Bölüm 49

16.1K 457 134
                                        

Öhöm öhöm, ilk olarak bu bölüm Melisa’ya ithaf edilmiştir çünkü o kaç ay(!) sonra wattpad’e üye olmuştur tabi olana kadar birkaç milyon kere söyledim o ayrı -_-

İkinci olarak bunu gerçekten dinleyin. Gözüme birkaç yorum çarpıyor hikayede değil başka yerlerde zaten görünmeyecek gibi değil ve çok sinir bozucu yorumlar. Yorumun içeriğinden bahsetmeyeceğim sadece adım Zendaya değil Zeydaya. -_-

Yeni bölüm geç geldi ama güzel geldi. İyi okumalar sizi seviyorum <3

-49-

Kelsey’nin Gözünden:

 

Ne yapmamı istiyorsun dedin?” Carly inanamayarak bana bakarken gözleri ve ağzı şok içinde açılmıştı.

 Alt dudağımı çiğneyerek, bunun için şu an iyi bir zaman olup olmadığını düşündüm ama fazla zamanım yoktu -ya şimdi ya da asla. “Justin adına tanıklık yapmanı talep ediyorum.”

 Carly başını sallayarak dediklerimi algılamaya çalıştı.

 “Lütfen Carly,” diye yalvardım, sözlerimin altında çaresizlik yatıyordu. “Tek umudu sensin.”

 “Kelsey…” Carly başını salladı. “Şu an bana ne sorduğunun farkında olduğunu sanmıyorum.”

 “Farkındayım, Carly. Bunu yapabilecek tek kişi sensin. Sen ve benden başka o gece o partide olan tek sen vardın.”

 “Kelsey, bir suçlu için polislere yalan söylememi istiyorsun--”

 “O bir suçlu değil, Carly.” Diye sertçe tersledim.

 “Doğru, polisler tarafından aranmasının sebebi de bu olmalı.” Diye küçümseyerek konuştu gözlerini devirerek. “Bunun arkasındaki mantığı görebiliyorum gerçekten.”

 “O yanlış bir şey yapmadı! Onlar sadece tamamen haksız şeyler yaptığını düşünüyor. O gece benimleydi, hatırlıyor musun?”

 Carly hiçbir şey söylemedi. Onun yerine sadece iç çekti. “Neden onun senin için kötü olduğunu göremiyorsun? Bu , onun yanında dolaşmanı istemememin mükemmel bir örneği.”

 “Sen benim ebeveynim değilsin, Carly! En yakın arkadaşımsın! Beni desteklemek zorundasın-” Başımı sallayarak açıklamamın ortasında aniden kendimi durdurdum. “Biliyor musun?” diye çıkıştım. “Buna ihtiyacım yok. Sadece git, başka bir şey bulurum.” Diye tıslayarak tam arkamı dönmek üzereydim ki başını salladı. (Bu taktikler daima başarılı olur ;))

 “Hayır, hayır…” diye başladı Carly ve derin bir nefes aldı.

 Dikkatlice ona bakarken ne diyeceğini merak ettim.

 “B- b-ben yapacağım…” diye mırıldanarak bakışlarını kaçırdı. (Kekelerse böyle polis değil deli biri bile inanmaz)

 Gözlerim aniden büyüdü. “Yapacak mısın?”

 “Evet,” diye onayladı Carly. “Yine benim en yakın arkadaşım olacaksan, her şeyi yaparım.”

 Hafifçe gülümserken ona inanıp inanmayacağıma emin olamadım. “Bana yalan söylemediğini nereden bileceğim?” Gözlerimi kıstım. “Daha yeni erkek arkadaşımı ispiyonladın.” Kollarımı göğsümde birleştirdim.

 “Çünkü, Kels,” Carly ayakları üzerinde sallandı. “Onun her ne kadar kötü haberden başka bir şey olmadığını bilsem de, bazı garip nedenlerden dolayı, o seni mutlu ediyor ve en iyi arkadaşın olarak, tek istediğim bu.”

Danger (Tehlike)Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin