Bölüm 29

25.4K 743 168
                                        

Merhaba, dün atacaktım söz verdiğim kişiler vardı fakat tüm gecem davetiye yapmakla geçti -hiç sormayın dayım kaç yıl sonra evlenmeyi düşündü.- O yüzden atamadım. İthafım ise @ecercan’a. Yorumlarınızı çok merak ediyorum ve beni merakta bırakmayın.

Ve anlaşılması gereken bir konu var. Danger Türkçeye çeviren sadece iki çevirmeni var ve iki tane olmasının sebebi de talihsizlikten. Çevirecek başka bir şey bulun, bu konuda size zevkle yardımcı olurum. Bence artık bu hikayeyi çevirmek özellikle bunu wattpad’de yapmak çok gereksiz. İyi okumalar.. Multimedia Kelsey ve müziğimizde var. 

Kelsey'in gözünden:

 Bu gecenin anıları bozuk plak gibi aklımdan geçip duruyordu. Sandalyeye bağlı olarak uyandığımdan itibaren, Luke’un bana saldırması, Andrew’un beni kesmesi, yatağa bağlı olarak uyanmam ve Luke’un bana ellerini zorlaması.

 Gözyaşları bir kez daha gözlerimi yuttu ve onları geri göndermek için savaştım.

 Bundan daha güçlü olduğumu biliyordum. Herkesin ve kendi iyiliğim için buna tek başıma katlanmak zorundaydım.

Kimsenin, Justin’in bile, aslında kim olduğumu öğrenmesine asla izin veremezdim ve buna şimdi başlamayacaktım.

 Hiçbir orospu çocuğu bunu berbat edemezdi.

 Ellerimi yüzümden aşağı kaydırdım, burnumu çektim, kendimi daha iyi göstermeye çalışarak banyomu bitirdim ve sudan çıkarak vücudumun etrafına bir havlu sardım.

 Kendimi dikkatlice kurularken dokunduğum her morluk için irkildim ve çok bastırmamaya dikkat ederek saçlarıma geçtim.

 Bileklerimdeki ağrıyı göz ardı ederek nemli bölgelere havluyu bastırdım ve saçlarımı açarak gevşek bir topuz yapıp ipe geçirdim.

 Bitirdikten sonra bileklerime doğru baktım ve midemin altüst olduğunu hissettim.  İplerden dolayı etrafı siyah ve mavi renklerden oluşan kesiklerle doluydu.

 Başımı sallayarak aynadaki buharı sildim ve kendime baktım. Yanağımdan boynuma uzanan kesiğin sonunda kanaması durmuştu, Tanrı’ya şükür.

 Parmaklarımı yaranın üzerine getirdiğimde dudağımı ısırdım ve kendime daha fazla bakmaya dayanamayarak hemen kafamı çevirdim.

 Banyonun kenarında uzun bornoz tarzı bir kıyafet buldum, onu alarak kollarımı kol bölgesine geçirirken bel bölgemi kapalı tutması için uğraştım.

 Tam çıkmak üzereyken Justin’in odasından gelen sesleri duydum. Kaşlarımı çatarak kulağımı kapıya dayadım ve neler olup bittiğini merakla dinledim.

 “O arabaya binmesine izin vermemeliydim.” Justin’in mırıltısını duydum.

 “Hayır,” diye karşılık verdi biri. “Bunu yapmak zorunda değildin ama olan oldu ve bunu değiştiremezsin Justin ama şu an neler yapabileceğini biliyorum.”

 Bir duraklama olduğunda dudağımı ısırdım.

 “Onun iyi olduğuna emin olup onu rahat ettirebilirsin çünkü Kelsey’in en ihtiyacı olan şey şu an bu. Onun bunun için kendini suçlamana ihtiyacı yok. Yanında olması için birine ihtiyacı var bu kişinin sen olduğunu ikimiz de biliyoruz.” Birkaç adım ayaksesi duyduktan sonra birden durdular. “Ah ve Justin?”

 Başka bir duraksama daha.

 “Yenilmez olduğunu düşünebilirsin ama hepimiz bazen düşebiliyoruz.” Ve kapı kapandı.

Danger (Tehlike)Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin