Bölüm 19

25.7K 841 215
                                        

 

Merhaba millet! Bir hafta gibi bir süreden sonra yoktum, şimdi çift bölüm ile geldim. Çift bölüm attık diye bu bölümün votelarını ve yorumlarını yabana atmayın öbür bölümü de.

Bir de ben bir kişisel gelişim tadında bir şey yazdım. Adı ‘sen bir savaşçısın.’ Ben küçük bir savaşçı topluluğu yapmak istedim. En iyi duyurma yolu bana göre hikayeler. Konusunu okursanız seveceğinizi biliyorum.

Konusu:  İnsanlar bir şey demesin diye kendimizi kaybettik.Sahip olduklarımıza razı olduk ve isteklerimize boyun eğdik. Başarı hep başkalarında, şans hep onlara gülüyor dedik. Hayal kırıklığı, üzüntü, zorlukları kaderimiz bildik. Ama şimdi her şeye yeni baştan başladık, kimse yanınızda olmasa bile ben yanındayım. Şimdi kurallar bizde.

Sen bir savaşçısın ve tek başına kazanman gereken bir savaş var. Bunu buraya yazmamın nedeni bazı şeyleri değiştirmek. Belki böyle daha mutlu olabiliriz. İyi okumalar.. 

Multimedia'da Danger'ın kitabı var ve altta bir şeye Coming Soon yazıyor. Sizce film mi? :O

Justin’in Gözünden

“Uyan Bieber!” Birinin bağırdığını duydum ama yatakta çarşafın altında çok rahattım ve kim olduğunu umursamadan yastığı kafama dayadım. Tek bildiğim bunu yapan her kimse benden dayak yiyecekti çünkü aşırı yorgundum.

 “Siktir git adamım,” diye mırıldadım iyi bir modda olmadığımı belli ederek.

 Ama her kimse, bunu anlamadı.

 “Pekala, beni bunu yapmaya zorladın.” Dedikten sonra sesleri yavaş yavaş uzaklaşmaya başladı ve sonunda beni rahat bıraktı.

 Rahat bırakmasıyla beraber birden bir kova soğuk su üstüme doğru akarak yüzümü delip geçti. “Kutsal Bok!”(Holy Shit diyor aslında hassiktir demek ama ayırıp söyleyince kutsal bok oluyor ve kutsal bok daha samimi)  diye yüzümü sudan temizleyerek yataktan fırladım. Bruce’e doğru baktım. “Lanet olası ne oluyor dostum?” diye karşılık verdim.

 “Aman Tanrım!” Kayla feryat ederek anında yerinde doğruldu ve göğsünü kapatmak için çarşafı üzerine çekti. “Ne oluyor Bruce!?” Diye tiz bir sesle bağırdı.

 Tanrı’ya yemin ederim ki, aşırı yorgun ve rahatsız olmasaydım suratına indirebilirdim. Bu hıyar çarşafın altında çıplak (:O!!Çıplakkk!!)  olarak durduğum ve kavga modunda olmadığım için şanslıydı.

 “Sana kalk dedim Bieber, ama dinlemedin.” Diyerek omuz silkti boş kovayı elinde tutarken.

 “İsa, adamım. Aşırı yorgunum.” Şiddetle parmaklarımı saçımda gezdirip sonra yüzümü ovuşturdum. “Dün gece hiç uyuyamadım.”

 “Bu kimin hatası?” diye sordu ama cevap vermemi beklemeden tekrar konuşmaya başladı. “Senin.” Dedi beni işaret ederek. “Tüm gününü oynayıp sıçrayarak o kızla, adı her neyse geçirmen ve sonra buraya gelerek onu sikmen benim suçum değil.” Diyerek Kayla’yı işaret etti.

 “Hala o boktan konuda mısın sen?” diye inledim şakaklarımı ovuşturarak. “Cidden dostum, bu büyük bir sorun değil. Anla şunu.” Diye karşılık verdim.

 “Hangi kız?” Kayla bana baktıktan sonra gözlerini Bruce’a, ardından tekrar bana çevirdi.

 Gözlerimi devirerek yarını olmaması için Bruce’a içimden küfrettim. Bruce’a bakarak bunun-için-seni-öldüreceğim diye hecelediğim bir bakış attım.

Danger (Tehlike)Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin