i ittirmeye başladım. “Justin!” diye tıslayarak onu salladım. “Justin, uyan!”

 “Mmm.” Başını diğer tarafa çevirerek benden uzaklaştı.

 Gözlerimi devirdim, bu sefer onu daha hızlı sarstım. “Justin!”

 “Ne?” diye mırıldandı.

 “Uyan, annem tam kapının önünde.”

 “Kelsey Anne Jones, orada neler oluyor?”

 “Geliyorum anne!” Hemen geri seslenirken Justin’in diğer tarafına doğru döndüm, uyanık olmasını diledim ama hala uyuyordu.

 “Justin!” Onun duyabileceği kadar yüksek sesle bağırarak onu dürttüm. “Seni öldürmeden önce çabuk uyan!”

 “Yüca İsa bebeğim, lanet olası derdin ne böyle?” diye inleyerek gözlerini kırpıştırdı.

 “Derdim mi ne?” diye vurguladım. “Asıl senin derdin ne?” Omzunu ittim. “Çabuk kalk ve saklan! Annem tam kapının önünde!”

 Annemden bahsedince birden gözleri irileşti. “Siktir, sen ciddi misin?”

 “Kelsey!” Annem bir kez daha bağırdı. “Babanı yıkması için buraya getirmeden önce aç şu kapıyı!”

 “Lanet olsun,” Justin yataktan kalktı, ayakta durmaya çalışırken parmaklarını saçlarına götürerek saklanacak bir yer bulmak için etrafına bakındı.

 Ona yardım etmek için ben  de bakınırken gözlerim dolaba kaydı. “Çabuk! Oraya saklan!” Onu kapıya doğru ittim.

 “Kahretsin, bebeğim? Beni itmeyi bırak!” Dolaba doğru ilerlerken bana tısladı.

 “Sadece içeri gir ve tek kelime etme!” diye uyardım, gözlerini devirmesini ve dolaba girmesini izledikten sonra kapıyı arkasından kapadım.

 Her şeyin sıradan göründüğüne emin olmak için etrafıma bakındım, kapıya doğru yürüdüm, kapının topuzunu döndürdüm ve öfkeli annemle karşı karşıya geldim. “Hey anne…” Beceriksizce el salladım.

 “Şu kapıyı açmak ne kadar uzun sürdü böyle genç bayan. Endişelenmeye başlıyordum.”

 “Duş alıyordum anne, akan sudan sesini duymadığım için üzgünüm.” Diye alaycı bir tavırla cevap verdim. (İşiyordum gibi daha inandırıcı yalanlar varken, duş almak nedir Kelsey Jones? Saçlarını da yıkarken kurutuyordun herhalde.)

Danger (Tehlike)Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin