Bölüm 60

17.1K 423 202
                                        

Son üç bölüm kaldı finale ve bu bölüm upuzuuuun… Bu arada sınav sonucumu merak eden vardır belki çok iyiydi gerçekten çok iyiydi, İngilizce hariç. Ben İngilizceden hata yaptım üç tane asdf. Umarım herkesin iyi geçmiştir.  İyi okumalar, sizi seviyorum^^

Bu bölüm harika!

 

-60-

 

Kelsey’nin Gözünden:

 

 Yavaş yavaş uyanırken kollarımdan başlayıp ardı ardına gelen öpücükler omzuma kadar çıkıp boynumda son buldu. Yavaşça emerek dişlerini tenime geçirdi, çok yüksek sesle olmamasına dikkat ederek hafifçe inledim.

 Boğazından bir kıkırdama duyulunca boynuma karşı takındığı şapşal sırıtmasını hissedebildim. "Günaydın, bebeğim." Justin yanağımı öpüp geri çekildi, arkama yayılan saçlarıma doğru kafasını gömdü, kolunu belime sıkıca yerleştirdi ve sırtımdan ona doğru arkadan baskı yapmaya başladı.

 Kıkırdayarak elimi onunkinin üzerine koydum ve parmaklarımızı birleştirdim. "Saat kaç?" diye mırıldandım yeni uyanmış olduğumdan dolayı çıkan halsiz sesimle.

 "Dönüp bana öpücük verme saati." diye akıllıca bir cevap verdi Justin, dudaklarındaki sırıtmayı hayal edebiliyordum.

 Hafifçe gülerek arkamı dönerken çarşafın göğüs bölgemi ve bedenimi kapadığına emin oldum ve onunla yüz yüze geldim. Gülmemeye çalışarak, yüzümü sabit tutmaya çalıştım ama kısa bir süre sonra patlak verdim.

 "Neye gülüyorsun?" diye sordu Justin kaşlarını kaldırarak.

 Başımı salladım, gülmemden dolayı yanaklarım kızarmaya başlamıştı. Başımı göğsüne sokup yüzümü sakladım, vücudunun titremesinden onun da güldüğünü anladım.

 Beni sıcak vücuduna yakın tutarak eğildi ve dudaklarını kulaklarıma yerleştirdi. "Dün gece seviştiğimiz için mi?" diye fısıldadı alaycı bir tavırla ve yanaklarım anında daha da kızarmaya başladı.

 Gülerek kafamı daha da göğsüne sokmaya başladım, henüz ona bakmam mümkün değildi.

 "Bebeğim," Justin gülerek bacağıyla beni dürttü ve parmaklarını saçlarıma geçirdi. "Bana bak." diye mırıldandı.

 Başımı sallayarak kendimi ona yakın tuttum, tüm yüzüm aşırı sıcaktan yanıyor gibiydi.

 Benden geri çekilip avuç içleriyle yanaklarımı tutup ona bakmamı sağladığında homurdandım. Gülerek eğildi ve dudaklarını benimkilere tutkulu bir biçimde bastırdı.

 İçimden geldiği gibi öpüşüne karşılık verdim, elim bileği üstüne düştü ve bu anın hiç bitmemesini diledim.

 Geri çekilerek Justin başparmaklarıyla yanağımı okşadı. "Utandığında çok tatlı oluyorsun." Gözleri sevgiyle parlarken yüzüme baktı.

 Kaşlarımı çatarak dudaklarımı somurttum.

 Justin kaşlarını çatarak bu ani değişikliğime anlam vermeye çalışırken birden gerçeklik dank etti ve dudaklarında bir sırıtma oluştu. "Ah, pardon bebeğim," Güldü, "Seksi demek istedim. Çok, çok, çok seksi." Kaşlarını normale döndürdükten sonra bir öpücük için daha eğildi.

 "Mmm," Bir kez daha geri çekildikten sonra dudaklarımı yaladım. "Beni böyle öpmene bayılıyorum."

 Tek kaşını kaldırdı. "Öyle mi?"

Danger (Tehlike)Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin