Bölüm 38

21.6K 639 357
                                        

Merhaba!

Ben geldim! Sınavlarım gayet iyiydi ve yaptığınız yorumlar harika! Sizin gibi insanlarla ve okuyucularla tanıştığım için çok mutluyum. O kadar mutluyum ki iki saat gibi kısa bir zamanda çevirdim ve nasıl yaptığım hakkında bir fikrim yok. Sizi çok sevdiğimi söyleyip, geç kalan 38. Bölümü atıyorum. Yeni bölümü ise yarın atmaya çalışacağım ve yorumlarınızı çoook merak ediyorum. Hadi iyi okumalar <3

—38—

 Kelsey’nin Gözünden:  

Kimden: Justin

 Seni seviyorum.

 Telefonuma baktığımda tamamen hayrete düşmüş bir biçimde önümdeki ekranda parlayan kelimeleri gördüm.

 Bunu ondan bekliyordum desem yalan olurdu çünkü beklemiyordum.

 Genellikle kavga ettiğimizde, ya birbirimize bağırırdık ya da eski yaptıklarımızı yapıp kavga ederdik ve sonra yürüyüp giderek birbirimizi yalnız bırakırdık.

 Bu sefer, daha öncekinden farklı olarak bu tarz bir çaba sarf edeceğini düşünmüyordum.

 Genellikle eskiden yaptığımız şeylerden dolayı bana inceldik gibi hissettirdi. (Ne dediği hakkında  hiçbir fikrim yok. -Something about how he acted earlier made me feel as if our chances of working things out were thinning.- )

 Ama sanırım yanılmışım.

 Dudağımı ısırarak midemin tanıdık olmayan bir hisle çalkalandığını hissettim.

 İçimde bir parçam ona geri cevap vererek her şeyi eski haline getirmemi söylüyordu.

 Kavga etmeden önce, her şey baş aşağı çevrilmeden önce.

 Ama başka bir parçamsa yapmamam için bağırıyordu. Bir daha yapmayacağına söz verdiği halde beni tekrar acıttığı için.

 Gözlerimi kapayarak sıktım.

 Neden bu kadar zor olmak zorundaydı? Neden normal anlayışlı ve umursayan erkek arkadaşlar gibi olamıyordu?

 Kendimle alay ettim.

 Nedenini biliyordum.

 Çünkü o Justin Bieber’dı ve ilişkimiz normal dışında her şeydi.Derin bir nefes alarak geri cevap verdim.

Kime: Justin

 Ben de.

 Dudağımı ısırarak gönder tuşuna bastım, ekranım ‘gönderildi’ kelimesiyle yanıp söndü.

 Telefonumu pantolonuma sıkıştırarak koridorda sınıfıma yürümeye devam ettim.

 Justin’in Gözünden:

Kimden: Bebeğim (Vay be bizi telefonuna bir bebeğim diye kaydeden biri bile yok. Annem kaydeder artık hıh)

 Ben de.

 iPhone’umun ekranında parlayan kelimeler yaptığım hata yüzünden benimle alay ediyor gibiydi.

 Ne kadar üzgün olduğumu görmesi için yazdığım kelimelerin her şeyi yoluna koyacağını ümit etmiştim ama yanılmış gibi görünüyordum.

 Bu noktada benimle uğraşmak istemiyordu ve dürüst olmak gerekirse, onu suçlamıyordum.

 Ben her şeyi sıçmıştım. Büyük zaman.

 “Hey dostum, sen iyi misin?” diye sordu John yanımdaki koltuğa otururken.

 Gevşekçe omuzlarımı silktim. “Bana kızgın. Her zamanki gibi.” Küçük kırılgan bir şekilde sırıttım.

Danger (Tehlike)Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin