Merhaba, dün çevirip atamadığım bölüm şimdi atıyorum. Sadece hepinizden gerçekten bu bölümden yorum yapmanızı istiyorum, hiç istemediğim kadar. Sizi çook seviyorum. İyi Okumalar.
Kelsey’in Gözünden:
Midem burkuldu.
“Seni kim öldürmek istesin ki?” dedim şok içinde.
Bu çok aptalca bir soruydu, ağzımı açtıktan sonra fark etmiştim.
Tabi ki onu öldürmek isteyen biri vardı, düşmanları vardı. Kendime lanet ettim ve gözlerimi devirdim.
“Çok açık değil mi?” diye alay etti Justin başını sallayarak, öfke gözlerinden ve sesinden belli oluyordu. Altın, bal rengi gözlerini koyu bir sis kaplamıştı ve masumiyetini düşündüğünde gözleri nefretle büyüyordu.
Ona bakmaya devam ederek ayrıntılı anlatmasını bekledim. Luke’dan sonra bir sürü başka insan olabilirdi. Luke olduğunu nereden bilebilirdik ki?
“Luke’du.” Dedi tiksinerek, yüzünde son derece nefret dolu bir ifade vardı.
İsmini duymamla yaltaklandım ve bana neler yaptığını hatırlamamaya çalıştım ama elimde olmadan merak etmiştim… “Neden Luke seni öldürmek istesin?”
Justin boğuk bir gülümsemeyle başını salladı. “Neden istemesin?” Gözlerini arabasının küllerinden bana doğru çevirdi.
Omuz silktim. “Bilmiyorum.”
“Saf olma, Kelsey.” Justin gözlerimin içine bakarak dudaklarını yaladı.
“Saf değilim.” Diye kendimi savundum.
“Öylesin.” Uzaklara baktı. “Ölmemi istemesi için her türlü nedeni var.”
“Ama, neden-”
“Çünkü biz kaçtık.” Bana tekrar baktı. “Anlamadın mı?”
Yavaşça başımı salladım.
İç çekerek gözlerini sıkıca kapadı ve tekrar açtı. “Kaçtık, arkamıza bakmadan kaçtık. Ölmemi istedi, yok olmamı istedi- bunun üstünü çizelim-senin yok olmanı istedi.”
Gözlerim birden irileşti. “Benim mi? Neden?”
“Çünkü benim için ne anlama geldiğini biliyor.” Diye fısıldadı, gözleri boştu, bedeni benimleydi ama aklı başka yerdeydi. “Seni alıp götürmesinin beni öldüreceğini biliyor. Seni öldürmek onun için muhteşem bir intikam olurdu.” Devam etmeden önce boğazını temizledi. “Eğer sen gitseydin hiçbir şekilde mantıklı düşünemezdim ve beni alt etmesi çok daha kolay olurdu.”
Yavaşça anlayışlı bir tavırla başımı salladım. Beni önemsediğini söylediğinde kalbimin yerinden çıkacağını hissettim ama aynı zamanda ölümmü düşünmek midemi bulandırmıştı, Justin’i ölüme terk etmekde aynı şekilde.
“Ne zaman ben işin içine girsem planları mahvoluyor ve buna deli oluyor. Bundan nefret ediyor ve biz el ele kaçtığımız zaman onu daha çok kızdırdık çünkü birkaç çizik dışında oradan sağ salim ayrıldık.” Duraksadı. “İntikam istiyor, Kelsey.” Justin acı bir şekilde içini çekti. “Ve alana kadar da durmayacak.”
Dudağımı ısırdım. “Onu canlı bıraktığın halde neden bunları boşvermiyor anlamıyorum…”
Justin alaycı bir tavırla güldü. “O kafaya takmış, Kels.” Ellerine baktığında devam etmesi için onu izledim. “O beni bu resimden atmak istiyor.”
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Danger (Tehlike)
Fanfiction© Dünyada belieber'ların okuduğu en ünlü hikaye Okuyucu sayısı ABD'de üç milyonu geçti. Çeviri bana ait. Hikayenin hakkı; hipstastyle'e çeviri hakkı; ben sahibimdir.
