15. Bölüm

30.3K 1.2K 64
                                        

Multimedya: Melek ve Cansu'nun doğum gününde giydiği elbise...

Merhabalarrr <3 Sonunda yeni bölümle sizlerleyim. 

Şimdiden söylemesi bol Ateş ve Melekli bölüme hazır olun;)

Bu arada votelerin +120 olması beni çokkk mutlu etti. Beğenen, yorum yapan herkese çok teşekkür ederim <3 Bana asıl ilhamı sizler  veriyorsunuz ;) Bu yüzden bu temponuzu bu bölümde bekliyorum ve sizlerden bol bol yorum ve vote bekliyorum. 

Keyifli Okumalar <3


15. Bölüm

Ateş, açtığı her kapıda Melek'i görmeyi beklerken gördüğü yüzlerle umudunu yavaş yavaş yitirmeye başlarken aklına yine son görüşmeleri gelmişti. O gün genç kız soğuk ve kederli bir şekilde yanlarından hızla ayrılmıştı. Bu durum Ateş'in aklına takılırken bir sonraki akşam tekrardan kreşe uğramıştı. Fakat genç kızın hastalığından dolayı gelemediğini öğrendiğinde kalbine rahatsız edici bir sızı oturmuştu. Ateş, bu günü merakla beklerken Melek'in nasıl olduğunu görmeye ihtiyacı vardı. Umutlarını yitirmeden çalan kapıyı açtığında ise sonunda beklediği o yosun yeşili gözlere kavuşmuştu. Gülüşü, gördüğü yüz ile daha da genişlerken yarattığı etkiden bihaber genç kızın gözlerine ve samimi gülüşüne kapılıp gitmişti.

Birkaç saniye sonra kendine gelebilen Ateş, çekici gülümsemesiyle elini Melek'e uzatırken, ''Hoş geldiniz Melek Hanım. Cansu'nun soruları boğmaya başlamıştı artık.'' dedi. Aynı zamanda genç kızın elbisesine gözü takılan Ateş, Melek'in seçimlerinin bu kadar sade olmasına rağmen onun böylesine ışıltılı görünmesine hayran kalıyordu. Lacivert, kalın askılı, dizlerinin üzerinde biten elbisenin tek aksesuarı belindeki kalın siyah kemerdi. Ateş, gözlerini genç kızın elbisesinden çekerken Melek'te toplu bir saçın nasıl duracağını merak etti. Onun yine saçlarını sevdiği gibi açık bırakması adamın ilgisini o yöne çekmişti.

Melek, gözlerinin kapılıp gittiği gülümsemeden kendisini kurtarmaya çalışırken genç adamın uzattığı elini tuttu. Ellerinin teması duyduklarını arka plana atarken Melek, Ateş'in kendisini incelediğini fark etmişti. O da aynı şekilde genç adamı incelerken ''Hoş bulduk. Artık o sorular bana kaldı.'' dedi. Yakalanma korkusundan bakışlarını kısa tutmuştu.

''Biraz öyle olacak. Cansu günlerdir sizin adınızı söyleyip duruyor. Kreşteki doğum gününe de katılamayınca sizi bugün burada görmeyi çok istiyordu.''

Ateş, konuşurken genç kızı içeri davet etti. Konuşmaları evin salonunda devam ederken Ateş ilgiyle genç kızı dinliyordu.

Melek ise duyduğu son cümleyle duraklarken aklına birkaç gün önceki hüzünlü hali gelmişti. Kendini yeni yeni toplarken tekrardan o haline dönmemek için içten içe mücadele ediyordu.

''Rahatsızlandığım için gelemedim. Bugün de Cansu'nun gönlünü almaya geldim.''

Ateş, duyduğu yanıtla rahatlarken bir yandan da genç kızın ses tonundaki durgunluğunu fark etti. Bunun sadece basit bir rahatsızlık olmadığı aklına düşerken içine işlemeye çalışan düşüncelere engel olamadı. Bunu bugün genç kızı izleyerek çözmeye çalışacağını aklına koyarken samimi bit tonda, ''Geçmiş olsun, umarım şimdi iyisinizdir,'' dedi.

Melek, genç adamın samimiyetiyle gülümserken, ''Daha iyiyim, teşekkürler.'' dedi.

Ateş, duyduğu cümle ile ''Sevindim,'' derken içinden geçeni dışarı vurmuş olmasına şaşırmıştı. Suç işlemiş bir çocuk gibi ne diyeceğine şaşırırken onu kurtaran minik prensesi oldu.

Meleğin AteşiBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin