Bir sürpriz yapayım dedim, ayrıca yorumlar boldu. Gittikçe finale yaklaşıyoruz hem dım dım dım dım.. Neyse sapıtmayalım, siz en iyisi bölümü okuyun iyi okumalar..
-52-
Justin’in Gözünden:
“Okul gerçekten kapalı mı?” diye bana baktı Kelsey arabanın içine otururken.
Sabah erkenden arayıp onu başka bir yere götüreceğimi haber vermiştim.
“Evet, Kelsey.” Arabayı çalıştırdım ve kimse bizi görmeden caddeye çıkmaya hazırlandım. “Okulun sitesini kontrol edebilirsin.”
“Hm,” Kelsey çantasını karıştırdı. “Bakabilirim sanırım.” Telefonunu çıkarttığında kaşlarımı kaldırdım ve kilidi açıp safari’ye girmesini izledim. Okulun web sitesini yazdı, link açıldı ve büyük kalın harflerle yazılan yazı açığa çıktı: Okul kapalı, personel toplantısı. İyi hafta sonları.
Sırıtırken Kelsey’nin yanaklarının ısındığını gördüm. Sesli bir biçimde gülerek garip sessizliği kestim, dudaklarını yaladı ve telefonunu geri koyup yavaşça bana baktı.
“Ne diyordun?” Haklı olduğumu bilerek çocukça sırıttım.
“Ah sus ve sür.” Diye mırıldandı Kelsey ve şaka yaptığını belirtmek için hafifçe güldü.
Gülerek kafamı arkaya çevirip park yerinden çıktım ve sokağa doğru sürdüm. “Cidden siteye baktığına inanamıyorum.” Ona doğru başımı salladım. “Bana olan güvenin gerçekten çok hoş bebeğim, gerçekten.” Diye belirttim alayla.
“Güveniyorum…” Duraksadı. “ama okul hakkında değil.” Kıkırdayarak camdan dışarı baktı ve parmaklarıyla kol dayanağına karşı ritim tutmaya başladı.
Gözlerimi devirerek eğildim ve torpido gözünü açarak bir paket sigara çıkardım, ceketimden çakmağı da çıkartıp bir dalı dudaklarım arasına yerleştirdim ve yaktım.
Kelsey öksürerek elini sağa sola doğru salladı. “Hiç sigarayı bırakmayacak mısın?” (52 bölüm sonra ilk defa sigara içtiğini okuyorum, birde sürekli mi diyor?)
Bir nefes alarak dışarı vermeden önce dumanı bir süre ağzımda ve burnumda tuttum. “Hayır.” Diye belirttim monotonca ve ona göz kırptım.
“Akciğer kanseri olabileceğini biliyorsun.” Diye belirtti, yüzünde çok önemli bir şeyi açıklar gibi bir ifade vardı.
“Vurularak öldürülmem, kanserden ölmemden daha olası bebeğim.” Sigaradan başka bir nefes alarak dışarı verdim. Birazcık camı açarak pusun gitmesine izin verdim.
Gözümün ucuyla, Kelsey’nin vücudunun gerildiğini ve belirsiz bir duygu yığınının yüzünü boyadığını fark ettim.
Yanaklarımın içini ısırdım. “Bebeğim…” diye mırıldandım usulca. “Sadece şaka yapıyordum.” İç çekerek elini tuttum ve başparmağımla okşamaya başladım.
“Hiç komik değildi Justin.” Bana baktı. “Yani, şu anda sadece gerginliği azaltmaya çalıştığını biliyorum ama ikimiz de biliyoruz ki, bu kısmen doğru ve beni çok korkutuyor.”
“Hey, hey, hey…” Kafamı sallayarak yüzümde saf bir samimiyetle ona baktım. “Böyle düşünme.”
“Niye?” diye tersledi. “Bu doğru. Hayatımızın mükemmel olduğunu iddia edemem.” Kafasını salladı, dudaklarında alaycı bir tavır vardı.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Danger (Tehlike)
Fanfiction© Dünyada belieber'ların okuduğu en ünlü hikaye Okuyucu sayısı ABD'de üç milyonu geçti. Çeviri bana ait. Hikayenin hakkı; hipstastyle'e çeviri hakkı; ben sahibimdir.
